Rüya mı, gerçek mi yoksa bir deli mi?
Puan vermedi·238 syf.··
2023 106. kitabı
Gerçek ve kurmaca dünyanın sınırları arasında dolanan bir düş görücüdür Uzun İhsan. Romanlar onun düşünün ürünüdür. Onunla Puslu Kıtalar Atlası’nın girişinde tanışırız: “Uzun boyundan ötürü ona Uzun İhsan Efendi derlerdi ... Arap İhsan yeğenine uzun uzun baktı: Yumuşacık kuştüyü döşeklerde yatan bu adam sözümona Frenk kâşiflerine özenip bir mapamundi, Kaftan Kafa bir dünya haritası yapma sevdasına kapılmıştı. Ne var ki bu miskin yeğen, değil dünyanın haritasını yapmak, dünyanın onda birini dolaşacak tıynette olamazdı ... Arap İhsan bir yandan horlayıp bir yandan da salyalarını akıtan yeğenine şunları söylüyordu: ‘Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan ... Gülleri bülbülleri göremeyip gün boyu evde oturan bu adam dünyanın kendisini hiç görebilir mi?’ “Uyanıklar âlemindeki dayısı ona bunları söylerken Uzun İhsan Efendi ise düşünde muhteşem bir korsanı görüyordu ... Bu muhteşem korsan, dayısı Arap İhsan’dı.” (ss. 21-22) Arap İhsan’ın yanıldığını aşama aşama görmeye başlarız. Gerçekten de uyku halinde olan biri vardır. Hatta bu kişi bir anlamda yazarı temsil eden Uzun İhsan’ın ta kendisidir. Ancak o, yaşadığımız dünyayla roman dünya arasında bir yerde uyur haldedir. Onun düşleri Arap İhsan’ın yaşadığı (ve Uzun İhsan’ın kendisinin de aynı anda içinde bulunduğu) dünyanın uyanıklık halidir. Düşe yatarak bir “mapamundi” yapma sevdası boş değildir. Hatta yapmak değil, var etmek ya da yaratmak demeliyiz. Arap İhsan ve diğer kahramanların var olmasının koşulu onun düş görmesidir. Düş-gerçek ve varlık düzlemleri arasındaki bu gidiş gelişin sınırlarını belirlemek kolay değildir. Bunun nedenlerinden biri romanın, gerçekçi romanların aksine modernizmin ilkelerini takip etmeyişidir: Sorunsallaştırma bir sonuca bağlanmaz. Diğer bir nedense, bu tip romanların yazarlarının metin ve okurla
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,6bin okunma
9/10
·238 syf.··
2023 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2023 14:02
·
17. yüzyıl İstanbul'unda geçen Puslu Kıtalar Atlası, denizci Arap İhsan'ın uzun bir yolculuktan Konstantinopolis'e gelişiyle başlar. Yanında Alibaz adındaki yaramaz bir çocukla gelen Arap İhsan, Yelkenci Hanı yanında oğlu Bünyamin ve hırsız maymunu Müşteri ile birlikte yaşayan Uzun İhsan Efendi'nin evine gider. Başkarakterimiz Uzun İhsan Efendi, Frenk kaşiflerine özenip bir mapamundi, Kaftan Kafa bir dünya haritası yapma sevdasına kapılmıştır. Ne var ki bu dünya haritasını düşlerinde yapmaktadır, her gün döşeğinde saatlerce uyur ve düşlerinde oradan oraya türlü maceralara atılır. Roman da aslında Uzun İhsan Efendi'nin düşlerinin bir ürünüdür. Her bölümünde karakterlerinin gerçeküstü hikayelerini geçmişleriyle birlikte okura sunar ve merak ögesini de eksik etmez. Lağımcı Vardapet'ten casus Zülfiyar'a, Büyük Efendi Ebrehe'den Efrasiyab olarak anılan Alibaz'a tüm karakterlerini birbirine bağlayarak bizi bir yolculuğa çıkarır adeta. Gerçek ile düşün birbirine karıştığı, anlatımın Uzun İhsan Efendi'ye mi yoksa yazarımız İhsan Oktay Anar'a mı ait olduğunu karıştırdığımız bir kurmacadır kitap. İhsan Oktay Anar'ın 1992'de yazdığı ve ilk basımı 1995 yılında yapılan ilk romanı Puslu Kıtalar Atlası, yazarla tanışmak için seçilebilecek bir roman, tıpkı benim de yaptığım gibi. 2009 yılında Erdal Öz Edebiyat Ödülü'nü kazanan ve yirmiden fazla dile çevrilen romanı uzun zamandır okumak için bekletiyordum, çünkü ne kadar ağır bir roman olduğunu biliyordum. Gerek dili gerekse anlatımdaki kurmacanın karmaşıklığı ile ağır bir roman olduğu doğru, öte yandan da bu kadar bekletmeseydim keşke diyerek okuduğum bir roman oldu. Edebiyatımızın güzide yazarlarından Anar, felsefeden ve tarihten de besleniyor kitapta. Eğitimini Felsefe bölümünde tamamlayan ve öğretim üyesi olarak uzun yıllar görev
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,6bin okunma
Reklam
