Puan vermedi·400 syf.··
2026 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 00:40
Kitap çağdaş feminist teori içinde çok konuşulan bir inceleme kitabı. Akademik ama aynı zamanda güncel örneklerle ilerleyen bir metin. Ben de çok fazla referans verildiğini görünce okumak istedim. Kitap basitçe çok temel bir soruya cevap arıyor: “Kadın düşmanlığı tam olarak nedir?” Bu sorulara cevap arayan çok fazla kitap var evet ama Kate Manne buna klasik tanımdan farklı bir cevap veriyor. Yaygın düşünceye göre kadın düşmanlığı kadınlardan nefret etmektir. Manne’ye göre işe kadınları “yerlerinde tutan” bir toplumsal sistemdir. Yani mesele sadece bireysel nefret değil kadınların belirli rollere uymadığı zaman cezalandırılmasıdır. Bu noktada cinsiyetçiliği de kadın düşmanlığıdan ayırır. Kadın düşmanlığının daha çok cinsiyetçiliğin kolluk kuvveti gibi işlediğini belirtir. Cinsiyetçilik: sistemi haklı çıkaran inançlar. Kadın düşmanlığı: sistemi uygulayan ve ihlal edeni cezalandıran mekanizma. Manne’ye göre cinsiyetçilik kadın ve erkek için farklı rollerin “doğal” olduğu fikrini üretir, (kadın şefkatlidir, erkek lidedir, kadın ev içi emeği üstlenir, erkek dışarıda para kazanır vb.) bu eşitsizliği meşrulaştırır. Kadın düşmanlığı ise bir sosyal kontrol mekanizmasıdır. Yani cinsiyetçilik kural koyar, kadın düşmanlığı denetler ve cezalandırır. Kitapta bol bol örnek var. Medyada ve siyasetten verilmiş örnekler çoğu. Özellikle Trump'ın seçim zamanında yazıldığı için tabi ki örnekler daha çok oradan geliyor. Bunun dışında özellikle Amerika'daki medyada ses getirmiş bazı cinayet ve cinsel taciz vaklarını da inceliyor. Kitap şu açıdan önemli. Kadın düşmanlığı kavramını psikolojik bir durumdan çıkarıp toplumsal bir kontrol mekanizması olarak yeniden tanımlıyor. Ama gelgelelim ben kitabı maalesef sevemedim. Özellikle dili bence çok sıkıntılıydı. Çeviriden kaynaklı olduğunu
Otur KızımKate Manne · Alfa Yayınları · 202123 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 15:38
Kitap basitçe milliyetçilik kavramının uydurma olduğunu aktarıyor diyebilirim. Buna bir itirazım yok. Ama Anderson, yani kitap sizi boğuyor, boğuyor boğuyor. Mansplaining hiç icat edilmemiş olsaydı bu kitaba yine de bunu yapıyor derdik. Kendinden o kadar emin ki üzerinize sürekli kendini kanıtlamak için belge fırlatıyor. Bakıyorsunuz biraz roman atmış biraz tarihi doküman atmış. Yani aslında daha kısa ve derli toplu derdini anlatabilir. Kitabı okumuyorsunuz kitap size bağırıyor, sizi azarlıyor. Yani tamam bir sakin ol demek istiyorum. Kitabı almayın okumayın arkadaşlar, isteyen varsa ben size özet geçeyim. Bildiniz psikolojik şiddete maruz kaldım yani.
Hayali CemaatlerBenedict Anderson · Metis Yayınları · 2020445 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Erkek hezeyanı
1/10
·140 syf.··
2026 5. kitabı
Yeterince erkek hezeyanı dinlemedik mi? Mansplaining yapan yetersiz bir adamla bağlantı kuramıyorum artık. Mecburen okuyoruz klasik diye. Ama bu sefer gerçek bir eziyetti bu. Kadın okurlara bu tür klasik eserlerde sabır diliyorum.
