Oldukça çarpıcı bir hikaye, aşk dediğin işte budur diyerek okunan bir mektup, bununla birlikte bir solukta biten Ustalıkla kaleme alınmış duygu yüklü ve yoğun bir kitap.
Madalyonun içi doktar Hanımın kolay okunabilir kitaplarından bir tanesi. Konuları kısım kısım ele alışı, akıcı anlatımı ve etkileyici olayları profesyonellikle çözmeye çalışması psikiyatrinin önemini kavramayı sağlıyor. Zaman zaman kendi yaşadıklarınız ile bağdaşırtığınız cümleler okuyup kendinize ders çıkartabiliyorsunuz. Dışarıdan önemsiz basit gibi gelen duygu durumlarını önceden umursamazken kitaptan sonra uzun uzun düşünüyor, ve yine kendi kendinize dersler veriyorsunuz. Dil olarak ne kadar hafif ve akıcı ise düşünce olarak o kadar yoğun. Bazı kısımlarda tekrarlı cümleler gözüme çarptı ama sorun değil, olayın vehametini iyi kavrayabilmek için kullanılmış olduğunu düşündüm.
Okuması başlarda çok zor gelse de kitap ilerledikçe benimsemeye başlıyorsunuz. Günlük küçük miktarlarda okumak ama her gün sindire sindire okumak istiyorsunuz. Biraz Sinan'ın sivri zekasından, yeteneklerinden ve sırrı çözülememiş eşsiz eserlerinden, biraz sümbül oğlanın maceralarından :) biraz Mihrimahtan okuyorsunuz. Osmanlı döneminde dolaşıyormuşçasına hissettiren sıcak bir roman. Ustam ve ben kesinlikle çok keyifli bir kitap.