EDA

"Yeter böyle düşünmek, bir tek kendini düşünmek, bir tek kendin için yaşamak yeter, sen çizmeci değilsin, senin çocukların sağlıklı, karının da bir ihtiyacı yok, çevrene bir bak, kaygılanmak için kendi çizmelerinden daha soylu bir şey görmüyor musun etrafında!" diyecek bir olmaması kötü asıl.
Sayfa 145
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Birey olarak, yine yalnızdır T. Uyar, uyumsuzdur, çaresiz ve çıkışsızdır, ancak bu acıyı dile getirirken yaşanan toplumsal muhalefet ve yürütülen mücadele karşısında duyarsız kalamaz, çünkü kendi bireysel kurtuluşunu ancak toplumsal kurtuluşla mümkün sayan bilince daha işin başında varmıştır. Bu bilinci örnekleyen şiirler olarak "Santig- rad 100", "Hangi Soruyu Niye", "Nedir Sonsuzdan Bir Önce", "Yapı”, "Acıyor", "Kırlardan Geliyorlar", "İhbar 1", "İhbar 2", "Gülün Kanından", "Kim Varsa", "Hazırlandın Diyelim" başlıklı şiirler, Kayayı Delen Incir adlı kitabında özellikle öne çıkar.
Sayfa 103
SONSUZ GİRİŞİM sonsuz girişim kendi adımını uyguluyor -kendini sevilmeye atamış bir şaşkın güneşin doğuşuna seviniyor- üstelik bir ceylanın gözünü seviyor bir ineğin ıslak burnunu alışılmış diye tam o sırada bütün görkemiyle temmuz geliyor sanki gitmemek üzere koltuğunda taze nohut ve hazirandan kalma çiçekleriyle fındık, karpuz vesaire
Sayfa 82
Her şey düzleştirilerek tüketim nesnesine dönüştürülüyor.
Sayfa 10
Aşıkların ikisi de kendinden dışarı çıkar ve ötekinin içine girer; kendi içinde öldükten sonra, başkada tekrar dirilirler.
Sayfa 31