Kitap hoş, acayip güzel falan diyemem ama hoş, kendini okutuyor ve yazarın iyi niyetini okurken fark ediyorsunuz. Ama işte eksik bir şey var o da çeviriden mi yoksa kitabın kendisinden mi kaynaklı bilmiyorum, okuyucuyu vurmuyor sersemletmiyor. Diyeceksin ki her kitabın vurucu mu olması lazım? Ben de sana Kafka'nın şu meşhur sözüyle cevap vermek isterim "Ancak bizim ihtiyacımız olan kitaplar; okuyunca bizleri bir felakete uğramış gibi sarsan, derin bir hüzne boğan, kendimizden daha çok sevdiğimiz bir kişinin zamansız ölümü gibi kahreden ve herkesten uzak, karanlık ormanlara sürülmüş gibi hissettiren kitaplardır. Bir kitap, insanın içindeki donmuş denizlere vurulan bir balta gibi olmalıdır. Ben buna inanıyorum.". Bu Kafka'nın ağzından çıkan üç beş sayılı doğru cümleden biri:) Kurmacada beklentim hep bu yönde olduğu için Gospodinov'a hoş demekle yetiniyorum. Okuyun tavsiye ederim, çeşni olsun.