Mukaddes

Mukaddes
@makdisss
Marmara Üniversitesi / Türk Dili ve Edebiyatı
İstanbul, 15 Ağustos
34 okur puanı
Mayıs 2022 tarihinde katıldı
Özgün ve Akıcı
8/10
·192 syf.··
2025 11. kitabı
Merahabalaaar Türk Edebiyatı’nın fantastik türündeki ilk romanlarından biri olan 1913 senesinde basılan Gulyabani kitabı, 1976 ve 2014 senelerinde iki defa filme çekilmiş bir başyapıt. Kitap ilginç bir mektupla başlar. Mektup, Hüseyin Rahmi’ nin müdavim okurlarından bir hanımnine tarafından yazılmış. Çok tatlı, samimi okurken tebessüm eksik olmuyor sıfatınızdan Bu hanımninemiz kış gecelerinde kankileriyle ne kadar sıkıldığından, karlı bir kış gecesinde dışarda lapa lapa kar yağarken soba başında pineklerken şöyle cinli perili bi korku hikayesi olsa da gönlümüzce korkudan tir tir titreyerek şu hikayeyi dinlesek diyor. “Yazsan yazsan bunu sen yazarsin Hüseyin Rahmi oğlum” diyor. Bildiğiniz roman siparişi veriyor. Hüseyin Rahmi hanımnine’ye cevabında hiç cin ve peri görmediği için kendisine ne kadar zor bir vazife yüklediklerini ama elinden geleni yapacağını belirtir ve yazmaya başlar. Çocukluğunda babaanne dedeyle sobalı bir evde vakit geçirebilmiş akşam elektrik kesintilerinin sık olduğu mum yakılıp soba başında oturulurken evin en yaşlısı tarafından hafif hırıltılı kısık sesle cinli perili albastılı köy hikayeleri dinleyebilmiş nesil bu romanı çok sever. Güzel bi nostalji hissi bırakır dimağınızda. Kitabımız korku mizah hiciv tarzı bi kitap. Yazar hepimizin bildiği Anadolu’ da inanılan batıl inanç ve hurafeleri mizahi bi şekilde eleştirir. Kitabın sonunda da zaten hepsini mantık çerçevesinde izah eder hikaye üzerinden. Diğer önemli mevzu kitaptaki atasözü, deyim, mani, bilmece, tekerleme bolluğu ve halk ağızlarına bolca yer verilmesi. Şenlik var şenlik
Edebiyat
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Mavi Çatı Yayınları · 201917,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Harabelerin Çiçeği
9/10
·183 syf.··
2025 14. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2025 07:07
“Korkacak neyim var mösyö, dedim. Zaten ben öyle bir harabeyim. Korkacak bir şeyin yok mu? Ya harabelerin çiçekleri?” Reşat Nuri okurken ne yazdığının bi önemi yokmuş gibi geliyor. Öylesine tatlı, sıcak,içten bir üslubu var ki ne okusanız güzel geliyor, insanı evinde hissettiriyor.iki dakika zamanınız olsa eliniz hemen kitaba gidiyor:) Kitabın içinde 3 hikaye var. Harabelerin Çiçeği en uzun, derin ve dokunaklı olanı. Diğer iki hikaye daha çok kesit hikayesiyle kısa öykü tadında hikayeler.
Edebiyat
Harabelerin ÇiçeğiReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 20171,132 okunma
8/10
·104 syf.··
2025 9. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2025 20:57
Zaman makinesi Bilimkurgunun babası H.G.Wells 'in 1895 yılında yayınlanan zamanda yolculuğun konu edildiği ilk kitaptır bu sebeple bilimkurgu alanında önemli bi yere sahip. Yine film tadında bir kitap. Hatta 2 kez filme uyarlama yapılmış. 2002 yılında yazarın torunu yönetmen Simon Wells çekilen filmlere uyarlama yapmış falan filan:) Viktorya Dönemi’nde yaşayan bilim adamının zaman makinesi icat edip 800 binli yıllara ışınlanması ve bu yolculukta yaşadığı maceralara eşlik ediyoruz. insanoğlu 2 türe ayrılmış; yeryüzünde yaşayanlar ve yeraltında yaşayanlar. Yeryüzünde yaşayanlar tatlı, küçük, ürkek,mutlu, sürekli dans eden sadece meyve ve sebzeyle beslenen tatlı su balığı kıvamında tipler:) Yeraltında yaşayanlar karanlık soğuk cani ışığa tahammülleri olmayan o sebeple yeraltında yaşayan tür. Soru şu; çok çok uzak gelecekte insanlık her anlamda bundan milyon kat daha mı gelişmiş olacak yoksa bazı alanlarda çok ilerleyip bazı alanlarda geriye mi gidecek??
