Her İhsan Oktay Anar kitabına duyduğum açlık, merak ve heyecanla aldım kitabı. Sonrasında ise bilinmezliğin sularında, bir gemi dolusu insanla seyir halinde buldum kendimi. Amat, dil olarak Puslu Kıtalar Atlası ile aynı üslupta olmasının yanı sıra daha sınırlı bir alanda gelişen olayları kapsıyor. Çünkü bu kitapta gerçektende bilinmezliğin denizlerindeyiz. Amat bir gemi ve biz o gemide Kaptan efendisi, reisleri, tayfası ve yeniçerileri ile başbaşayız...İyi okumalar ...