Üstkurmaca Bir Roman Olarak Puslu Kıtalar Atlası
9/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2021 02:48
İhsan Oktay Anar 1995-2007 yılları arasında yayımladığı romanlarıyla postmodernist üstkurmacanın yetkin örneklerini sunmuştur. Anar beş romanından dördünde Uzun İhsan ismini verdiği izdüşümünü, yazarlık vasfından arındırmadan, hatta bu vasfı özellikle koruyarak romanına yerleştirir. Gerçek ve kurmaca dünyanın sınırları arasında dolanan bir düş görücüdür Uzun İhsan. Romanlar onun düşünün ürünüdür. Onunla Puslu Kıtalar Atlası’nın girişinde tanışırız: “Uzun boyundan ötürü ona Uzun İhsan Efendi derlerdi ... Arap İhsan yeğenine uzun uzun baktı: Yumuşacık kuştüyü döşeklerde yatan bu adam sözümona Frenk kâşiflerine özenip bir mapamundi, Kaftan Kafa bir dünya haritası yapma sevdasına kapılmıştı. Ne var ki bu miskin yeğen, değil dünyanın haritasını yapmak, dünyanın onda birini dolaşacak tıynette olamazdı ... Arap İhsan bir yandan horlayıp bir yandan da salyalarını akıtan yeğenine şunları söylüyordu: ‘Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan ... Gülleri bülbülleri göremeyip gün boyu evde oturan bu adam dünyanın kendisini hiç görebilir mi?’ “Uyanıklar âlemindeki dayısı ona bunları söylerken Uzun İhsan Efendi ise düşünde muhteşem bir korsanı görüyordu ... Bu muhteşem korsan, dayısı Arap İhsan’dı.” (ss. 21-22) Arap İhsan’ın yanıldığını aşama aşama görmeye başlarız. Gerçekten de uyku halinde olan biri vardır. Hatta bu kişi bir anlamda yazarı temsil eden Uzun İhsan’ın ta kendisidir. Ancak o, yaşadığımız dünyayla roman dünya arasında bir yerde uyur haldedir. Onun düşleri Arap İhsan’ın yaşadığı (ve Uzun İhsan’ın kendisinin de aynı anda içinde bulunduğu) dünyanın uyanıklık halidir. Düşe yatarak bir “mapamundi” yapma sevdası boş değildir. Hatta yapmak değil, var etmek ya da yaratmak demeliyiz. Arap İhsan ve diğer kahramanların var olmasının koşulu onun düş görmesidir. Düş-gerçek ve varlık
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,6bin okunma
Puslu Sözlük
9/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2016 5. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2016 00:00
İhsan Oktay Onar'ın bu muhteşem kitabında tek eksik olan bir sözlük. Bu kitap kelime dağarcığınızı geliştiriyor... İhsan bey'in bu kadar kelimeyi nasıl öğrendiğini merak ediyorum doğrusu. Bir elimde kitap, Bir elimde tablet. Tableti sözlük olarak kullanıyorum. Şu an itibari ile 10 sayfalık bir sözlüğüm oldu. Bu sebeple bu kitabı bitirmek öyle sandığınız kadar kolay değil. İnternet'te bir kaç kaynakta yer alan sözlüğe yeni kelimeler ekliyorum. Sözlüğü biraz geliştirip resimli hale getirdim ve arka sayfa olarak kullanmaya başladım. İsteyen olursa sözlüğü paylaşabilirim. Puslu Kıtalar Atlası daha uzun yıllar üzerinde konuşulabilecek, değerli bir kitap. Yaşasaydı padişahlar, çatır çatır Osmanlıca konuşurdum diye geçirdim içimden. Çeşitli sitelerden yararlanarak oluşturduğum, yaklaşık 640 kelimeden oluşan, Puslu Kıtalar Atlası sözlüğü: • Abanoz: 1. Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı 2. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası 3. Koyu, parlak siyah • Adülkahır: Ödül Kahır olarak da bilinen bu bitki,ülkemizde yetişmez,daha ziyade tropikal iklimlerde,Kuzey Amerika ve Güney Asya bölgelerinde dağlık ve kayalık arazilerde kendiliğinden yetişen bir ağaçtır.Çiçekleri pembe renkte papatya ya benzer.Çok yıllık bir ağaç olup,sürgünleri damarlı ve kahverengi renktedir. • Abıru: 1.Yüz suyu. 2.Irz, namus, şeref, haysiyet. • Acem: Araplar'ın kendileri haricindeki yabancılar için kullandığı bu sözcük, Osmanlılar tarafından ise genellikle İranlıları nitelemek için kullanılmıştır. Bu sebepten dolayı Türkçe'ye de İranlı anlamında kullanılan bir sözcük olarak geçmiştir. • Acuze: Huysuz, yaşlı kadın • Agâh: 1.Bilen, bilgili 2.Haberli • Aglaya: (kişi) Ebrehe’nin Bünyamin için aldığı Rus cariyedir. • Ah minel aşk ve minel garip:
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,6bin okunma