Bu değersiz dünya hayatı, bir oyun ve oyalanmadan başka nedir ki! Elbette ahiret yurdu, korunan muttakiler için daha hayırlıdır. Hala akıllanmayacak mısınız?
İnsanlara iyilik emreder de kendinizi unutur musunuz? Halbuki kitap okuyorsunuz, artık akıl etmez misiniz? Bir de sabır ve namaz ile yardım isteyin. Gerçi bu, saygılı kimseler dışındakilere ağır gelir.
Bir zamanlar ben de birileriyle yan yanaydım ve hayata karşı savaşıyorduk birbirimizi savunarak kıyasıya. Oysa şimdi yalnızlık başımda taç, bileğimde kelepçe, ayağımda pranga.
Ve inandım en önemlisi de bu. Hem de her şeye. Mesela en basitinden, tüm yalanlara inandım.
Vaktiyle çok perişandım ama kötü mü oldu derseniz hayır iyi ki inanmışım. İnanmadan yaşamaktansa kanarak yaşamışım.
Yenik başlamak ya da baştan kaybetmiş olmak umurumda değil. Başlıbaşına bir başkaldırı bu ve büyük bir başlangıç.
Mutsuzluklarımla alay ederek, kendimi çok hafife aldığımdan uçarak çıktım cehennemden ve yitirdim dengemi.
Peki bulabilecek miyim dengemi?
Hiç sanmıyorum.
Peki bulmak istiyor muyum dengemi?
Hiç sanmıyorum.
"Evin dilini de anlıyormuşsunuz?"
"Evet?"
"Mesela pencereler... şu an bir şey diyorlar mı?"
"Onu hatırlamıyorlar bile..."
"Öyle mi? Neden? Yaşarken hiç dışarı bakmadığı için mi?"
"Hayır, ölürken bile sırtını onlara döndüğü için."