Türkleri ilk olarak Türk diye niteleyen yeni bir
milliyetçilik kavramı doğmaktaydı. Bu zamana
kadar Türk adı, Türkler arasında bile ancak
Anadolu köylüsünün en aşağı tabakası için
kullanılabilecek küçültücü bir sözdü. Yıllar sonra, Mustafa Kemal’in bir vecize olarak ortaya
attığı bir yurtseverlik sözünde bile bilinçli bir
kinaye vardı: “Ne mutlu Türk’üm diyene!” Ama artık Türk adı, yeni ve daha soylu bir anlam
kazanmaktaydı. Taze kökler arayan Jön Türkler,ırklarının Orta Asya steplerindeki geçmişine uzanmaya başlamışlardı. Burada Türkler, Osmanlı ve Müslüman olmadan önce, yalnızca Türk olarak yaşamışlar. Yeni bir geleceğin kurulması için gerekli olan ortak sosyal ve
kültürel kökler herhalde burada bulunabilirdi.
Atatürk