T
Puan vermedi·112 syf.··
2026 36. kitabı
Sırpların Osmanliya hainliklerini net anlatan bir kitap.Kara Yorgi denen adamin gündüz tarlada çalışıp gece Osmanlı'ya saldırması, Osmanlı'ya Rus savaşı ve Balkanlardaki mücadeleler cok guzel anlatılmış . Kara Yorginin oldurulenOsmanli Pasasinin intikamıni alacagjm yalaniyla cete kurmasi -ki Mustafa pasasirplar tarafindan sevilirdi-Osmanlı Sırp topraklarında yıkık dökük kimseleri saygıdan yaptırmış, keşke yaptirmasaymiş. İyilikten maraz doğmuş gerçekten .Osmanlı'nın 4 koldan mücadelesi ve ic çatışmaları da zor bir sürecmis.Iyi ki o devirde yaşamamışım.
Tuna KıyılarıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 2018131 okunma
7/10
·370 syf.··
2026 12. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 20:12
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir. (Spoiler içerir!) Türk edebiyatında, eşkıya romantizmine karşı ilk itirazı Kemal Tahir getirmiş. Kendine sorulduğu zaman bu kitabı 'İnce Memed'e eleştiri olarak yazmadığını söylesede, pek inandırıcı gelmedi bana. Yaşar Kemal'in toplumsal gerçekliği ile Kemal Tahir'inki arasında uçurumlar var. Köylüyü aşırı sert bir şekilde işten kaçan, lakayt, aç gözlü, aşırı cinsel açlık çeken, hırslı, dini istismar ederek çıkar kazanan gibi keskin ve sivri olumsuz bakış açısı ile anlatımı beni rahatsız etti. Hoş döneminde de yazar bu konuda oldukça eleştiri almış. Ana hatları ile Uzun İskender, Kuru Zeynel, Katır Adil, Maraz Ali eşkiyalarının ekseninde dönen olaylarda aşırı küfürbaz söylemlerine, 40 yaşın üzerindeki adamların 11-13 yaşındaki çocuklardan ağzının sulanıp karısına kuma yapmak için iğrenç kaçırma planlarına, kadına -hatta hasta kadına- fiziksel şiddetin yaşatıldığına, kadınların sadece beden olarak görülmesine, din ayrımı ve ayrımcılığı yapılmasına yer verilmesi okuma süremi oldukça kasvetli bir hale soktu. Kitabın başlarında eşkiya güzellemesinin yapılıp 350. sayfalardan sonra Uzun İskender ile İnce Mehmet yergisi yapılmış. Maraz Ali'nin sonuyla ise eşkiyalığa özenen genç bir delikanlının, bir erkeğin başına gelebilecek belkide en zor kader çizilmiş. Halbuki kitabın girişindeki şu cümle "Ahlak düzeni sağlam olmayan ve soyguncularıyla başa çıkamayan bir toplum -ruhunda artakalmış barbarlık duygusunun da baskısıyla soyguncularına karşı hayranlık duyar." (Andre Maurois, İngiltere Tarihi ) bütünün özeti niteliğindeydi. Yazar içerikte dönem anlatımına, ağalığa, ağanın kendi çocuğu ve torunlarının açlığına neden olacak kadar acımasızlığına da
1000Kitap
Rahmet Yolları KestiKemal Tahir · Ketebe Yayınevi · 20221,143 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Belgelerin Gücü, Kalemin Tarafı: Derin Devlete Kusurlu Bir Otopsi
6/10
·349 syf.··
2026 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 19:45
Türkiye'nin o kan, barut ve rutubet kokan yakın tarihine, devlet-mafya-siyaset üçgeninin karanlık dehlizlerine dalmak isteyenler için yazılmış, su gibi akan belgesel niteliğinde bir kurgu. Peşinen söylemeliyim ki; yazarın akıcı üslubu, belgeleri romanlaştırarak sunma becerisi ve MİT-Emniyet çatışmasından faili meçhullere kadar dönemin anatomisini çıkarmadaki ustalığı tartışılmaz. Eğer yazar, elindeki o kıymetli arşivi ideolojik bir filtreye sokmadan, objektif bir gazeteci refleksiyle masaya yatırabilseydi, bu kitap rahatlıkla 8 veya 9 puanı hak eden bir başyapıt olabilirdi. Ancak metne sızan iki büyük maraz, esere vurduğum neşterin ardından puanını 6'ya düşürmeme sebep oldu. Birinci ve en büyük maraz: Kesif bir sol perspektif ve tarafgirlik. Kitabın henüz 11. sayfasında "Zaten gazeteciliğin, araştırmacılığın en zor yanı da, kişinin duygularına teslim olmaması değil midir?" diyen yazarlar, ne yazık ki kitap boyunca kendi duygularına ve ideolojik bagajlarına teslim olmuşlar. 80 öncesi o cinnet yıllarını okurken terazinin sürekli tek tarafa yattığını görüyorsunuz; solcular daima "katliamda" öldürülürken, sağcılar nedense sadece "çatışmada" ölüyor. Yazar, sol içi fraksiyon kavgalarında dökülen kanı romantik bir şekilde anlatırken, ülkücü gençleri duygusuz birer "tetikçi robot" gibi resmediyor. Örneğin Bahçelievler olayını okurken, işin faillerinden Haluk Kırcı'nın "Bunun bir de öncesi var, bizim de gençlerimizin kafasına arkadan sıkıldı" çırpınışı metinde buharlaşıp gidiyor. Etki-tepki mekanizmasını ve o dönemin taşra yoksulluğunun getirdiği psikolojiyi yok sayıp, bir tarafı ailesi olan kurbanlar, diğer tarafı keyfince adam öldüren faşist robotlar olarak çizerseniz, orada sosyoloji biter, siyasi iddianame başlar. İkinci maraz ise kitabın kronolojik bir şizofreni
Siyaset
Reis: Gladio'nun Türk TetikçisiSoner Yalçın · Doğan Kitap · 20102,721 okunma
“Bu kadar şey yaşayıp merak etmemek olmaz.”
