Ayşegül Aldinç ve Malumatfuruş Kitabına Dair
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2024 45. kitabı
Seksenli yılların ilk okul talebesi olarak, ailecek TRT Yılbaşı Özel Programını izlemekteydik. Genç ve alımlı bir hanım "Bir kız bir kız daha" diye devam eden şarkısını seslendirdi. Sesi de en az kendisi kadar güzeldi. Kendisine olan hayranlığım böyle bir yılbaşına rastlar. Sonra Barış Manço'nun sözleri ile beni çok uzaklara götürdü. Ve yıllar sonra tek kanallı günlerin güzel yüzünü bir dakika da olsa görmek nasip oldu Alimallah. Kitaba gelirsek değerli sanatçımızın sosyal medyada yazdığı haftalık yazılarını okudum ve hayranlığım bir kat daha arttı. Her ne kadar kitabının adı bilgiçlik taslayan anlamındaki Malumatfuruş olsa da kendisi son derece alçak gönüllü, naif ve mutevazı birisidir. Öyle ki kendi hatalarını dahi alaya almaktan geri durmaz. Bu kitap kırıp dökmeden, kimseyi üzmeden, ince bir zeka ve parlak bir kalemle hayatın bizzat kendisini anlatmak suretiyle bizlere keyifli mizansenler sunuyor. Ben kitabı elime aldım ve bitirince bıraktım. Yine sanatçımızın ve sizlerin hoşgörüsüne sığınarak kendisine ithafen yazmış olduğum küçük bir şiiri de buraya iliştirmek isterim. Akıllardan silinmez Aşkları anlatan Yüreklere dökülen Yüce bir çağlayan Şarkıları büsbütün Şanıyla okuyan ses Endamıyla büyüleyen Ebedi bir nefes Gülistan içinden Güllerin en güzeli Üzülürken yeşerir Ümitlerin taze filizi Lodos sıcaklığında Lütufkâr bir rüzgâr Aşka dair hislerin Arşın zirvesine çıkar Lal olup kalırsın Leyla misali düşlerde Delice bir rüzgâr Dönüşür sanki cennete İnce ruhlu kalemle İnce mizahlar yaptın Ne kadar anlatsam Nafile kalır adın Çınar köklerinden Çiçekler açan kadın Ne Yapay Ne Yatay Zekâ. Yaşasın Dikey Zekâ Akın KORKMAZ antoloji.com/aysegul-aldinc-...
1000Kitap
MalumatfuruşAyşegül Aldinç · İnkılap Kitabevi · 202428 okunma
Overrated
3/10
·183 syf.··
2025 39. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 04:03
Kitabın ilk sayfası ile başlayalım: "... Kitapları: Daktiloya Çekilmiş Şiirler (1988), Metinler (1990), Kırmızı Kahverengi Defter (1993) ve Sylvia Plath'in Şairliğinin İntiharı Bağlamında Anlizi (2006). 13 Ekim 1987'de aramızdan ayrıldı." Şairin kitapları ölümünden sonra basılmıştır. 29 yaşındayken evinin penceresinden atlayıp intihar etmiştir. Bipolar bozukluğu vardı. Hayatını araştıranlar, eşi ile ilgili değişik rivayetlerle karşılaşıyorlar. Örneğin; eşinin, "Nilgün'ün şiir yazdığını bilmezdim, bir köşede pıtır pıtır bir şeyler yazardı." dediği bir iddiadır. Vatan Kitap'ta 2010 yılında yayımlanan bir röportajda yer almıştır. Fakat eşi Kaan Önal'a ulaşanlar, bu konuda bir doğrulama veya yanlışlama alamamışlardır. Nilgün Marmara, edebiyat dünyasından birçok şairle tanış ve ahbap olmasının yanı sıra yaşadığı dönemde şiirleri matbu edilmişti. Haber linki: malumatfurus.org/nilgun-marmara-... Nilgün Marmara, eşi Kağan Önal’a bıraktığı mektupta intiharından önce, daktiloya çekip dosyaladığı şiirleri isterse bastırabileceğini vasiyet etti. Önal da Marmara’nın vasiyeti üzerine dosyalanmış bu şiirleri “Daktiloya Çekilmiş Şiirler” adıyla yayımladı. Şairin kısa yaşam öyküsünü değerli bulmakla birlikte kitaptaki şiirlerini beğenmedim. Kötücül veya karamsar bir hava içinde olmaları benim için önemli değildi, çünkü öyle şiirleri de okur ve sevebilirim. Asıl konu, bu şiirlerin sanki "anlaşılmamak üzere yazılmış" gibi olmasıydı. Eski tartışma konusudur: Sanat sanat için mi, sanat halk için mi... Ben bu ikilemin belli bir tarafı olamadım hiçbir zaman. Bir yandan, "Halk cahildir; sanattan anlamaz!" diyorum; diğer yandan, "Yalnızca belli bir zümrenin anlayacağı sanattan ne çıkar!" diyorum. Evet sanat elitisttir ama belli duyguları uyandırmak için de
Şiir
Daktiloya Çekilmiş Şiirler (1977-1987)Nilgün Marmara · Everest Yayınları · 20144,772 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Sanki bu dünyayı bir anlayayım di­ye doğmuşum."
