berivan

bizim gibi inançsızlar, hayatın bütün mihnetiyle, yok olmanın çaresizliğiyle, sevdiğini bir sonsuzlukta yitirmenin kederiyle, hiçbir güce sığınmadan, hiçbir güçte çare aramayarak tek başına boğuşurken, onlar hem bütün çaresizliklerinin ıstırabını allah'a yüklüyorlar, hem de cennetin kapılarının kendileri için açık olduğunu iddia edip büyük bir 'küfrün' içine batıyorlar. (...) 'ey müminler,' dememiz gerkiyor, 'siz söyleyin, tevazu olmadan din olur mu?' inancınızla bu kadar böbürlenmeye utanmıyor musunuz?
Reklam
inanıyorum, ama mutmain olsun istiyorum'
düşüncenin ve her şeyin ardını merak eden kuşkuculuğun çekiciliğinden kendimi alamasam da, inananların o derin ve güvenli sükunetinde her zaman imrenilecek bir huzur buldum, insanların çaresiz acılarla hırpalandığı anlarda bir büyük güce sığınmanın, tevekkülün verdiği dayanma gücüne gıpta ettim
'aaa frezyalar açmış' bir cinayetler çağının ortasında, elimizde ne varsa öleceğine, yeni hiçbir şeyin hayatımıza katılmayacağına içten içe inanmışım sanki, o masum görünüşlü beyaz çiçeklerle hayatın kıpırdadığını, çiçeklerin açtığını ve hep açacağını, küçük sevinçlerin kuytularda bizi beklediğini yeniden fark ettim.
bir duvarın dibinde her türlü duyguyu ve düşünceyi, içine sıkıştığımız alanın küçüklüğüne indirgeyerek, panik içinde birbirimizi çiğneyip duruyoruz. (...) sevgimizle bir kezzaba dönüp delik deşik ediyoruz sevdiğimiz şeyi
hüznünü dalgacılığa sarmış bir adam'
...hayatı hepimiz için bir gölgeler dansına çeviren bilinmezliğin esrarıyla dokunmuş o garip tül perdeyi alaycı bir filozoflukla yırtmaya çalışan hüznünü dalgacılığa sarmış bir adama rastladım
güzellenecek en büyük şeylerden biridir yeminler olsun ki·Kitabı okudu
Reklam