Muhatabın kabahatini -ya -ya uçlarıyla düzeltmek mümkün görünmüyor. Ona şartlar sunmak bu bakımdan hiç vicdanî ve makul değil. Zira insan, bahsi geçen hâli yakalamış şekilde doğmuş değildir. Ona bir müddet tayin etmek lazım gelir. Ki kırsın kabuğunu, yücelmek için yeri yarsın. Bir şekilde bu hususun idrak edilmesi gerekiyor. Çünkü tekâmül denilen olgu ya da varoluş, dışardan müdahele ile pek mümkün olmuyor. O'nu kendi tesirinizde bıraktığınızda, seçmesi ve tefekküre konu etmesi için zemin hazırlamadığınızda kendisine yalnızca bir ayna tutmuş olursunuz; kendinize benzetmiş olursunuz. Hoş parmak uzatırken parmağınızın temiz olduğu zannına dair herhangi bir mülahazaya imkan da vermiş değilsiniz. Kabahat, kusur, günah ve emsallerine dair yargılarda bulunurken bu hususlara eğilmek zannımca önem arz ediyor.