schop

schop
@marcelprous7
weltschmerz.
Annemle babam hiçbir şey yapmamadan nefret ettiler, bir düşünce insanının hiçbir şey yapmama diye bir şeyi aslında hiç bilmediğini kavrayamadılar, bir düşünce insanının tam da o hiçbir şey yapmama görüntüsünün altında en yoğun ilgi ve en büyük çabayla varlığını sürdürdüğünü bilemediler çünkü kendi gerçek hiçbir şey yapmamaları onlara hiçbir şey sağlamazdı, çünkü kendi gerçek hiçbir şey yapmamalarında gerçekten hiçbir şey olmazdı, çünkü onlar gerçekten hiçbir şey düşünemezlerdi, kaldı ki bir düşünme süreci içinde olmayı becerebilsinler. Düşünce insanının bir şey yapmaması olanaksızdır. Onların bir şey yapmamaları ise gerçek bir hiçbir şey yapmamaydı çünkü bir şey yapmadıklarında içlerinde hiçbir şey olmuyordu. Düşünce insanıysa bir şey yapmadığında en çok şey yapandı. Ama gerçekten hiçbir şey yapmayanları, anne babamı ve genel olarak benim aileme benzeyenleri buna inandırmak olanaksızdı.
Edebiyat
Reklam
Annemle babam her şeyi kabulleniyordu, Georg Amcam hiçbir zaman hiçbir şeyi kabullenmiyordu. Annemle babam doğdukları andan itibaren atalarının koyduğu kurallara göre yaşadılar ve hiçbir zaman kendilerine özgü yeni kurallar koyup kendi koydukları bu kurallara göre yaşamak gelmedi akıllarına, Georg Amcamsa her zaman kendi koyduğu kurallara göre yaşadı. Ve kendi koyduğu bu kuralları da her an bir tarafa itti. Annemle babam her zaman kendilerine gösterilen yolu izledi yalnızca ve hiçbir zaman, bir an için bile olsa bu yoldan ayrılmadılar, Georg Amcam yalnızca kendi yoluna gitti.
Edebiyat
Bir başkası değil oydu beynimin iç duvarlarına tarihin büyük isimlerini can sıkıcı fotokopiler olarak değil de her zaman canlı bir sahnedeki canlı insanlar olarak yerleştiren.
Edebiyat
Onlar geyikleri vururken ben tüfek seslerini duymamak için kütüphanede, sıkıca kapatılmış kepenklerin ardında oturur ve Dostoyevski okurdum, derdi.
Edebiyat
Fotoğraf çekmek alçakça bir tutku, dünyanın her yerinde toplumların her kesiminden insanlar kendini kaptırmış buna, tüm insanlığın yakalandığı ve asla bir daha iyileştirilemeyecek bir hastalık. Fotoğraf sanatını bulan kişi, tüm sanatlar içinde en çok insan düşmanı olanını bulan kişi aynı zamanda. Ona borçluyuz doğanın ve onda varlığını sürdüren insanın sonsuza dek çarpıtılışının sapıkça yüzünü. Şimdiye kadar hiçbir fotoğrafta doğal, yani gerçek ve hakiki bir insan görmedim, tıpkı şimdiye kadar hiçbir fotoğrafta gerçek ve hakiki bir doğa görmediğim gibi. Fotoğraf yirminci yüzyılın en büyük felaketi. Ne zaman bir fotoğrafa baksam, hiç olmadığı kadar büyük bir tiksinti duymuşumdur.
Edebiyat
Reklam