Karl Marks amcanın çocuklar
Grup hareketliliği: Bireysel toplumsal hareketliliğin kısıtlı olduğu toplumlarda bir toplumsal grubun dayanışma içinde gerçekleştirdiği dikey toplumsal hareketliliktir. 19. yüzyılda Avrupa’da meydana gelen işçi sınıfı mücadelesinin sonucu olarak bu sınıfın hayat koşullarının değişmesi ve 20. yüzyıldaki sosyo-ekonomik yükselmeleri buna örnek gösterilebilir.
MUTLAK FİKİR ve ZIT KUTUPLAR ARASI MUVAZENE...
(...) "Mutlak Fikir", İBDA küllîyâtında "Mutlak Güzel, Mutlak Doğru ve Mutlak İyi"nin ifâdesi olarak tanımlanır ve doğrudan doğruya İslâm’ı ifade eder. O, her idrâkin aradığının mutlak içindeki doğrusunu gösteren, varlığın ve bilginin kendisine nispetle anlam kazandığı yegâne ölçüdür. Mutlak Fikir'den yoksunluk, Batı medeniyetinin ve onun tesiri altındaki tüm coğrafyaların temel buhranıdır ve bu durum, bir "başıboşluk" hâli yaratmıştır. "Küfür tek bir millettir" ilkesi ışığında, Mutlak Fikir'in karşısında yer alan diğer bütün düşünce sistemleri, temelde aynı epistemolojik zaafı paylaşır. Sınırlı tecrübe, müşahede ve insan aklının verilerinden hareketle kurulan bu sistemler, "mutlak prensipleri" elde etme kudretinden mahrûmdur. Zîra mutlak bir referans sistemi olmadığında, hakikat kaçınılmaz olarak izafîleşir: "Çünkü hâdiseler mânâlarını kendilerine sorulan suâllere göre vermekte ve değişik bir şuur, zihin ve anlayış tarafından kritik edildiğinde, değişik neticelere ulaşılmaktadır." Bu noktada tek ümit, eşyaya, hâdiselere ve insana tek ve mutlak ölçü olan "insanüstü fikrin objektifinden" bakarak onları yeniden yorumlamaktır. Mutlak Fikir'in kabulü, bu yolu zorunlu kılar ve parçalara dağılmış hakikatleri bir bütün içinde izah edebilecek tek mihrâkı sunar. Ancak Mutlak Fikir, mücerret bir kabulden ibaret değildir; onun hayata tatbik edilmesi ve her ân yenilenen "oluş" içinde denetlenmesi gerekir. Bu tatbik ve denetim süreci, özel bir usul ve diyalektik gerektirir. Bu metod, Büyük Doğu düşüncesinde temelleri atılan ve İBDA ile sistemleştirilen "üstün diyalektik"tir. Salih Mirzabeyoğlu __tarafından "Kurtuluş Yolu"nun doğrulayıcılık usûlü olarak nitelendirilen İBDA diyalektiği, Hegelci ve Marksist diyalektiklerin çelmelerini aşan "üstün diyalektik" olma
İslâm'a Muhatap Anlayış
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Radant Anti Stretch Mark Oil for Smooth Skin - Dermrange
Visit Us:- thedermrange.com/products/radant... Radant Anti Stretch Mark Oil by Dermrange Marketing LLP helps reduce the appearance of stretch marks and improves skin elasticity. Enriched with nourishing oils, it deeply hydrates and repairs damaged skin. Ideal for pregnancy or weight changes, it promotes smoother and healthier-looking skin. Regular use enhances skin texture and softness. Book your order now!
Health
Başka ulusları ezen bir ulus özgür olamaz" demişti Marks. Bu apaçık gerçekliğin özü Irak, Filistin, Küba, Lübnan, Yemen, Suriye ve Afganistan halklarının kahramanca savaşımı bakımından daha da geçerlidir. Başka ülkelerin işçileri ve halkları onlarla omuz omuza dövüşmeyi ve onlarla aktif dayanışma içinde olmayı reddetmeleri durumunda ve reddettikleri ölçüde, kendi ellerini ve kollarını bağlayan zincirleri sağlamlaştıracak ve "kendi" emperyalistlerinin ve egemen sınıflarının pasif suç ortakları haline geleceklerdir. "Afgan emirinin Afganistan'ın bağımsızlığı için savaşımı, emirin ve yandaşlarının kraliyetçi niteliğine karşın, nesnel olarak devrimci bir savaşımdır; çünkü bu savaşım emperyalizmi zayıflatır ve baltalar Josef Stalin ...
Alıntı
Eğer sevgi üretmiyorsa yüreğiniz başarılı bir üretici değilsiniz (Karl Marks)
Soruşturma Şiiri - Ante Popovski Bir şeye inanıyor musunuz? - İnanıyorum! İnanıyorsanız, o halde neye Ve kime inanıyorsunuz? -İsa'ya mı? -Allah korusun! -Marks'a mı? -Hiç düşünmüyorum bile! -başka birine mi? -İnanmam, rüyalarıma girse de! Ben köylüyüm. Savaşa gidiyorum. Ölürsem eğer - vaktim toprak altında yaşıtlarımla birlikte geçiyor: deniz kıyısında geziyoruz, mendiller yapıyoruz yırtık bayraklardan, yağmura tutulmuş kuşları kuruluyoruz. Ya da sahil boyunca unutulmuş harfleri topluyoruz, sözler kuruyoruz onlardan, türkü yakıyoruz özgürlük rüzgârlarına. Sağ kalırsam eğer: tahıl ekiyorum, biçiyorum, harman dövüyorum. Sonra savaşa gidiyorum yine, çünkü toprağa inanıyorum.
Şiir