marcy y

marcy y

, bir kitap okudu
Puan vermedi·78 syf.·
2025 58. kitabı
Bekir Yıldız
8/10 · 225 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Tam bir saat dinledim bütün işkence seslerini... Derken bir sessizlik çöktü ortalığa. Ceset masadan kalktı, yatağa yürüdü, yattı yatağa, çekti kafasına kirli amerikan bezine sarılı battaniyeyi... Uyur gibi yapıyor ceset... Çocukluktan kalma bir korunma duygusu uyur gibi yapmak... Uyurken dövmezlerdi çocukken. Ortalık karışınca, genellikle çabucak yatağa girip yatar çocuklar ondan... Paşa babanın tıktığı odada kendimi korumak için büyük olmak istemiş, kruvaze ceketimi, yele­ğimi, uzun pantolonumu giymiştim. Şimdi ise yine bilinçaltı bir özlemle korunmak için çocuk olmak istiyor, yatağa saklanıyordum.
Sayfa 237·Kitabı okudu

marcy y

, bir kitap okudu
Puan vermedi·280 syf.·
2025 57. kitabı
Çetin Altan
7.5/10 · 288 okunma
"Ne diyorum, biliyor musun avrat. Tutacaksın şu Allah ' ı, üç kış aç bırakacaksın, sonra vereceksin eline kazmayı, ama kazma ağır olacak, öyle ağır ki zor kaldıracak, çalıştıracaksın güneşin altında, bizim yediklerimizi yedireceksin, bizim çektiklerimizi çektireceksin. Sonra da güzel döveceksin, öyle döveceksin ki, bir ay kalkamayacak yataktan, kolunu kanadını kıracaksın. Öyle, kör topal bırakacaksın ortaya, bak o zaman nasıl kuzu kuzu olacak. Kalemi aldı mı eline duracak, ne yazacağım şaşıracak ... " "Tövbe, de herif, tövbe de." "Be avrat, bütün bu işleri başımıza o açmadı mı şimdi? Söz aramızda söyle." "Sen çarpılacaksın vallaha." "Doğru, bir bu eksikti çünkü."
Sayfa 360·Kitabı okudu
Mahmut: "Ne düşünüyorum biliyor musun avrat: Diyorum ki, Allah bir yürü kulum dese, bir dese yok mu; Mahmut da yürüse ... " Azime: "Bu ayaklarla mı?" "Ayağa ne bakıyorsun sen. Allah yürü dedikten kelli yürütür elbet. Allah bu. İstese elleriynen yürütür adamı. Yürümenin türlü türlüsü vardır: Bir sürünmek vardır, götü yerden kurtulmaz adamın. Bir de tepesinin üstünde yürümek ki, adamın ağzından burnundan fitil fitil gelir; tam bizimki gibi. Şimdi bizim yürü­memiz tepemizin üstünde. Köylü milleti için bunu uygun görmüş. Köylü milleti böyle yürüyecek demiş. Demiş ki, köylü milletinin karnı tam doymayacak. Yarı aç yarı yok. Doyarsa günahkar olur demiş. Köylü milletinin karnı doyarsa onunla ne Allah başedebilir, ne de kul. Onun için de ekmeği atlı etmiş, köylü milletini yayan. Ekmek kaçar biz kovalarız, tut tutabilirsen. Haydi tuttum diyelim, yine karnın doymaz. Bunu da düşünmüş, bu yüzden de karnımızı büyük, ekmeğimizi ufak yazmış. Bu Allah işini bilen bir Allah. Bilmiş köylü milletinin yüreğini ona gö­re yazmış. Allah bilmiş; başıma bela olmasınlar, kendi dertlerine düşsünler demiş." Azime gözlerini ağrattı: "Tövbe de herif, tövbe de, çarpılacaksın, vallaha ağzın burnuna eğilecek şimdi." "Ah ah avrat, ah! Ben Allah olsaydım başka türlü yapardım vallaha."
Sayfa 314·Kitabı okudu