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,7bin okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 1. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2026 22:50
Bu kitap benim hayallerimde yaşamak istediğim basit, çok huzurlu, kendi rutinine sahip o hayatı oluşturdu. Kichijoji kentinde bir kitabevinde çalışan iki kadın kitapçının anlaşmazlığı ile başlayan hikaye bu ikilinin toplumsal tabular ve mansplaining, Mobbing ve daha niceleri karşısında gelişen dostluklarını anlatıyor. Kitabı bitirene kadar hep onların hikayesini düşündüm ve başka şeyler yaparken yine kitaba dönmek istedim. Çok keyifliydi, tavsiye ediyorum özellikle kadın okurlar bence bu kitabı okusun ve gündelik hayatımızda karşılaştığımız birçok zorbalığa şahitlik ederken okudukları dik duruş ve kararlılık sayesinde azimle çalışmaya daha sıkı tutunsunlar. Birçoğumuz yaşadığımızdan çok daha fazlasıyız. Hak ettiğimizi de alacağımıza inanıyorum. Güzel ve akıcı bir anlatımı olan bu kitap belki de birilerine destek olur, umut olur, rahatlatır ve neşelendirir...
Kichijoji'nin Kadın KitapçılarıKei Aono · Athica Yayınları · 2025193 okunma
Mansplaining ve diğerleri..
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 59. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2025 16:35
Kitabın adı, erkeklerin kadınlara zaten bildikleri şeyleri üstten bir tavırla “açıklama” eğilimini tanımlayan ve sonrasında literatüre “mansplaining” olarak geçen davranış biçimi. Kadınların sesinin sürekli kesilmesi, küçümsenmesi, yok sayılması…Zamanla kendimize olan inancımızı, sezgilerimize duyduğumuz güveni, hatta düşünme tarzımızı bile aşındıran, ve hatta o aşınmayı bile fark edemeyecek kadar kimliksiz bırakıldığımız bir sistemin sadece bir tarafı. Kitap yalnızca bu konuyla sınırlı değil; aile içi şiddetten sessizleştirilmeye, kadınların görünmezliğinden toplumsal cinsiyet rollerine kadar birçok meseleyi ele alıyor. Rebecca Solnit’in belki de en büyük gücü nerede yatıyor biliyor musunuz? Zihnimizde çoktan kıpırdanmaya başlamış ama henüz dile dökülememiş o “rahatsızlık haline” bir isim vermesinde. Aslında her gün yaşadığımız, ama bir iki adım geriye gidip uzaktan bakamadığımız için fark edemediğimiz şeyleri bize göstermesinde. Ataerkil tahakkümün gündelik hayattaki görünümünü öyle sade bir dille ama ustalıkla çiziyor ki, artık faili nerde görsek tanıyabiliriz. Bu yüzden, yalnızca kendini feminist olarak tanımlayan kadınların değil, “bir şeylerin yanlış gittiğini hissedip adını koyamayan” kadınların daha çok okumasını istiyorum Solnit’i. Bu nefis bir başlangıç olur.
Edebiyat
Bana Bilgiçlik Taslayan AdamlarRebecca Solnit · Minotor Kitap · 2024311 okunma
Kadınlar Alemi
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
Genetik bir anomali yüzünden erkeklerin nesli tükenmiş durumda. Ve kitapda "Erkekler olmadan kadınlar ne mi yapar?" sorusu cevaplanıyor. Gerçekten ne yaparlar? Sevdiklerine değer verirler. Toplumu güçlendirirler. Olgunlaşırlar. Büyürler. Ve de en önemlisi yaşayabilirler. Ben okurken çok eğlendim. Mizahla birlikte güzel eleştiriler yapmış. Örneğin: erkeklerin nesli tükenince kadınlar sanki konuşmayı yeni öğreniyor gibi olacaklar çünkü artık sözleri kesilmiyor. (Mansplaining olananlara gönderme gibi.)
Feminizm
Kadınlar AlemiAminder Dhaliwal · Yabancı Yayınları · 2021535 okunma