Hakan

Hakan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·166 syf.·
2022 20. kitabı
Jacques Ranciere
9.2/10 · 22 okunma
Reklam
Platon'da bilgi kuramı
Puan vermedi·143 syf.··
2022 19. kitabı
Platon’un Bilgi felsefesinin izlerini Theaitetos başta olmak üzere Menon, Phaidon, Şölen, Devlet, Sofist ve Devlet Adamı diyaloglarında sürebiliriz. Ancak başından sonuna bilgi ile ilgilendiği diyalog Theaitetos olduğu için en de Theaitetos ağırlıklı yazacağım. Öncelikle hızlı bir özet geçeceğim sonra da Theaitetos’un incelemesine başlayacağım. Platon’da ontoloji ve epistomlojiyi ayrı ayrı düşünemeyiz o yüzden buradaki açıklamalar epistomoloji ile olduğu kadar ontoloji ile de ilgili olacaktır. Platon, ontoloji ve epistemoloji arasında varolan’ın (ousia) durumunu şöyle çizer; epistomoloji yani bizi ideaların bilgisine götüren yol kavrama (noesis) yoludur bu kavrama, bilginin yani epistemenin şartı olarak görülebilir. Epistemolojik alanda bilmenin dört derecesindan en yüksekte yer alan bilgi türü olan “episteme” birbirine karşılık gelen nesnelerle birlikte oluşturulur. Episteme’nin altında çıkarım diyebileceğimiz (dianoia), kavramanın alt kademesinde yer alan ancak inanç/kanı (doxa) alanında da olmayan bir nesne ile karışlaşırız. Çıkarımın altına geçtiğimizde ise artık bilme düzeninde (ordo cognoscendi) inanç/kanı (doxa) alanına düşmüş oluruz ve ilk karşılaşacağımız nesne ise inanç (pistis) olacaktır buradan sonra da son basamakta yani bilmenin en aşağı biçimi olan tahmin (eikasia) ile karşılaşırız. Platon’un ontolojsi ve epistomolojisi bir nevi ayna gibi birbirini karşılayan nesnelerle karşılık bulur. Bilme düzeninin karşısında varolma düzeni (ordo essendi) denilen bir nesneler karşılığı vardır. Örneğin “bilgi (episteme) neyin bilgisidir?” diye sorduğumuzda cevabımız düşünülür alanın nesnesi (kosmos noetos) olan formlar (eidos), yani “idealar” olacaktır. Aynı şekilde çıkarım da imgelere (eikones) denk gelirken inanç da (pistis) fiziksel nesnelere denk
Felsefe
TheaitetosPlaton (Eflatun) · Bilgesu Yayıncılık · 2017354 okunma
Puan vermedi·832 syf.··
2022 18. kitabı
“kendimin ve ailemin başından geçenleri romanlaştırmıştım. fakat bir büyük burjuva evinin dağılışını anlatırken bundan daha önemli bir iş başardığımın, sonu gelen ve dağılan bir toplum dönemini haber verdiğimin bilincine varmış değildim” thomas mann thomas mann’ın “bir ailenin çöküşü” alt başlığı ile yayımlanan ve alman edebiyatında bildungsroman (oluşum romanı) ve daha alt katogirede de “familienroman” (aile romanı) olarak bilinen bu romanında; buddenbrook ailesinin 1835-1877 yılları arasındaki 4 kuşak boyunca devam eden çöküş sürecine (ve geri dönüşlerle birlikte 1835 öncesine) tanıklık ediyoruz. bu tanıklık yalnızca ailenin yaşadıklarıyla kalmıyor dönemin ekonomik, siyasi ve sosyal koşullarına kadar uzanıyor. klasik ile modern arasında bir köprü olarak da nitelendirebileceğimiz buddenbrooks’ta, thomas mann pek çok otobiyografik izler bırakmıştır ki bu ilk romanlarda sıklıkla rastlanan bir durumdur. örneğin; mann’ın wagner tutkusuna ya da gerçek ismini kullandığı doğum yeri olan, babası johann ve konsül johann’ın benzerliğine hatta tüccar ailenin son üyesi ve sanatçı ruhlu oğlu hanno ile mann arasındaki benzerliğe vs… doğrusu roman için thomas mann’ın gençlik yıllarının bir özetidir diyebiliriz. buddenbrooks’u yazarken mann’ın zorlandığını hatta aralıklarla savaş ve barış’ı, anna karenina’yı okuduğunu, rus ve iskandinav yazarların kendisine yol gösterdiğini kendi hayatını anlattığı lebensabriß’de görmekteyiz. ancak romancılığının yanında eşine az rastlanır bir bilgi birikimine sahip mann bu işin üstesinden kolaylıkla gelecek ve tarihler 1929’u gösterdiğinde nobel komitesinin "başlıca, çağdaş edebi çalışmaların klasiklerinden biri olarak tanınan, fevkalade romanı buddenbrooks sayesinde” sunumuyla nobel ödülünün sahibi olacaktır. mann lübeck’in adını romanda hiç
Edebiyat
BuddenbrooklarThomas Mann · Can Yayınları · 20151,926 okunma