ASAF

ASAF
@mali36
Sıradan şeyleri sever kafaya çok takar umursamaz, vurdum duymaz olmak ister ama yapamaz okumayı çok sever vakti az; ha alışkanlıklarını sever ve vazgeçmez.
Çorba bitince Memed yanına yönüne birkaç kere bakındı. Ağır ağır büyüsü çözülen, sonsuz bir uykudan ayılan, büyük bir düş dünyasından bir gerçek dünyaya düşen bir insanın inanamaz hayretindeydi. Sonunda gözleri geldi Seyranın üstünde durdu. Bir an göz göze geldiler. Seyran gözlerini kaçırdı. Memed konuştu: Eline sağlık bacım, hiç böyle bir çorba içmedim, dedi. Sesi Seyranı tepeden tırnağa ürpertti. Bütün bedeninden, bir insanın ancak ömründe bir kere duyabileceği bir çımgışma geçti. Eli ayağı çözüldü. Memedin sesi çok uzaklardan, başka bir dünyadan geliyordu. Acayip bir büyüden. Akşamın alaca gölge
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ayağa kalktı, yönünü kuzeye döndü. Köyüne gidiyordu. Köyü gözünde tütüyor, içine bir özlemlik ateşi düşmüş onu yakıp kavuruyordu. Biliyordu, ölüme gidiyordu ama, duramazdı. Köyünü görmeliydi. Ya köyü görmeden ölürse? Koca çınarı, Kulaksızı, Kulaksızın değirmenini, koca çınarın büvetini, kınalı yolu, çakırdikenli Dikenlidüzünü, ağaçlan, çalıları, devedikenlerini, köyün tavuklarını, hele kürk tavuk ardında dolaşan yumak yumak sarı civcivleri... Her şeyi, her şeyi göresi gelmişti. Durmuş Aliyi, onun ılıcık, şefkatli, dost gözlerini, sevgi dolu, merhametli, çok insan... Hürü Ana daha insan, daha çok... Sert, inatçı,
Edebiyat
Karanlıkta elini uzattı, Memedin buz gibi olmuş elini sıktı, damın duvarından aşağı kayıverdi. Memed de bir anda yamacı tırmandı, ormana karıştı gitti, bildiği çok gizli bir keçi yolunu ayak yordamıyla buldu. Çok hızlı yürüyor, yüreğindeki korku büyüyordu. İçi karmakarıştı. Dört karanlık duvarı arasında kimsiz kimsesiz, dostsuz, yapayalnız öyle kâlâkalmıştı. Bir dünya da asker. Bir de köylüler... Dağ taş, asker, köylüler, ağaç, ot, uçan kuş, yerdeki karınca, herkes, her canlı da düşman. Dehşet bir umutsuzluk dünyasını karartıyordu. Gittikçe de içindeki, köye karşı hasreti artıyordu. Gitse başına gelecekleri biliyordu. Sağ kurtulmasının hiç mümkünü yoktu. Ama çok, deli gibi merak ediyordu. Köylü ne olmuştu? Çakırdikenliğe daha toy düğünle ateş veriyorlar mıydı? Durmuş Ali Emmi yorgun yaşlı bacağını havaya kaldırarak halay çekiyor muydu? Hürü Ananın kızgınlığı geçmiş miydi acaba? Amma da öfkeli bir kadındı. Öfkesinden toprak titriyor,
Sayfa 264·Kitabı okudu
Edebiyat
Düşündükçe moralim bozuluyor ve bir avuç insanın devletle,sistemle nasıl böyle oynayabildiğini aklım almıyordu. Bu kişilerin yaptıkları ortaya çıkarsa bunun hesabını nasıl vereceklerini düşünmeye başladım. Her gün bu meseleleri düşünmekten uykum kaçıyordu

ASAF

, bir kitap okudu
Puan vermedi·608 syf.·
2021 4. kitabı
Hanefi Avcı
7.9/10 · 2.539 okunma