İsmiyle müsemma bir kitaptır Gün Olur Asra Bedel. Demiryolunda işçi olan Yedigey'in arkadaşı Kazangap'ı gömmek için atalarının mezarlığı olan Ana-Beyit'e doğru yola çıkmasıyla başlar ve kitabın
Reşat Nuri'nin toplamda 24 eseri var ve yarısını okudum. Aralarında en beğendim eser bu idi. Ayrıca kitap okumayı pek sevmeyen birini de yine bu kitap sayesinde kitaplara bağladım :) Edebi açıdan muhteşem bir eser. Eğer kitap kendime ait olsaydı, yarısının altını çizmiş yanına notlar almış olurdum.
Feride... Çalıkuşu... Tatlı bir serseri... Bitmek bilmeyen meslek ve bunun yanında Kamuran sevdası. Bir yandan dönemin Türkiyesi anlatılıyor, bir yandan yurdun her bir yerinde ince ince aşk işleniyor.
Reşat Nuri'nin acemilere kitap okuma sevdası kazandıran bu romanını herkese tavsiye ederim...
Bu kadar içi boş bir kitap olamaz diye sinirle okuyup bitirdiğim bir kitaptı. Tarihi gerçekçilikten tamamen uzak ve ilkokul hikaye kitabı gibiydi resmen verdiğim paraya harcadığım zamana çok üzüldüm.
Kitap baştan itibaren madende çalışan işçilerin zorlu yaşam mücadelesini hissettiriyor kitabı okurken yeraltında aslında insanın ne kadar çaresiz olduğunu insanın yüzüne yüzüne vuruyor.Karanlıklarda geçen bir ömür.Özellikle ülkemizde yaşanan Soma faciasından sonra çok daha farklı bir anlamı var kitabın.Bir kömür için bir ömür verenlerin hikayesi.Özellikle onca acıya rağmen hem kitapta hem gerçekte olduğu gibi zenginlerin hiçbir şey olmamış gibi aynı hamam aynı tas yaşamları hiçbir önlemin alınmaması insanların yaşamlarının hiçe sayılması insanı ister istemez isyan ettiriyor.Tek umutsa yazarın söylediği giibi "Maden işçileri, yeraltındaki tohumlardır; Fakat yeni bir cemiyette toprak üstüne çıkacaklar ve meyvelerini vereceklerdir".Kitabın eksi yönüyse bana göre biraz ateistçe yazılmış gibi geldi. Dini kullanarak sömürerek bi yerlere gelen insanlar yüzünden inançlarını reddetmek pire yüzünden yorganı yakmaktan farksızdır.İnsanı yaşatan inançlarıdır bana göre ama inançtan kastım din adına söylenen herşeyi kabul etmek değildir tam tersi din sadece Allahla kulları arasında olan bir şey olmalıdır.Bu yüzden bana göre olması gereken dini reddetmek yerine dini kullanan insanları reddetmek gerekir.
GerminalEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201914,3bin okunma
Kitap baştan itibaren madende çalışan işçilerin zorlu yaşam mücadelesini hissettiriyor kitabı okurken yeraltında aslında insanın ne kadar çaresiz olduğunu insanın yüzüne yüzüne vuruyor.Karanlıklarda geçen bir ömür.Özellikle ülkemizde yaşanan Soma faciasından sonra çok daha farklı bir anlamı var kitabın.Bir kömür için bir ömür verenlerin hikayesi.Özellikle onca acıya rağmen hem kitapta hem gerçekte olduğu gibi zenginlerin hiçbir şey olmamış gibi aynı hamam aynı tas yaşamları hiçbir önlemin alınmaması insanların yaşamlarının hiçe sayılması insanı ister istemez isyan ettiriyor.Tek umutsa yazarın söylediği giibi "Maden işçileri, yeraltındaki tohumlardır; Fakat yeni bir cemiyette toprak üstüne çıkacaklar ve meyvelerini vereceklerdir".Kitabın eksi yönüyse bana göre biraz ateistçe yazılmış gibi geldi. Dini kullanarak sömürerek bi yerlere gelen insanlar yüzünden inançlarını reddetmek pire yüzünden yorganı yakmaktan farksızdır.İnsanı yaşatan inançlarıdır bana göre ama inançtan kastım din adına söylenen herşeyi kabul etmek değildir tam tersi din sadece Allahla kulları arasında olan bir şey olmalıdır.Bu yüzden bana göre olması gereken dini reddetmek yerine dini kullanan insanları reddetmek gerekir.
GerminalEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201914,3bin okunma