Taceddin Çakmak

Her şeyden önce şunu iyice anla ki, sende bir hissi, bir vehmi ve bir de akli olmak üzere üç hüküm veren güç bulunur ve bunlardan doğruyu bulan ise sadece akli hüküm veren güçtür. Yine anla ki dünyaya ilk geldiğimizde nefis, hissi ve vehmî hüküm verenlerden geleni kabule daha çok eğilimli ve yatkındır. Zira hissi ve vehmi hüküm veren, dünyaya ilk geldiğimizde insan zihni ve nefsinde diğerinden daha önce olușur ve bu ikisi nefis üzerinde ilk hüküm veren güç olma özelliğini taşırlar. Dolayısıyla akli büküm veren henüz olgunlașmadan ve bunun farkına varmadan önce, nefis bu ikisinin hüküm vermesine alışır ve onları benimser. Bu yüzden nefse alıştığı şeyle ilişkisini kesmesi ve doğuştan gelen yapısı bakımından yabancı olan şeye (akıl) boyun eğip bağlanması çok zor gelir. Nefis, bizim bu kitapta açıklayacağımız yöntemle denetim altına alınana kadar akli hükmedene muhalefet edip onu yanlışlamayı; hissi ve vehmi hükmedene uymayı ve onları doğru kabul etmeyi sürdürür.
Sayfa 34·Kitabı okuyor
Felsefe-Düşünce
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
El-fevzu'l- Asgar
Kendisi akletmeyen ve anlamayan, başkası aklettiğinde de akletmeyen kişi bedbahtlığın ve helak olmanın vücut bulmuş halidir.
Sayfa 207
Felsefe
Rivayete göre adamın biri Hasan'ı Basri'ye: "Falanca seni çekiştirdi" demiş. O da tutmuş gıybetçiye bir tabak taze hurma göndermiş ve "duyduğuma göre sevaplarını bana hediye etmişsin! bunun altında kalmak istemedim. ancak tam mukabelede bulunamadığım için beni başlayın" diye de bir mesaj ilettirmiş.
Sayfa 345 - 3. Cilt·Kitabı okuyor
Tasavvuf ve Din
Ibn Sîrîn şunları söylemiştir: " Gıybeti ben haram etmedim ki gıybetimi yapana hakkımı helal edeyim! Gıybetı müslümana Allah haram kılmıştır. Allah'ın haram kıldığını ben nasıl helal edebilirim?"
Sayfa 344 - 3. Cilt·Kitabı okuyor
Tasavvuf ve Din
Ahlaksız deşifre edilmelidir
Danışılan kişi kendisinin "O sana yaramaz" sözüyle danışanın sözünü dinleyeceğini bilirse bu kadarla yetinir. Eğer bu sözüyle vazgeçmeyeceğini bilirse o zaman bildiği kusurları açıklaması lazım gelir. Zira Rasulullah sav. Şöyle buyurmuştur: "Facir (ahlaksız) kişiyi ismiyle anmaktan çekiniyor musunuz? Onu deşifre edin halk tanısın, kendisindeki kusurları anınız insanlar ondan sakınsınlar." Şöyle diyorlardı: Üç kişinin aleyhinde konuşmak gıybet sayılmaz. A) Zalim Sultanın B) Bidatçının C) Açıktan açığa günah işleyenin.
Sayfa 341 - 3. Cilt·Kitabı okuyor