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 02:28
“Asıl gulyabani cehaletin ta kendisi...” Hüseyin Rahmi Gürpınar ~ Gulyabani 9/10 Hüseyin Rahmi’nin eserlerini okumaktan büyük keyif alıyorum. Küçüklüğümde filmini izlerken hissettiğim ürpertiyi bugün kitabında yeniden hissetmek… garip ama güzel bir döngü Korku ve mizah iç içe… Asıl korku dışarıda değil; çoğu zaman zihnimizde büyüttüğümüz şeylerde.. ️ Yazar mizahla eleştiriyi çok iyi dengeliyor. Hem düşündürüyor hem de okuma sürecini keyifli hâle getiriyor. Özellikle insan psikolojisini ve toplumsal inançları ele alış biçimi, kitabı çok daha etkileyici kılıyor... ️ “Merhametten maraz hâsıl olur derler ya çok doğru bir lakırdıymış.” (7) “Âlemin aklını mezada çıkarmışlar da yine herkes kendininkini beğenip almış.” (31) “Bazı kötü niyetliler, insanları gözleriyle de yerler.” (82) Hurafeler, ve insanın kendi zihninde yarattığı korkular… “Gulyabani” tam olarak bunu keşfetmek isteyenler için .. Keyifli Okumalar .. . . .
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518bin okunma
İyilikten maraz doğar.
9/10
·656 syf.··
2026 23. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 23:30
Son dönemlerde okumaktan keyif aldığım en iyi kitaptı sanırım. Kitap Habil ve Kabil hikayesi etrafında şekilleniyor. İnsan doğuştan iyi mi kötü mü, yoksa seçimleri mi aslında belirleyici? Okurken bu soruyu bol bol düşündürüyor. Kitapta tüm karakterlerin psikolojik derinliği harikaydı. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir eser. Üç nesil bir ailenin iyilik ve kötülük seçimleri çerçevesinde şekillenmiş. Normalde kötülük yapan insanlarla da empati yapılabilir, -niçin bunu yapmış-diye sorgulayabiliriz. Ama Cathy karakteri bu fikrimi çürütmemi sağladı. Saf kötülük nedir bunu çok güzel gösteriyor bu karakter ve hiçbir şekilde empatiye açık kapı bırakmıyor benim nezdimde. Saf kötülük kadar saf iyiliğin de doğru olmadığını görüyoruz aynı zamanda romanda. Adam karakteri ise Cathy nin tam tersi saf iyi ama çevresine vermiş olduğu zarar da cabası. Bu iyilik onun gerçek dünyayla bağını koparmış. Bu iki karakterin çocukları olan Cal ve Aron arasındaki zıtlık ise insanın içinde hem iyiliğin hem kötülüğün bulunabileceğini gösteriyor. Bunun aslında seçim yapma özgürlüğüne bağlı olduğunu vurgulayan “Timshel” kavramı üzende duruluyor. İnsan tamamen ne iyidir, ne kötüdür. Önemli olan bizim hangi tarafı seçtiğimizdir.
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 201711,5bin okunma
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 11:44
Latin edebiyatını severek okuyorum. Bu kitap da güzel bir örnekti. Meksika'da geçiyordu. Büyülü gerçeklik vardı, bir ailenin hikayesi vardı. Kesinlikle tavsiye edebileceğim bir eserdi. İpucu Kitap biraz acıklıydı. Çiftçilikle uğraşan, varlıklı bir aile, iyi insanlar. Yanlarında çalışan, ev ve toprak verdikleri, yardımcı oldukları adamın ihanetine uğruyorlar. Kıskançlığından, hasetinden, evin babası Francisco'yu, çocuğunun yanında pusu kurup öldürüyor. Francisco çok iyi bir eş, baba, patron. Yazık oldu. İyilikten maraz doğmuş. Bir de vaftiz oğulları var, etrafında arılarla geziyor Simonopio, biraz tuhaf bir çocuk, aileye çok bağlı. Arıları babasının katilinin üzerine gönderip, intikamını alıyor.
Arıların UğultusuSofia Segovia · İthaki Yayınları · 087 okunma