Örneğin şunu öğrendim ki balıkların çoğu yaşlanınca ömürlerini boşuna geçirdiklerini söyleyip yakınırlar. Sürekli sızlanıp herkesten şikayet ederler. Ben bilmek istiyorum, hayat gerçekten bir avuç yerde durmadan dönüp durmak, sonra da yaşlanıp ölüp gitmek mi, yoksa bu dünyada başka türlü yaşamak da mümkün mü?
Tarkovski’ye göre, çağımızda sinemayı bu kadar büyülü ve çekici kılan şey, insanların “ yitirdikleri zamanı” sinemada bulma ihtimalidir. Seyircinin peşine düşüp, aradığı şey sadece “ geçmişte kalan” zaman değil, boşa geçip giden, “ kaybettiği “ bir zamandır da.