Oryantalizm kültür, bilim ve kurumlar tarafından sessizce meydana çıkarılmış basit bir tema yahut politik bir alan değildir. Doğu üzerine yazılmış eserlerin geniş ve yaygın bir koleksiyonu da değildir... Batı'nın "Doğu" dünyasını ezmeye yönelik hain bir "emperyalist komplosu" da sayılmaz ve bu görüşü temsil etmez. Oryantalizm estetik, bilimsel, ekonomik, sosyolojik, tarihe atit ve filolojik metinler aracılığı ile "aktarılmaya" çalışan bir cins jeo-ekonomik görüşler bütünüdür.
"Ortaçağın bıçak tabularından bazıları bugün de varlığını koruyor. Birçok kişi
yanında bir madeni para olmadan bıçağı başkasına uzatmaz; bıçağı alan kişi madeni parayı geri vererek bunun bir hediye değil, bir alışveriş olduğunu gösterir. Görünüşteki neden "dostluk ilişkisine zarar verme" sembolizminden kaçınmak, ama asıl neden talep edilmemiş bir silahın arkadaşa doğrultulması sembolizminden kaçınmak olabilir. Bir başka hurafeye göre de birine bıçak vermek kötü şans anlamına geliyor: bıçağı masaya bırakmanız ve karşınızdaki kişinin onu masadan alması gerekiyor. Sofra takımlarındaki bıçakların ucu yuvarlatılmıştır ve gerektiğinden daha keskin değillerdir: sert etler için biftek bıçakları
verilir, balık yenecekse bunların yerine daha künt bıçaklara başvurulur. Ve bıçak yalnızca mutlaka gerekliyse kullanılır. Pastayı bıçakla yemek, bıçağı ağza götürmek, malzemeyi bıçakla karıştırmak (Stir with a knife, stir up strife, Bıçakla karıştırırsan, fesat çıkar) ya da yemeği çatala bıçakla itmek kabalık sayılır. "
"Yemek masasında çatal kullanımının yaygınlaşması da bu geçiş dönemine rastlıyor; böylece insanlar bıçaklarını ağzına götürmek zorunda kalmıyorlar. Yemek masaları için, sivri olmayan yuvarlak uçlu özel bıçaklar tasarlanarak, insanların kendi bıçaklarını kılıflarından çıkarmaları önleniyor. Artık balık, yuvarlak nesneler ve ekmek asla bıçakla kesilmiyor: ekmeğini bölüşmek anlamına gelen to break bread together (ekmeği birlikte koparmak) deyişi de buradan kaynaklanıyor."
"Ortaçağda çoğu insan üzerinde bir bıçak taşır ve bu bıçağı yemek masasında bütün halde kızartılmış hayvandan kalın bir parça oymakta kullanır, sonra da bıçağı sapladığı bu et parçasını ağzına götürürdü. Ama bir toplulukta herkesin erişebileceği bu öldürücü silahın oluşturduğu tehdit ve ucu yüze çevrilmiş bir bıçak insanlara giderek artan ölçüde itici gelmeye başlamıştı."