Bir Woody Allen filminde karakterlerden biri "Ben hiç öfkelenmem," diyordu, "onun yerine vücudumda tümör yaratırım." Bu kitap boyunca, kanser hastaları üzerinde yapılan birçok araştırmada bu komik lafın gerçeğe dönüştüğünü gördük.
"Sağlık, iyi düşünceler besleme konusundan ibaret değildir, bazen şifa için en kuvvetli itki, uzun süredir baskı altında tutulan öfkenin patlamasıyla bağışıklık sisteminin hızla çalışmaya başlamasından doğar. "
Candace B. Pert
İnsanların fiziksel acıdan veya acı veren olaylardan ya da düşüncelerden bahsederken gülümseme refleksi gösterdiklerini sık sık görüyorum. Oysaki bebeğin ilk doğduğunda hiçbir duygusunu saklama becerisi yoktur. Bir bebek rahatsız veya mutsuz olduğunda ağlar, üzüntüsünü gösterir, öfkesini gösterir. Acıyı veya üzüntüyü saklamak için yaptığımız her şey öğrenilmiş bir tepkidir.
Duygusal yaralar çoğu zaman görünmez. Fakat her türlü yara, yerini aldığı dokudan daha zayıf ve dirençsizdir: Fark edilip bakılmazsa, gelecekte acı verme ve yaralanma potansiyeli yüksek noktalar olarak kalırlar.
Kaygılarını "pozitif düşünceler", inkar veya hayal kurma yoluyla duymazdan geldikçe, stresten daha çok etkilenip daha çok zarar görürler. Sıcağı hissetme yetiniz olmadığında, yanma riskiniz artar.