Arı Usun Eleştirisi A ve B Yayımları İçin Önsözler, Giriş; Aşkınsal Estetik

10,0/10  (1 Oy) · 
5 okunma  · 
2 beğeni  · 
461 gösterim
Immanuel Kant (1724-1804) tüm yaşamını doğduğu ve hiç ayrılmadığı Prusya kenti Königsberg'de geçirdi. Orada tanrıbilim okudu, 1755'te öğretmenlik görevine başladı, 1770'te mantık profesörü oldu, ve hiç evlenmedi. En önemli yapıtı olan Arı Usun Eleştirisi' nde bilme yetimizin bilmeye yetenekli olup olmadığını bilmemiz, yani bilmeden önce bilmemiz gerektiğini göstermeye çalıştı. Kişisel bilincini Gerçeğin saltık yargıcı sayarak "Arı Us" dediği sıradan derin düşünme yetisini yargıladı, ve onu bilginin sınırlarını aşması zemininde eleştirdi. Buna kanıt olarak herhangi bir çıkarsama ya da tanıtlama sunmayı gerekli görmeksizin, tüm belirlenimlerden boşaltılmış ve dolayısıyla bilinmesi özel olarak olanaksızlaştırılmış ve gereksizleştirilmiş bilinemez bir kendinde-Şey soyutlamasını gösterdi. Bilme yetisi gerçek Varlık ile, kendinde-Şey ile ilişkisiz olarak salt kendi düşüncelerini bilebilirdi. Bilmenin bilincinin ötesine, nesnelliğe geçmesi yasaklandı.

Kant'ın tanıtlamaları sıradan bilincin olağan tasım işlevleridirler, her içeriğe eşit ölçüde açık olarak herhangi bir yöntemsel karakter göstermezler. Bu seçme özgürlüğü içinde, Eleştirel Felsefe Realiteyi bilginin alanından dışlar ve Fenomenin öznelliği içine yerleşerek yalnızca bilincin kendisinin bilginin nesnesi olabileceğini savunur. Yine, eğer Kant'ın felsefesini düzeltmeden alırsak, insan için olanaklı olan yalnızca fenomenal bir 'bilim,' bilginin yerini alan inancın temelinde fenomenal bir ahlak ve törellik, ve kişisel-öznel beğeniler temelinde fenomenal bir estetiktir. Özellikle 'aşkın/transzendent' olanla ilgilenmeyen felsefesine keyfi olarak ve paradoksal olarak 'Aşkınsal/Transzendental Felsefe' adını veren Kant kuşkucu eğilimi ile Aufklärung filozofları arasında bir onur yeri doldurdu. Tüm zamanlarda kendisini dinlemeye ve izlemeye hazır eşit ölçüde kuşkucu eğilimli geniş bir bilinç alanının duygudaşlığını kazandı. Kişisel olarak bir nihilist olmasa da, "insanın yamuk tahtasından düzgün hiçbirşey yapılamaz" diyordu.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2011
  • Sayfa Sayısı:
    109
  • ISBN:
    9772146123004
  • Çeviri:
    Aziz Yardımlı
  • Yayınevi:
    İdea Yayınevi
  • Kitabın Türü:

Türkçe'de, bazı kesimlerce ısrarla "Arı Usun Eleştirisi" şeklinde çevrilirken, diğer bazılarınca da "Saf Aklın Tenkidi" olarak söylenegelen; en uygunun ise, sanki orta yolu bulma uğruna yerleşmişi olan "Saf Aklın Eleştirisi" olduğu, Avrupa felsefesinin doruğu olan İmmanuel Kant'ın doruğu olan kitap.

Tabi, istek üzere çoğaltılabilir: "Katıksız Aklın Tenkidi", "Salt Usun Eleştirisi", "Arı Usun Kritiği", "Pür Aklın İrdelemesi"...

Kitabın adı konusundaki ihtilaftan, içeriği konuşmaya sıra gelmiyor. Kant buna şahit olsaydı, mezarında ters dönerdi herhalde. Neyse, Kant'ik kuntik mevzular bunlar. Bir nevi: Saftirik Kofti'nin Kıytırığı!

Kitaptan 5 Alıntı

SaintDakinas 
14 Haz 23:42 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Tutarlı olmak bir filozofun en büvük yükümlülüğüdür, oysa buna çok ender rastlanır.

Arı Usun Eleştirisi, Immanuel Kant (Sayfa 27 - Türkiye Felsefe Kurumu)Arı Usun Eleştirisi, Immanuel Kant (Sayfa 27 - Türkiye Felsefe Kurumu)

bir mahkeme ki ona haklı savlarında güvence verirken, buna karşı tüm temelsiz istemlerini zora dayalı bir hükümle değil ama kendi ilksiz-sonsuz ve değişmez yasalarına göre bir yana atabilecektir. Ve bu mahkeme Arı Usun Eleştirisinin kendisinden başkası değildir.

Arı Usun Eleştirisi, Immanuel Kant (Sayfa 15 - İdea)Arı Usun Eleştirisi, Immanuel Kant (Sayfa 15 - İdea)
SaintDakinas 
 16 Haz 06:10 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Önsöz
Burada aynı zamanda Eleştirinin şu bilmecesi, yani, nasıl oluyor da kategorilerin teorideki duyularüstü kullanılışının nesnel gerçekliği yadsınabiliyor, ama saf pratik aklın nesneleri bakımından bu gerçeklik kabul edilebiliyor bilmecesi, ilk defa çözülüyor; çünkü aklın bu pratik kullanılışı, yalnızca bir ad olarak bilindiği sürece, bunun, zorunlu olarak tutarsız görünmesi gerekir.

Arı Usun Eleştirisi, Immanuel Kant (Sayfa 5 - Türkiye Felsefe Kurumu)Arı Usun Eleştirisi, Immanuel Kant (Sayfa 5 - Türkiye Felsefe Kurumu)
SaintDakinas 
14 Haz 23:44 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Not
Mutlu olmak, zorunlu olarak her akıl sahibi ancak sonlu varlığın arzusudur, dolayısıyla da bu varlığın arzulama yetisini kaçınılmazcasına belirleyen bir nedendir. Çünkü bir bütün olarak varoluşundan memnun olması, böyle bir varlığın doğuştan sahip olduğu bir şey ya da bağımsızca kendi kendine yetmenin bilincini varsayan bir kutsal bağış değildir; bu, sonlu yapısının kendisinin onu ister istemez karşı karşıya bıraktığı bir sorundur; çünkü bu varlık gereksinmeler içindedir ve bu gereksinmeler arzulama yetisinin içeriğiyle ilgilidir; yani durumundan memnun olabilmesi için neye gereksinme duyduğunu belirleyen öznel bir haz ya da acı duygusuna bağlıdır.

Arı Usun Eleştirisi, Immanuel Kant (Sayfa 28 - Türkiye Felsefe Kurumu)Arı Usun Eleştirisi, Immanuel Kant (Sayfa 28 - Türkiye Felsefe Kurumu)
SaintDakinas 
14 Haz 23:58 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Saf Pratik Aklın Temel Yasası
Handle so, daß die Maxime deines Willens jederzeit zugleich als Prinzip einer allgemeinen Gesetzgebung gelten könne.
~~~
Öyle eyle ki, senin istemenin maksimi, hep aynı zamanda genel bir yasamanın ilkesi olarak da geçerli olabilsin.

Arı Usun Eleştirisi, Immanuel Kant (Sayfa 35 - Türkiye Felsefe Kurumu)Arı Usun Eleştirisi, Immanuel Kant (Sayfa 35 - Türkiye Felsefe Kurumu)