kült'ablası

Arendt şöyle diyor: "Bir başka deyişle, gerçeğin kasten reddedil­mesi -yalan söyleyebilme becerisi- ve olguları inkar edebilme yetisi -eyleme geçebilme becerisi- derinden ilişki­lidir; ikisi de aynı kaynaktan doğar: Hayal gücünden. Yağ­mur yağarken 'güneş parlıyor' diyebilmek doğal sürecin parçası değildir [ ... ]; bu durum, daha ziyade, dünyayla ilişkilenmek bakımından hem duyusal hem zihinsel an­lamda kusursuz bir donanıma sahip olsak da onun ayrıl­maz parçalarından biri gibi içine sabitlenmediğimizi ya da onunla bütünleşmiş olmadığımızı ifade eder. İnsan dünyayı değiştirmek ve onun içinde yeni bir şey başlat­makta özgürdür." İyileşmem böyle başladı. İyileşmem gerçeği inkar edebilme ihtimaliyle başladı.
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Geçmişi kurtarmak da ayrılık sebeplerinden biriydi.
Hiçbirimiz inanmazdık ama inanmış gibi yapardık, çünkü her birimiz diğerinin yalanına muhtaçtık, sadece söy­lenen yalanın yüzde yüz yalan olmamasını, azıcık da olsa gerçek barındırmasını umardık, buydu bütün olay.
Kitap Alıntısı
"Bir aşk dakikasının lezzetine ebediyet verecek kudreti taşımayanlar, süsten medet ummakta belki çok haklıdırlar. Fakat ipekler ve boyalar, ruhun eksikliklerini bilmem ki nasıl telafi edebilir?"
"Hayvan, gayesinde varmış duruyor; insan, gayesini hâlâ aramakla meşguldür."