ela

Vicdan
10/10
·1724 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
395 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2022 15:55
Şayet kitabı tek kelime ile özetleyecek olursam, bu, ''vicdan'' olurdu. Vicdan nedir? ''Kişiyi kendi davranışlarıyla ilgili olarak bir yargıda bulunmaya yönelten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerinde dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan, kişiye doğruyu ve iyiyi yapma yükümünü de yükleyen içsel güçtür.'' Nedir? Monseigneur Bienvenu (Mösyö Myriel)'dur. Jean Valjean'dır. Javert'tir. Eponine'dir. Gavroche'dur. Fantine'dir. M. Gillenormand'dır. Sefillik. Sefalet. Yoksulluk. Açlık. Savaş. Karın doyurmak için çalınan ekmek. 19 yıl hapis cezası. O zamanın Fransa'sını anlatıyor gibi görünse de azıcık düşündüğümüzde günümüzden bir farkı olmadığını anlayabiliriz. Sefiller sadece yoksul insanlar mıdır? Sevgisiz insanlar mıdır? Savaştan çıkanlar mıdır? Hayır, o sensin, o benim. Gerçek sefil biziz. "Mutlu olmak korkunç bir şey! İnsan halinden nasıl da memnundur! Bunun kendisi için yeterli olduğuna nasıl da inanır! Yaşamın yanlış hedefi olan mutluluğa yönelirken, gerçek hedef olan sorumluluk nasıl da unutulur." (Sefiller II. Cilt, sf. 799) Vicdan dedik ya. Vicdan, en soğuk kalpleri bile düşündürebilir, canını yakabilir, acıtabilir. Acı demişken neydi sahi ''acı''? Acı bana göre Fantine'dır. Gayrimeşru bir çocuk. Açlık. Çocuğa bakabilmek için dişlerini bile satacak duruma gelmek. Fahişe olmak. Ölmek. Sefalet insana bunu getirir. Acıyı, mutsuzluğu, ölümü. Acı bana göre Jean Valjean'dır. Genç yaşlarındayken ailesi için bir parça ekmek çalar. Kaçma girişimleri sonucunda 19 yıl hapis yatar. 19 yıl. Artık genç biri değildir. Bir psikopos evine alır. Yedirir, içirir. Ama insanın içine işleyen şey değişmez ya hani. Jean Valjean da bir gümüş şamdanlık çalar. (Ah o gümüş şamdanlık!) Fakat Mösyö Myriel aynasızlara:) çalmadığını söyler. (Burada bir iki kelimeyle basitçe
Edebiyat
Sefiller (2 Cilt Takım)Victor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025105,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2021 01:42
Yine bir Jack London klasiği. Jack London harikası. 2013 yılında Kızıl Veba isimli bir salgın başlar. Bu hastalık önce insani kıpkırmızı eder ve ayaklarından başlayıp kalbine gidinceye kadar uyuşturur ve kalbe gelince ölür. Dakikalar içinde. Bu veba sonucu insanlar delirir. Akıllarını kaybeder. Zaman içerisinde ilkelleşir. Baş karakterimiz onyıllar sonra hayatta kalan sayılı insanlardan bir ihtiyar olarak torunlarına veba dönemini ve eski teknolojik yaşamı anlatmaya başlar. Bence şuan bu kitabı okumak için çok uygun bir zaman. Malum olaylardan ötürü olaylar arasında bağlantı kurabiliyoruz ve bu bağlantıyı kurarken Jack London'a bir kez daha hayran oluyoruz. Yahu adam yüzyıl öncesinden öngörüp kurgu oluşturabilmiş. Bunu da her zamanki gibi şahane bir şekilde yapmış. Akıcı bir üslup ile beraber. Aslında lafı dolandırmaya lüzum yok. Kısacık bir eser. Sizi içinizde bulunduğunuz dünyayı düşünmeye itecek. İlk fırsatta şans verilmeye değer. Fakat ben bu kitabı Can Yayınları'nın Kısa Klasikler serisinden okudum. Oldukça yazım yanlışlıkları vardı. Bunu dikkat ederek yayınevini seçerseniz daha iyi olabilir. Neden Levent Cinemre çevirisi olmasın?
Kızıl VebaJack London · Can Yayınları · 202047,8bin okunma
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2021 15:38
Nereden başlasam bilemiyorum. O kadar dolu dolu bir kitaptı ki benim için. Tarif edebilmem mümkün değil. Kısaca Martin, Arthur isimli birini kurtarıyor ve bunun için Arthur onu evlerine davet ediyor. Ancak Arthur bir burjuva. Martin, kaba saba bir adam olan, tökezleyerek yürüyen ve alt kesimden gelen biri olarak tanımlayabileceğimiz Martin, bu burjuvazi evi, yaşamı görünce buna hayran olur ve romanımız böyle başlar ve elbetteki ona ilahi gibi gelen, narin Ruth'a aşık olur. Aslında ilk başta roman klasik arabesk bir Yeşilçam senaryolarına benziyor. Ama daha sonrasında işlerin farklı bir boyuta girdiğini görüyoruz. Dediğim gibi çok dolu bir kitaptı. Alt sınıf - üst sınıf çatışması, siyasal tartışmalar,daha başka bir sürü duygu... Ama bana kalırsa kitabı bu denli güzel kılan, zenginleştiren şey Levent Cinemre'nin notlarıdır. Eğer okumamamışsanız kesinlikle İş Bankası'ndan okuyun. Mükemmel çeviri. Kitabın arkasında yazandan fazlasını söylemiyorum size. Martin bir şekilde, zorluklar atlatarak, örneğin günde 5 saat uyuyarak yeri gelince günlerce aç kalarak bu noktalara geliyor. (Ayrıntılara girmiyorum okuma zevkiniz kaçmasın.) Çok ünlü ve yazıları deli gibi satan bir yazar haline geliyor. Ama aslında burjuvazi yaşamın onun sandığı gibi olmadığını, onu tatmin etmediğini, asıl yozlaşmışların onlar olduğunu düşünüyor ve trajik bir sona doğru gidiyoruz. Anlatacaklarım bu kadar. Şuanlık söyleyebileceklerim bu kadar. Aklıma gelenler şuanlık bunlar. Okumadıysanız GERÇEKTEN çok şey kaybediyorsunuz. Başka bir zamanda tekrar görüşmek üzere Martin. :)
Roman
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma