M: Sen sana şahdamarından daha yakın olanın “görkemini, yüceliğini, sonsuz koşulsuz sevgisini, cömertliğini, kudretini” ortaya koymak için doğdun! Bunu yapmadığın her an “hizmet” etmediğin her an sana akan sonsuz ve sınırsız bereketi, hazineleri, zenginliği bloke edersin.
P: Büyümekten korkuyorum.
M: Küçük oynaman dünyaya hizmet etmez. Sen eziklenmek yerine parlarsan, yükselirsen, etrafındakiler de seninle birlikte parlar ve yükselir. Diğerleri eziklenip aman kendini eksik, yetersiz hissetmesin diye büzülmenin, yerinde saymanın, kendi kendini sabote etmenin kime faydası var?
P: Ben büyürsem, herkes büyür.
M: Elbette. Sen değilsin salt özel olan. Her birinizsiniz. Her bir taneniz eşsiz ve tek. Her birinizin içinde o Tanrı’dan olan güç var. Sen korkularından özgürleşirsen, etrafındakileri de özgürleştirirsin. Çember giderek genişler. Işık ve bilinç seviyesi giderek artar. Hizmet, en iyi niyetlerle, dünyaya hizmet Tanrı’nın iradesini gerçekleştirme aşkı, yaptığın işle gurur duymak, gurur duyulası bir iş yapmak ve sana verilen tüm yetenekleri, hediyeleri hizmet bilinciyle evrene sunmak, yaratmak, üretmek, işlemek, işte paranın en sevdiği şey tam da budur.