Evet, burası halk meclisiydi.
Millet, vekillerini seçiyor ve oraya kendisine benzeyen insanları gönderiyordu. Demokratik olmasına demokratikti bu iş ama yöntem doğru muydu? Yüzyıllarca karanlıkta kalmış, eğitilmemiş, kafası hurafelerle dolmuş bir halkın temsili başka nasıl olabilirdi ki!
Büyük Hanım ayrı bir dünyaya, geçmişe aitti; kendisi ise Roxy'yle birlikte şimdiki zamanda yaşıyordu. Daha pis, daha karmaşık, daha kaba da olsa kendi zamanlarıydı bu.
"Dünyada ne mutluluk vardır ne de acı; yalnızca bir ruh halinin diğeriyle kıyaslanması vardır, hepsi bu. Mutluluğun zirvesine ancak en derin acıyı yaşamış olanlar ulaşabilir.."
“Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter.”