9/10
·569 syf.··
2024 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2024 22:12
Bir insanın yaşamını anlatırken, kendi hatalarını bu denli dürüst ve içtenlikle itiraf edebilme olgunluğuna erişmesi, benim açımdan olağanüstü bir başarı öyküsü olarak değerlendirilebilir. Doğan Cüceloğlu’da, bu olgunluğa -benim anladığım kadarıyla- geç ulaşmış, çeşitli hatalar yapmış ve bu hatalardan samimi dersler çıkarmış bir kişidir. Üstelik, bu dersleri paylaşmayı kendisine bir görev olarak benimsemiştir. Cüceloğlu'nun iletişim psikoloğu olarak geliştirdiği fikirler, gerçeğe çok yakın, insana dokunan ve göz ardı edilemeyecek niteliktedir. Kişisel gelişim kitaplarına karşı mesafeli durmama rağmen, Türkiye İş Bankası’nın Nehir Söyleşi serisinin, farklı tecrübelerden zengin deneyimler elde etmek isteyen okuyucular için önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyorum. Kitabı okumaya başlamadan önce tabii ki bol bol Doğan Cüceloğlu videoları izlemenizde yarar var çünkü onun o tonlamalarıyla kitabı okumak ayrı bir zevk verecektir. Bknz: youtube.com/watch?v=B2i6j-F..., youtube.com/watch?v=nLcMXsb..., youtube.com/watch?v=E6WRSut... Buyrun kitabın içeriğinden fikir ve zihin bohçama kattığım kısımlardan bahsetmeye geçelim. Hoca genel olarak insanların dünyaya baktığı iki temel bakış açısı olduğuna inanıyor ve bunlar en basit haliyle korku ve sevgi kültürü olarak adlandırılıyor. Korku kültüründe, insan ilişkilerinde güç ve güç kullanımı ön plana çıkıyor. Bu kültür bir nevi mafya kültürü olarak görülebilir. Öte yandan, sevgi kültürü ise insanı özgür, gelişen ve potansiyelinin en iyisine ulaşması gereken bir varlık olarak görüyor ki bu iki kültür arasındaki ayrımın örneklerine kitap boyunca Amerika-Türkiye kıyaslamasıyla şahit olacağız. Kendi hayatından ve gözlemlerinden örneklerle hoca, korku kültüründe, evliliğin başında kadının gözünü
Hayata Dair
İnsanı Ararken 1. Kitap - Doğan Cüceloğlu KitabıCanan Dila · İş Bankası Kültür Yayınları · 019 okunma
Puan vermedi·224 syf.·
2024 23. kitabı
Bu kitabında 2020 - 2023 yılları arasında, o kısacık üç seneye sığan, hepimizce malum bir dolu şeyden bahsetmiş. Pandemi, TV dizileri, şarkılar, sergiler, moda, futbol, zorlayan ekonomik koşullar, kediler, annesi, babası, az da olsa kimi anıları ... Lakin en can sıkıcı olayları dahi öyle keyifli bir dille anlatmış ki, tam kahvemizi alıp, ayaklarımızı uzatıp, kafamızı dağıtıp keyifli zaman geçirerek, deyim yerindeyse 'Ayşegül'ün renkli dünyasında ' kaybolacağımız bir kitap çıkmış ortaya.
