Ali

Ali
@malidvrci
Avukat
Ankara Hukuk
Ankara
Nilüfer, 15 Ekim 2001
29 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
giriş
Sıradan milliyetçilik, toplumda alışkanlıkla 'edinilmiş' -yaşamlarımızın ve siyasetimizin gerçek dokusunda yer edinen, nadiren görünür olsa bile 'dalgalanmayan bayraklar' gibi her daim mevcut olan- milliyetçiliktir.
Sayfa 10 - Atıf Yayınları·Kitabı okudu
Milliyetçilik
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Ali

, bir kitap okudu
9/10
·228 syf.·
Beğendi
·
4 günde okudu
·
2021 58. kitabı
Anthony D. Smith
9/10 · 12 okunma
1924 Anayasası'nın Değişiklikleri
14 Nisan 1928 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanan 1222 sayılı Kanun’la, Anayasa’nın 2, 16, 26 ve 38’inci maddeleri değiştirilerek, Anayasa’nın ilk metnindeki tüm İslâmî referanslar kaldırılmıştır. Bunlar, 2 ’nci maddedeki “Türkiye Devletinin dini, Din-i İslâmdır” ve Meclis’in yetkilerine ilişkin 26’ıncı maddedeki “ahkâm-ı şer’iyenin tenfizi” hükümleri ile 16 ve 38’inci maddelerde milletvekili ve Cumhurbaşkanı yeminlerindeki “vallahi” kelimeleridir. Değişikliğin gerekçesi, değişiklik teklifinde şöyle açıklanmaktadır: “Muasır medeniyet hukuk-u ammesinde, millet hâkimiyetinin tecellisine medar (hizmet eden) en mütekâmil (gelişmiş) devlet şeklinin lâyik ve demokratik cumhuriyet olduğu müsellemattandır (bilinen gerçeklerdendir). Millet Meclisi’nin ittifakiyle tasvib edilmiş olan Kanun-u Medenî, Ceza Kanunu gibi müdevvenat-ı hâzıramız (bugünkü kanunlarımız) da bu esası tatbikat ve fiiliyat sahalarında tecelli ettirmektedir. Esasen devlet bir şahsiyet-i maneviye (tüzel kişi) olduğuna göre bizâtihî (kendisi) bir mefhum-u mücerrettir (soyut kavramdır). Dinin maddî şahıslara tahmil ettiği (yüklediği) mükellefiyetleri, farzları amelen ifasına imkân da mutasavver değildir (düşünülemez). Böyle mümkün olmayanı istihsal (elde etme) peşinde ısrarın bir zaaf - bütün zaaflar gibi zararlı bir zaaf teşkil edeceğinde şüphe yoktur. Esbâb-ı mesrudeye (ileri sürülen sebeplere) binaen lâyik devletin esas telâkkisine münafi (aykırı) fıkraların Teşkilât-ı Esasiyeden tayyı (çıkarılması) teklif olunmuştur. Din ve devletin ayrılma prensibi, devlet ve hükümetçe dinsizliğin tervici (teşviki) mânâsını tazammun etmemelidir (içermemelidir). Din ve Devlet işlerinin birbirinden ayrılması; dinlerin, devleti idare edenlerle edecekler elinde bir alet olmaktan kurtuluş teminatıdır... Bu suretledir ki,
Sayfa 8 - İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları·Kitabı okudu
Laiklik
Sonuç
Anayasalar biçimsel açıdan hukuki metinler olmakla birlikte, siyasi sistemin organizasyonu açısından çok önemli bir işlev yerine getirirler. Anayasalar, bir yandan siyasi iktidarın kullanılmasını mümkün kılarken, diğer yandan bu iktidarı sınırlamak için siyasi ve hukuki araçlar sunarlar. Girdileri ve çıktıları olan bir makineye benzetebileceğimiz siyasi sistemin istikrarlı olması, sorunsuz ve verimli işlemesi, büyük ölçüde, anayasada yer alan denetleme ve dengeleme mekanizmalarının "bir bütün olarak" ve "karşılaştırmalı örneklerde başarıya ulaşmış modeller ışığında" tasarlanmasına bağlıdır. Kısacası anayasal kurumların kusursuz işleyen bir makinenin dişlileri gibi birlikte iş görmeleri ancak birbirlerine ve tüm sisteme zarar vermemeleri gerekir.
Sayfa 217 - Adalet Yayınevi·Kitabı okudu
Anayasa