Bilim-Kurgu
Zaman MakinesiH. G. Wells · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202437,1bin okunma
Bilimkurgu romanı sevenler
8/10
·206 syf.··
2025 8. kitabı
H. George Wells in 1897 de yayınlanan bilimkurgu romanı. Bİrçok filme uyarlanmış, filmler berbat izleyemedim ama kitap şahane. Dili çok akıcı film tadında bi kitap. Görünmezlik konusunun işlendiği ilk roman diyebiliriz. Fırtınalı tipili bir gecede Iping kasabasının tek hanına gelen tuhaf antipatik yabancı. Adamın her yeri kapalı şapkası eldiveni takma sakalı gözlüğü var hatta yüzünün açıkta kalan yerleri de sargı beziyle kapanmış çünkü öyle olmak zorunda yoksa kendini ele verir. Griffin bir bilimadamı ve görünmezliği keşfediyor ve bu süreçte çok zor zamanlar yaşıyor. İlk başlarda tamamen kötü bir karakter olmayan görünmez adam zaman geçtikçe görünmezliğin sihriyle hırsızlık yapan adam yaralayan darp eden hatta cinayet işleyen birine dönüşüyor. Aslında en dikkat çeken kısım kötü birine dönüşme evresi diyebiliriz. Ben biraz Frankenstein’ a benzettim bu yönüyle. İnsanların Griffin in özel gücünü farkettiğinde ondan korkmaları onu dışlamaları onu hapsetmek istemeleriyle başlayan kendini koruma içgüdüsüyle gittikçe nefret dolu, yabanileşen bi varlığa dönüşmesi, içindeki kötülüğün dışavurumunu bu haklı sebeplere dayandırmasını görüyoruz. Toplumun kendine benzemeyeni dışlaması ve dışlanan ayrıştırılan kişinin veya grubun zamanla daha da sivrilmesi ve karanlık tarafa geçmesi de diyebiliriz. ve bu emoji Griffin’ in kitaptaki tasvirine benzettim, hayalimdeki tipinin karşılığı :) Görünmez olabilseydik yapacağımız ilk şey ne olurdu ? Görünmez AdamGörünmez Adam
Edebiyat
Görünmez AdamH. G. Wells · Puslu Yayıncılık · 202210,5bin okunma
Bol alıntı yapabileceğiniz derin, felsefi bir roman.
10/10
·400 syf.··
2022 164. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2022 12:17
Mürebbisi fırtına olan ruhlar... Çünkü her an ölüm tehdidi ve yaşama mukavemeti içindeyiz. İnsan kalbinin yanında nazariyelerimiz ne kadar âdi kalıyor. Bu güzel kalbi bir sürü kuru fikirler için kırdığıma yanıyorum. Hayatımız karakterimizin değil, karakterimiz hayatımızın mahsulüdür. En güç şey insanlara şahsiyet izafe etmektir. Hasise hasis demek bile kolay değildir. Vücudumda hiç bir şey yok. Hasta olsam keşke. Dertlerin en beteri nedir? Verem mi? Razıyım; kanser mi? Ona da razıyım. Tek etrafımda herkesi ahlâk veremine, seciye kanserine tutulmuş görmeyeyim. Bütün isyanlarım, kendimi kendime karşı ispat içindi. Asıl merakım bilmekten ziyade anlamaktı. Bizim memlekette anlayan bir kadın olmak felakettir. Köklerindeki madde ne olursa olsun dallarındaki mâna inkâr edilemez; ve bu mânanın o maddeden ibaret olduğunu zannetmek, hiç bir şeyin kendi kendine gayri bir şeye doğru tekâmül veya istihale edemeyeceğine inanmak gibi kaba saba ve dasdaracik bir idrakin içinde bocalamak olur. Etüt etmediğim bir mesele üstünde fikir söylemeyecek kadar fikir haysiyetim var. Hakikat insanı büyüler ve onun açtığı kapıdan içeriye bütün yalanlar kolaylıkla girer. ..., ne zaman uçacağını bilmeyen bir kuşa benziyorum; aklım ve mantığım, topal bir kahya gibi, gayriiradî hareketlerinin peşinden koşuyor.
Edebiyat
Biz İnsanlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20233,739 okunma