Günlüğün Şiire Dönüştüğü Nokta
8/10
·220 syf.··
2026 53. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 11:39
Cahit Zarifoğlu’nun Yaşamak adlı eseri, günlük türüne edebi bir derinlik kazandıran, şiir, deneme, mektup, iç konuşma ve yer yer bilinç akışı tekniğini aynı metinde buluşturan özgün bir yapıttır. Bana göre yalnızca Türk edebiyatında değil, Dünya edebiyatında da benzeri az görüleceğini düşündüğüm bu eser, yalnızca bir günlük değil; bir şairin zihnine, ruhuna ve hakikat arayışına açılan kapıdır. Kitaba ilk başladığınızda yer ve tarih başlıkları sebebiyle klasik bir günlük okuyacağınızı düşünebilirsiniz. Ancak sayfalar ilerledikçe bunun alışılmış anlamda bir günlük olmadığını fark edersiniz. Zarifoğlu, yaşadıklarını kronolojik bir düzen içinde aktarmaktan ziyade, hafızasının çağrışımlarını takip eder. Böylece eser, bir hayat hikâyesinden çok bir ruh haritasına dönüşür. Okur; çocukluğuna, askerlik yıllarına, İstanbul’daki edebiyat çevrelerine, Anadolu gözlemlerine, Avrupa seyahatlerine, babasıyla ilişkisine, evliliğine, çocuklarına, sanat anlayışına ve inanç dünyasına dağınık görünen fakat bilinçli bir kurgu içinde tanıklık eder. Bu parçalı yapı, metnin en belirgin özelliklerinden biridir. Zarifoğlu’nun şiirlerine aşina olanlar onun dilindeki kapalılığı, yoğunluğu ve çağrışım gücünü bilir. Aynı yaklaşım Yaşamak’ta da kendisini gösterir. Onun metinlerinde karmaşıklık bir eksiklik değil, bilinçli bir tercihtir. Hayatı düz bir çizgi olarak değil; anılar, acılar, sevinçler, ayrılıklar ve manevî arayışların iç içe geçtiği büyük bir bütün olarak görür. Bu nedenle Yaşamak, olay örgüsüyle değil, ruhsal derinliğiyle okunması gereken bir eserdir. Bu tabii ki de zorlu okuma sürecini olumsuz yönde de etkilemektedir. Kitap boyunca anlattığı şehir yalnızca coğrafi mekânlar değildir. Her biri yazarın iç dünyasında başka bir kapıyı aralar. Bunu kitapta hissedebilirsiniz. İstanbul
Edebiyat
YaşamakCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 202011,2bin okunma
9/10
·249 syf.··
2026 49. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 13:37
Keyif aldığım bir kitabın yorumu ile geldim. Yazar karmaşık hikayeleri güzel bağlaması ile biliniyor yani size komplex yapıdaymış gibi gelen olaylar bir bakıyorsunuz birbirine sağlam bir biçimde bağlanmış. Bolca betimleme, mevcut duygu durum aktarımı, başkahraman bir olayı anlatırken bir anda onun düşünceleriyle başka bir olayın içine girme gibi yöntemleri tercih eden yazar bu kitabının ismini de başka kitaplarında olduğu gibi Shakespeare’in bir oyunundaki tirattan almış. Ki bunu yaparken aldığı oyunun konusunu da kullanan yazar sıkı bir Shakespeare hayranı olduğunu bizlere gösteriyor. Aslında kitap esrarengiz bir cinayetle başlıyor ve olaylar zamanda sıçramalarla başka yerlere evriliyor, sonra müthiş bir kurguyla başa dönüyor. Hikayeyi anlatıcının ağzından dinlerken Marìas bizlere gerçeği bilme sorumluluğu,ilişkiler, evlilik, aile bağları gibi konularda bilgi verirken bir yanda da varoluşçuluğun kıyılarında gezdiriyor. Yoğun anlatımları sevmiyorsanız bile sakin bir zamanınızda yazarın bu eserine bir şans vermenizi öneririm.
Beyaz KalpJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 2016983 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·249 syf.·
2026 30. kitabı
* Keyif aldığım bir kitabın yorumu ile geldim. Yazar karmaşık hikayeleri güzel bağlaması ile biliniyor yani size komplex yapıdaymış gibi gelen olaylar bir bakıyorsunuz birbirine sağlam bir biçimde bağlanmış. Bolca betimleme, mevcut duygu durum aktarımı, başkahraman bir olayı anlatırken bir anda onun düşünceleriyle başka bir olayın içine girme gibi yöntemleri tercih eden yazar bu kitabının ismini de başka kitaplarında olduğu gibi Shakespeare’in bir oyunundaki tirattan almış. Ki bunu yaparken aldığı oyunun konusunu da kullanan yazar sıkı bir Shakespeare hayranı olduğunu bizlere gösteriyor. Aslında kitap esrarengiz bir cinayetle başlıyor ve olaylar zamanda sıçramalarla başka yerlere evriliyor, sonra müthiş bir kurguyla başa dönüyor. Hikayeyi anlatıcının ağzından dinlerken Marìas bizlere gerçeği bilme sorumluluğu,ilişkiler, evlilik, aile bağları gibi konularda bilgi verirken bir yanda da varoluşçuluğun kıyılarında gezdiriyor. Yoğun anlatımları sevmiyorsanız bile sakin bir zamanınızda yazarın bu eserine bir şans vermenizi öneririm.
