... Uğur hoca benim sözlüm olan Gamze'yi sır odasını aldı ve onu da badeledi. Aradan zaman geçti ve sözlüm Gamze'ye de tabi olmak 'cinsel ilişkiye girmek' olayını anlattım. Bu işi teslim olup cenneti kazanmak için yaptığımızı söyledim. Hatta kendimin de tabi olduğumu yani 'ters ilişki' yaptığımı söyledim. Bunun üzerine Gamze kabul etti ve Uğur Hoca'ya tabi olmak istedi. Daha sonra dergâha gittik ve Uğur hoca ile Gamze sır odasına geçtiler.
Sayfa 20 - Kırmızı Kedi Yayınevi,12.Basım: Mayıs 2024,İstanbul·Kitabı okudu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Ben bir resim istedim, karşılığında da Fonz'u mu alıyorum?" diye sordu Annie, Venkat'ı azarlayarak.
"Fotoğrafını aldın işte, sızlanmayı kes," dedi Venkat, telefonu omzuyla kulağı arasında sıkıştırarak. Önündeki şemalara, konuşmadan daha çok ilgi gösteriyordu.
"Eyyyyy!" diye dalga geçti Annie. "Bunu niye yapmış ki?"
"Sen Mark Watney ile tanıştın mı?"
Neresinden bakarsanız bakın, sıçmış durumdayım.
Bu benim değerlendirmem. Sıçtım.
Hayatımın en harika iki ayı olmasını beklediğim sürecin sadece altı gününü yaşayabildim ve gerisi tam bir kâbusa dönüştü.
Bunu kimin okuyacağını bile bilmiyorum. Herhalde eninde sonunda birisi bulacaktır. Kim bilir, belki bundan yüz yıl sonra falan.
Kayıtlara geçsin diye söylüyorum: Ben Sol 6’da ölmedim. Şüphesiz, mürettebatın kalanı öldüğümü sanmıştır ve bu konuda onları suçlayamam. Belki benim için bir gün ulusal yas ilan edilir ve Vikipedi sayfamda, “Mark Watney Mars’ta hayatını yitiren tek insandır,” yazar.
Ve işin gerçeği de bu olacaktır, muhtemelen. Çünkü hakikaten burada öleceğim ben. Sadece herkesin sandığı gibi Sol 6’da değil.
Şimdi bir bakalım... nereden başlasam?
Ares Programı. İnsanlığın Mars’a ilk kez insanlı uzay aracı göndererek yeni ufuklara yelken açması, falan filan. Ares 1 mürettebatı görevlerini tamamlayıp kahraman olarak döndü. Onlar için yürüyüşler düzenlendi, şan şöhret sahibi oldular ve tüm dünyanın sevgisini kazandılar.
Ares 2 de aynı şeyi, Mars’ın farklı bir bölgesinde yaptı. Eve döndüklerinde, karşılığında sıkı bir tokalaşma ve sıcak bir fincan kahve aldılar.
Ares 3. Bu, işte benim görevimdi. Tamam, yani aslında görevin başındaki ben değildim.
Sorumlumuz Kumandan Lewis’ti. Ben sadece onun mürettebatından biriydim. Aslına bakarsanız, ben mürettebattaki en düşük rütbeli kişiydim. Ancak görevde son hayatta kalan kişi ben olursam, “kumanda etme yetkisi” bana geçerdi.
Kimin aklına gelirdi ki? Şu an yetki bende.
Acaba bu günlük, mürettebatın geri kalanı yaşlılıktan ölmeden bulunur mu? Dünya’ya sorunsuzca vardıklarını farz ediyorum. Millet, bunu okuyorsanız, sizin bir suçunuz olmadığını bilin. Siz yapmanız gerekeni yaptınız. Sizin yerinizde olsam, ben de aynısını