Önümüzdeki vazifenin yeniden itidali sağlamak olduğunu söyleyebiliriz. Bu aynı zamanda, birbiri ile irtibatlı olması gerekirken ayrılmış olanı, yeniden irtibatlandırarak birleştirmeyi de gerektirmektedir. Bu cihetten karşımızdaki önemli meselelerden birinin, belki birincisinin, modern medeniyet içerisinde, yaygın ifâdesi ile "etik ile estetik ve bilimin" birbirinden ayrılmasıdır. Bunu biz daha farklı bir şekilde şöyle de ifâde edebiliriz: İyi, güzel ve doğru birbirinden ayrılmış; birbiri ile irtibatsızlaştırılmıştır. Modern dünyada sanatın ahlâkı olmadığı gibi, ahlâkın da estetik bir kaygı taşımasına gerek yoktur. Hele hele bilimin ne ahlâka ne de estetiğe ihtiyacı vardır. Her birisi kendi işini, diğerleri ile irtibatsız bir şekilde, diğerlerini dikkate almadan yapar, yapmalıdır. Bunun nasıl esaslı bir mesele olduğunu müzâkere etmenin yeri ve zamanı burası olmadığı için, sâdece bir misal üzerinden kısaca işâret etmekle iktifâ edeceğim: Kevin Carter isimli Güney Afrikalı meşhur gazeteciyi hepimiz hatırlarız. Gazeteci bir akbabanın bir çocuğu avlamasını kenarda durup kaydetmiş. Amacı bir gerçeği, bir doğruyu Afrika'da açlık olduğunu, bütün dünyaya iletmek...