"İnsan hayatının hangi döneminde olursa olsun, anneye karşı daima çocuktur. Gerçekten mertçe bir yaradılışa sahip bir erkek ağlayışı kadar kadında merhamet duygusunu hareketlendirecek bir şey düşünülemez. Özellikle de o kadın anne olursa..."
"Bir çocuğun bir çocuktan yardım isteyişini, diğerinin insan sevgisine açılmış olan o küçücük, o saf kalbiyle tek kurtuluş çaresi olarak söylediği, "Ben seni dolaba saklarım" yolundaki masum vaadini işitmek ne dokunaklı, acı bir şeydir!"
Düşüncelerin dışa vurumu
Kitap, bacağında tümör bulunan ve bacağını kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya olan bir insanı psikolojik bakımdan ele alıyor. Kahramanımız tedavi için gittiği yerde ara ara Paşa dediği bir akrabasının yanında kalıyor. Paşa kendisini çok sever ve akşamları kahramanımız paşaya kitap da okur. Paşa'nın bir kızı var adı Nüzhet. Kahramanımız ile karşılıklı hisler besliyorlar. Bir yandan bacağının durumu bir yandan sevdiği kişiye gelen görücü olayları arasında kalan kahramanımızın iç dünyasında buluyoruz kendimizi Peyami Safa gayet başarılı bir şekilde kahramanın iç dünyasını bize naklediyor. Kitap gayet akıcı ve güzeldi tek eksiği kısa olmasıydı sanırım. Keşke daha uzun olsa da daha çok okuyabilseydim dedirten bir eser oldu benim için.