Beyaz KalpJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 2016983 okunma
7/10
·400 syf.··
2026 19. kitabı
Selam arkadaşlar bugün sizlere ülkemizin yakın tarihi hakkında bilgi edinebileceğiniz, aynı zamanda akıcı anlatımıyla ve başarılı kurgusuyla güzel bir okuma deneyimi sunan o kitabı tavsiye edeceğim. Sevgili yazarımız Osman Balcıgil’den #yağmurçiseliyor . 80li yıllarda yaşanan siyasi karışıklıklar, dış güçlerin iç işlerimize müdahalesi, güvensizlik ortamı, alevi-sünni grupların birbirlerine girmesi, Maraş ve Çorum olayları detaylı ve resmi kanıtlarla okuyucuya sunuluyor. Ben Balcıgil okumayı seviyorum, ülkemizin yakın tarihi hakkında birçok bilgiyi onun kitaplarıyla edindim. Sıkmadan, bunaltmadan, merakınızı uyandırarak anlatıyor ki bu da eğer bir tarih sever değilseniz sizi memnun edecektir. Ben severek okudum sizlere de içtenlikle tavsiye ederim. bkmkitapcom
Yağmur ÇiseliyorOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20241,113 okunma
7/10
·147 syf.··
2026 33. kitabı
Modern yaşamın aldatmacası içerisine sıkışmış, o yoğun akış içerisinde neyi neden istediğini kaybetmiş, yalınlaşmak yerine yalnızlasmayı tercih eden insanın geçmişe duydugu özlem ve farkındalık üzerine bir hikaye anlatılıyor. Aslında çokca bizden içimizden bir hikaye. Tabiki hikayeye renk katmak için farklı araçlar kullanılmış, doğa üstü unsurlarla mistik bir hava katılmış kurgu içerisinde . Kentsel dönüşümün kırılma noktası 2012 diyor google, kitabın ilk yayın tarihi 2015. Dönüşün belirli ilçelerde pik yaptığı, ruhsuz ama sizin adınıza herşeyin düşünüldüğü siteleşmenin ayyuka çıktığı dönemden etkilenmiş sanırım yazarımız. Ne yazıkki Maraş depreminde sonra yeni bir furya ile dönüşümün apartman bazında etkilerini yeniden yine görüyoruz. Bu hengame içerisinde karakterlerin derinlikleri, nasıl kişiler oldukları, başlarından geçenler hikaye içerisine çok güzel yedirilmiş. Akış içerisinde merak duygusu barındırsa da, sonunun ne olacağını tahmin etmemek mümkün değil. Meteforik anlamda Mete ile Asuman’ın arasındaki ilişkide gerilim de, eski yeni çatışması tadında yansımalı olmuş. Ben eski baskısını okudum. Yeni edisyonda neler değişti merak etmiyor değilim. Eski yeni çatışması yaşar mıyım acaba?
En Çok Onu SevdimGamze Güller · Everest Yayınları · 202585 okunma
Puan vermedi
Jack London'ın Kızıl Veba adlı kısa romanı, yazarın 1912 yılında kaleme almaya başladığı ve yaklaşık yüz yıl sonrasını hayal ederek kurguladığı bir kıyamet sonrası hikâyesi. Eser, tüm dünyayı etkisi altına alan ölümcül bir salgının, insanları kısa süre içinde kızıl renge dönüştürerek ölümlerine neden olması sonucu insanlığın yok olmanın eşiğine gelişini ve hayatta kalmayı başaran az sayıdaki insanın verdiği yaşam mücadelesini anlatıyor. Yazar, bu salgını Orta Çağ'da milyonlarca insanın ölümüne neden olan veba salgınına benzeterek hastalığı "Kızıl Veba" olarak adlandırmış. Kitabın dili oldukça sade ve akıcı. En dikkat çekici yönlerinden biri ise London'ın, yüz yılı aşkın bir süre önce 2013 yılı için yaptığı bazı öngörülerin günümüzde bile şaşırtıcı gelebilmesi. Bir salgının medeniyeti kısa sürede çökertmesi, düzenin yerini kaosa bırakması ve insanların ilkel yaşam koşullarına dönmek zorunda kalması etkileyici bir şekilde işlenmiş. Yazar, felaket sonrasında ortaya çıkan topluluklar üzerinden asker, rahip ve kral gibi otorite figürlerinin yeniden doğuşuna da göndermelerde bulunuyor. Ayrıca uygarlıkların belirli bir seviyeye ulaştıktan sonra çökmesi ve ardından yeniden yükselmesi fikrini, medeniyeti denizlerde oluşan köpüklere benzeterek oldukça etkileyici bir şekilde aktarıyor. Koronavirüs salgınını ve Maraş depremlerini yaşamış biri olarak, kitapta yer alan salgın, yangın, kaos ve toplumsal çöküş sahneleri bana farklı duygular hissettirdi. Bu nedenle eser, yalnızca bir bilim kurgu ya da felaket hikâyesi olmanın ötesinde, insanlığın kırılganlığı üzerine düşündüren bir metin olarak da dikkat çekiyor. Kıyamet sonrası edebiyatının öncü örneklerinden biri sayılabilecek bu kısa romanı, hem Jack London hayranlarına hem de felaket ve distopya temalı eserlerden hoşlananlara
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,8bin okunma