schop

schop
@marcelprous7
weltschmerz.
Tüm Avusturya artık her şeyin sahteleştiği ve herkesin her konuda aldatıldığı insafsız bir ticarete dönüştü. Güzel bir ülkeye gittiğinizi sanıyorsunuz ama aslında sapıkça yönetilen bir mağazaya gidiyorsunuz. Bir kültür ülkesine gittiğinizi sanıyorsunuz ama her yerde karşınıza çıkan ilkellik karşısında tepetaklak oluyorsunuz. Ahmakça bir atmosfer ta başından nefes almanızı güçleştiriyor.
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mimarlar dünyamızın yüzeyini mahvettiler dedim, sorumsuz politikacılar tarafından bu mahvedişe kışkırtılan ve itelenen mimarlar. Önceleri sanki savaşlar kentlerimizi ve doğamızı mahvetmiş gibi görünüyordu ama onlarca yıldır bu sapıkça barış içinde daha da büyük bir vicdansızlıkla mahvedildi onlar, kendi küçük katil çocukları olan mimarlara olanak sağlayan iktidar sahiplerinin insafsız ticari amaçları yüzünden. Bu son onlarca yılda mimarlar nasıl da ortalığı birbirine kattı! Bunun yanında savaşın yıkımı masum kalır.
Edebiyat
Ne kadar aptal bir halk, dedim, oysa ne kadar nefis bir ülke, böylesi bir güzellik başka yerde yok. Bir benzeri daha olmayan bir doğa ve bu doğayla ilgilenmeyen insanlar. Böylesine yüksek bir eski kültür dedim ve bugün böylesine barbarca bir kültürsüzlük, yıkıcı bir yok-kültür. İç karartıcı siyasal koşullardan hiç söz etmeyelim. Avusturya’da bugün ne kadar iğrenç yaratıklar iktidar sahibi! En alçaklar en tepede oturuyor. En iğrençler ve en hainler her şeyi ele geçirmiş, anlamı olan her şeyi yıkmakla meşgul. Haris yıkıcılar işbaşında, sorunsuz sömürücüler, üstlerine sosyalizm kılıfını geçirmişler. Hükümet korkunç bir yıkım makinesini işletiyor, bu makinede benim sevdiğim her şey her gün yok ediliyor. Kentlerimiz tanınmayacak halde, dedim, doğamız artık seyredilemeyecek durumda. En güzel şeyler yeni barbarların para ve iktidar hırsının kurbanı oldu, bir yerde büyük ve güzel bir ağaç varsa hemen kesiliyor, nefis bir bina varsa hemen yıkılıyor, vadiden akan güzel bir ırmak varsa ırmak hemen yok ediliyor. Genel olarak tüm güzelliklere tekme atılıyor. Ve bunların hepsi akla gelebilecek en iğrenç sahtekârlıklarla sosyalizm adına yapılıyor. Kültürle en ufak bir ilişkisi olan şey kuşkuyla karşılanıyor ve yok oluncaya kadar sorgulanıyor. Yok ediciler işbaşında, katiller. Karşımızda yok ediciler ve katiller var, her köşe bucakta öldürücü çalışmalarını sürdürüyorlar. Yok ediciler ve katiller kentleri öldürüyor ve onları yok ediyorlar ve ülke toprağını katlediyor, yok ediyorlar. Kocaman kıçlarıyla devletin her bir köşesinde binlerce ve yüz binlerce makamda oturuyor ve kafalarında yok etme ve katletmekten başka bir düşünce taşımıyorlar.
Edebiyat
Orada her şey yalan Gambetti, dedim, orada dayanılmaz bir yapaylık egemen, siz bunu düşünemezsiniz bile Gambetti. Bu insanlar benim için anlamı olan hiçbir şeyi umursamazlar, doğayı, sanatı, önemli olan hiçbir şeyi. Kitap okumazlar, müzik dinlemezler, bütün gün en gereksiz, en bayağı şeyler üzerine konuşurlar. Onlarla yararlı olabilecek en ufak bir sohbet bile mümkün değildir, hep iç karartıcı şeyler konuşulur. Bir şey mi söylüyorum, anlamazlar söylediğimi. Onlara bir şey açıklarım, bana bön bön bakarlar. En ufak bir zevkleri yoktur. Dünyanın merkezlerinden biri olan Roma’dan söz ettiğimde, dedim Gambetti’ye, canları sıkılır. Paris’ten söz etsem, yazın üzerine, resim üzerine konuşsam da öyle.
Edebiyat
Bir ölü hakkında kötü konuşulmamalı diyor insanlar, sahtekârlık ve yalancılık bu. Ömrü boyunca iğrenç olmuş, tamamen kötücül bir karaktere sahip bir insan hakkında onun ölümünden sonra iğrenç biri olmadığını, kötücül bir karaktere sahip olmadığını, iyi bir insan olduğunu birdenbire nasıl iddia edebilirim. Ne zaman biri ölse bu zevksizliğe tanık oluruz. Öldüğünde o iyi insan öldü demekten nasıl çekinmiyorsak, o hain, alçak insan öldü demekten de çekinmemeliyiz.
Edebiyat