Mervee

Puan vermedi·238 syf.··
2022 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2022 18:31
Merhaba güzel insanlar Bugün sizlere postmodern ve aynı zamanda fantastik ögelerin bulunduğu bir kitapla geldim. Gerçekle düş bir arada olduğu için bazen ayırt etmekte güçlük çektim. Okurken düşündürüyor olması okumayı daha zevkli hâle getiriyor. Kitapta birden fazla karakter var ve bu karakterlerin bir noktada birleşmesini çok beğendim. Kahramanımız Uzun İhsan Efendi dünyayı gezecek cesarete sahip değildir. İçtiği uyku şurubuyla uzun süre uyur. Düşünde gezdiği gördüğü yerleri Atlas haline getirir. Atlas oğlu Bünyamin'in eline geçtiğinde  beklemediği maceralara sürüklenir. Rendekâr'ın "Düşünüyorum öyleyse varım"  sözü etrafında çevrelenmiş olması  "Varım ama  ben kimim?" sorusunu da ortaya çıkarıyor. Belki bizimde bu noktada  durup düşünmemiz gerekiyor biz kimiz? Kimin düşündeyiz? Hangimiz düş hangimiz gerçek? "Adına dünya dediğimiz kitabı oku" Adına Dünya dediğimiz kitabı en güzel şekilde okumak dileğiyle.
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,7bin okunma
Reklam
Sanma ki derdim güneşten ötürü; Ne çıkar bahar geldiyse? Bademler çiçek açtıysa? Ucunda ölüm yok ya. Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten Güneşle gelecek ölümden Ben ki her nisan bir yaş daha genç, Her bahar biraz daha aşığım; Korkar mıyım? Ah, dostum, derdim başka... Orhan Veli Kanık
Öyle kolay bir sanat değildir uyumak... Onun uğruna bütün gün uyanık kalmak gerekir...
Edebiyat
Hüzün, son duraktayız demekti. Mutluluk, birlikteyiz, demekti. Hüzün biçimdi, mutluluk içerik. Mutluluk hüznün uzamını dolduruyordu.
Sayfa 320·Kitabı okudu
Edebiyat
“Amma uzun bir gündü... Ne garip değil mi? Ömrün tek bir çizgi üstünde sağa sola sapmadan öylece dos-doğru gidecek sanırken sen, koca hayat en olmadık anda karşına bir gonca gül çıkarıyor; ya çizgiyi bozmayacak ama etini çizdireceksin ya da kendine bir yamuk çizip oradan gideceksin.”
Sayfa 108 - can yayınları·Kitabı okudu
Reklam