Rüzgar Gülünden İbretlik Cümleler...
"Ben Şeyh Sait ve diğer ayaklanmalar ya da isyanlar, adına ne derseniz artık, bütün bunların Kürt nüfusun özgürlük için kendiliğinden bir başkaldırma meselesi olmadığını çok iyi biliyorum efendim...Cumhuriyet 1923'te kuruldu, sonrasında hilafet ve saltanat kaldırıldı. Ayrıca Lozan'da Cemiyeti Akvam'a bırakılan Musul meselesi var. Tam bu konunun orada görüşüleceği zaman ortaya bir Sait isyanı çıkıverdi. Şeyh Sait bir feodal ağa aslında. Milyona yakın hayvanı var, köylerin sahibi, zavallı Kürtleri maraba olarak kullanıyor. İstanbul'da da Seyit Abdülkadir var. Bunların ikisi de hilafetin zengin adamları. ...Cumhuriyet daha yeni kurulmuş, tutunmaya çalışıyor, ordu savaştan çıkmış yaralarını sarıyor ve üzerine isyan patlıyor. Ne yapacaktı hükümet yani ? Cumhuriyet yapması gerekeni yapıyor, isyanı bastırıyor, elbette doğru da yapıyor. Sadece doğuda değil batıda da bu hilafetçiler sıkıntılar yaratıyorlar. Yani Cumhuriyetin bu öz savunması Kürtlere değil, bütün Cumhuriyet karşıtlarına karşıdır... " Sorgu Odasında Apo
Alıntı
Atına saygı gösteren, yaya gitmez. Kırgızistan Atasözleri Kul Nefsani torunlarını başına topladı efelekler bebelekler gelin size masal anlatayım diyerek başladı masalını anlatmaya saygı gösteren insan yaya kalmaz saygısız insanın dostu olmaz eski zamanların birinde topal atı olan bir maraba ile doru atı olan zengin bir ağa yaşarmış maraba adama evlat ayağı sürçen at fayda getirmez ayağı topal at mutlaka ölümü ister onu öldürki o at sana yük olmasın deselerde maraba her can ölümü tadacaktır herkesin dönüşü amel yerine olacak ve her canlı kendi eliyle kazandığının tadına bakacaktır diyip atına kıymet vererek ne yerse onada ikram etmeye başlamış zengin olan ağa ise bu at söz dinlemiyor yarışlarda para kazandırmıyor diyerek atını hem dövmeye hemde önünden samanını çekmeye başlamış eee at bu hemşerim önünden samanını çekersen hiç koşar yarışta birinci gelir mi at madem kıymetimi bilen yok o halde bizde ya greve gider yada bu ahırı terkeder diyip bir gece vakti ahırın kilidini kırıp kaçmış gitmiş uzak diyarlara Kul Nefsani işte dedi çocuklar tefekkür edin ibret alın tuz ekmek hakkını bilin Hz Muhammed buyurmuştur ki Allaha şükür kula teşekkür etmeyen bizden değildir gökteki Rabbinizden merhamet istiyor iseniz sizde yerdekilere merhamet edin
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Çobana kız vermezler Kimileri 19.yy ın sonunda kimileri 20.yy ın ilk on yılın içinde diye söze başlarlar çoban ağanın kızını kaçırır dağlarda köylerde fakire gölge olan yerlerde yaşar bu arada bir erkek çocukları olur Ahmet Özdemir 19. yy 1 ocak 1801 ile 31 aralık 1900 tarihini içine alır bu devirde osmanlı devleti ve portekiz çökmeye başlamış Napolyon savaşları sonucu Biritanya imparatorluğu dünya nüfusunun dörtte birine hakim olmaya başlamıştır 19. yüzyıl aynı zamanda icat ve keşiflerin yılıdır tıp matematik, fizik, kimya, biyoloji, elektrik alanında teknolojik pek çok gelişmeler yaşansada Birinci dünya savaşlarının temeli 19. Yy ın sonunda atılmış simalar değişir olaylar tekrarlanır insan fıtratı değişmez tarih her zaman tekerrür eder Peygamberimiz buyurur ki “Hepiniz Çobansınız. Güttüğünüz Sürüden Sorumlusunuz Erkek ailesinin çobanıdır kadında evinin çocuğunun çobanıdır dedikten sonra çobanlığın ne güzel bir meslek olduğunu her peygamberin çobanlık yaptığını söyler işte dağlarda çobanlı yapan bir aşık Birinci dünya savaşının arifesinde bir güzele gönül kaptırır ağa ise maraba kısmına kız vermem diyerek çobanı kapıdan kovar artık yapılacak tek iş vardır kızı kaçırarak dağa çıkmak belkide eşkıya olmak birbirine aşık gençler kaçarlar evlenirler çocukları olur tam mesuduz derken ağa hem gence hem kızına kıyar ikisinide kurduğu pusuda öldürür kızın sesi dağlarda yankılanır "uzak yoldan gelin geldim boşa gitti emekler ben öldüm Arlanıyom ağlamaya bana kara yakışırmı utanıyom bağlamaya"
1000Kitap
Tek derdimiz çocuk olsun Pınarbaşı karamanlı köyünden Hallaoğlu Topuz çok varlıklı çevrede sayılan bir kişiliktir bunca varlığa karşılık dünyada soyunu sürdürecek tek çocuğu olmamıştı osmanlı döneminde 20.yy dan önce ölür Ahmet Özdemir Kayseri Pınarbaşı köyünde o gün varlıklı ağalardan Hallaoğlu Topuz adlı gencin düğünü vardı varlıklı olunca köy yerinde kaç gün kaç gece kimsenin bilmediği düğünler şenlikler yapılır hele bir de evlenen maraba değil soylu ağa takımı olursa şenlikler düzenlenirdi köy yerinde gelin evden ayrıldığı gün çeyizi bir atın sırtına yüklenir ana zılgıt çalar ağıt yakar baba gözyaşı dökerdi erkekler kimseye göstermeselerde hep içlerine dökerler gözyaşını Allah döktürmesin gözyaşını denilerek Topuzun damat ayakkabılarının gerdekten önce yenilecek şeftalilerin yüklü olduğu gelin göçü geliyordu işte karşı köylere komşu obalara haber salındı bir gün değil her gün mutlu olsunlar deniler efeler çıktı meydana horonlar dengbejler söylendi ve karı ile koca mübarek olsun denilerek gerdek odasında Cenabı Hakka havale edildi aradan 7-8 yıl geçti dert girmeyen eve çocuksuzluk derdi girdi tek derdimiz bu olsun neşemiz çok olsun diyen bu Anadolu genci geride hiç bir evlat bırakamadan vefat iki bacısı gardaşlarına şu ağıdı bıraktılar "Kurban olduğum boyuna Kıyma kadir Mevlam kıyma Topuzun göçü geliyor Topuz kondu yurt eyledi Kuraan okuyor fakılar
Edebiyat
Yaratılmışlık, herkesi aynı eşiğe getirir. Sultan da, maraba da aynı kapının muhtâcıdır. Fark, kapıya neyle geldiğinde değil, kapıda neyi fark ettiğindedir... K.Bânu Dağ
Allah (cc) ne kutsal zaman ne kutsal belde ne de masum sivil tanımayan ABD ve İsrail'i kahretsin. Tüm insanlığı şeytanın yeryüzü temsilcisi Batı medeniyeti ve onun işbirlikçisi, maraba devletlerin şerrinden korusun.
Hayata Dair