MalumatfuruşAyşegül Aldinç · İnkılap Kitabevi · 202428 okunma
10/10
·224 syf.··
2024 70. kitabı
Malumatfuruş Ayşegül Aldinç Merhabalar Sizlere kıymetli sanatçımız @aysegulaldinc #günlükanı tarzında kaleme aldığı kıymetli eseri #malumatfuruş #ayşegülüngünlüğü ile geldim.Kah güldüren kah düşündüren bir güzellikti bu eser. #anı kitaplarını cok ayrı seven bir okur olarak tanınmış bir #sanatci nın #anilar ına eşlik etmek beni mutlu etti. Sanatçımızın sokağa çıkma yasağında terasta mahsur kaldıklarını anlattığı anısını okurken,bu anı beni yıllar öncesine götürdü arkadaşlar.Oglum daha 3 yaşındayken ben kapıda karsi komşum ile konuşurken kapıyı yüzüme kapatmasıyla kapıyla çaresizce bakıştığım ana dönüş yaptım.Kapalı kapılar o günden beri bende travma kaldı.Eşimin eve gelip içeri girmemiz yarım saati bulsada bana bir asır gibi gelmiştiYavrumu kapının önünde tutmaya çalışırken döktüğüm terleri o gün yaşadığım korku ve endişeyi hâlâ dün gibi aklımdaBu kadar endişe etmem balkon kapısının açık olmasıydı.Ben kapının yanında tutmaya çalıştığım oğlumun kısa sürede mutfağı talan ettiği dün gibi aklımda.Yaramazlık konusunda jet Fazıl’dan hızlıydı.Ogluma eş,dost milli felaket derdi Ayşegül Hanım ile birlikte maziye yolculuk yapmak büyük bir keyifti arkadaşlar. Sizlerde benim gibi yaşamı tiye alan mizahi kurguları seviyorsanız kesinle bu eseri okumalısınız Israrla #tavsiyeediyorum #okuyunokutun der susarım @inkilapkitabevi kitapfisiltisi sevtap #okuyanteraziokuyor #okuyanterazi
MalumatfuruşAyşegül Aldinç · İnkılap Kitabevi · 202428 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2024 69. kitabı
. On üç yılık köşe yazarlığı yapmış, daha dokuz yaşında şiir, hikaye, piyes yazmaya başlamış, sanatçı Ayşegül Aldinç’in yazarlık yaptığı gazetedeki köşesinin de adı olan kitabı, pandemi dönemindeki günlüklerinden oluşuyor. Yazar kitabında bizi, korona dönemi olan Nisan 2020 tarihinden başlayarak, Ekim 2023 tarihine kadar geçen kapanma dönemlerine, salgın zamanlarına, unuttuğumuz, hatırlamak istemediğimiz, iyi kötü anılarımızın olduğu o dönemlere götürüyor. Annesiyle, diğer ünlü isimlerle anılarını, dizi ya da yarışma programı tespitlerini, sanatçıya dair daha bir çok anısını okumak, sanatçının kendi içinde yaşadığı hayatı paylaştığını görmek, oldukça keyifli bir okuma sunuyor okura. Yazılarında eleştirilse de, günlük konuşma dilini tercih etmiş olması ve üslubu, kitaba samimiyet ve içtenlik kazandırmış. Postmodern bir teknik kullanırken, içten ve samimi duygularla, sohbet havasında yazmış olduğu anılarında, hayata mizahi bir yönden bakmayı da ihmal etmemiş yazar. Böylece hüzünlü bir yanı olduğu kadar eğlenceli bir yönü de var kitabın. Pandemi dönemini de kapsayan üç yıllık bir dönemde yazmış olduğu yazılarını, anılarını okuyup, hayata farklı bir yönden bakmak, sanatçıyı daha yakından tanımak için harika bir eser. #Malumatfuruş ^ ^ #alıntı Yarının garantisi olmayan bu çağda ve coğrafyada, belki bu yüzdendir diğer yarını bulma umudun.. ^ Dünyaya görünmez bavullarla geliyoruz, atalarımızın yaşadığı ne varsa içinde. Zaman zaman “dünyanın yükü omuzlarımda” gibi hissetmemiz bundandır. ^ ^ #inkılapkitabevi #ayşegülaldinç #günlük #anı #edebiyat #bloghemsire #inkılapyayınları
MalumatfuruşAyşegül Aldinç · İnkılap Kitabevi · 202428 okunma