Devrim ve Ulusal Sorun Arasında
Puan vermedi
Bu çalışma, Türkiye komünist hareketinin en tartışmalı başlıklarından biri olan Kürt sorununa yaklaşımını, Komintern belgeleri ve Türkiye Komünist Partisi'nin iç yazışmaları üzerinden yeniden değerlendiren önemli bir araştırmadır. Eser, yalnızca TKP'nin Kürt isyanlarına ilişkin tutumunu ortaya koymakla kalmamakta; aynı zamanda ulusal sorun, antiemperyalizm, Kemalizm ve sosyalizm arasındaki karmaşık ilişkinin tarihsel kökenlerini de gözler önüne sermektedir. Eserin en önemli katkısı “TKP'nin Kürt sorununda bütünüyle Kemalist devletin yanında yer aldığı” yönündeki genellemeyi sorgulamasıdır. Yazarlar, Komintern arşivlerinden elde edilen çok sayıda belgeye dayanarak, TKP'nin Kürt sorununa ilişkin yaklaşımının zaman içinde değişen, çelişkiler içeren ve uluslararası gelişmelerden doğrudan etkilenen bir karakter taşıdığını göstermektedir. Çalışmada ilk dikkat çeken nokta, Komintern'in Türkiye'ye ilişkin genel siyasal perspektifidir. Sovyet Rusya açısından Kurtuluş Savaşı yürüten Ankara Hükümeti, emperyalizme karşı mücadele eden ilerici bir güç olarak görülmüştür. Bu nedenle Komintern, Türkiye'deki komünist hareketin temel görevlerinden birinin Ankara hareketini desteklemek olduğunu savunmuştur. Nitekim TKP'ye yönelik tavsiyelerde, "Ankara hareketini desteklemek" temel taktik ilkelerden biri olarak belirlenmiştir. Bu yaklaşım, Kürt isyanlarının değerlendirilmesinde de belirleyici olmuş ve çoğu zaman ulusal talepler ikinci plana itilmiştir. Komintern'in Kürt hareketlerine ilişkin yaklaşımı dönemin Marksist ulusal sorun teorisinden etkilenmiştir. Marx ve Engels'in bazı ulusları “tarihsel”, bazılarını ise “tarihsiz” veya “karşı-devrimci” uluslar olarak değerlendiren anlayışının izleri, Komintern belgelerinde de görülmektedir. Özellikle Kürtlerin siyasal birlikten yoksun, aşiret
Komintern TKP ve Kürt İsyanlarıErden Akbulut · Yordam Kitap Yayınevi · 20225 okunma
İktisadi Düşünceler Tarihi
10/10
·295 syf.··
Beğendi
·
2026 548. kitabı
İktisat çoğu zaman grafikler, denklemler ve matematiksel modeller üzerinden öğretilir. Oysa bu kitap bana, iktisadın her şeyden önce insanı, toplumu ve tarihi anlamaya çalışan bir düşünce disiplini olduğunu hatırlattı. İktisat Düşünürleri, yalnızca büyük ekonomistlerin biyografilerini anlatan bir eser değil; aynı zamanda fikirlerin nasıl doğduğunu, hangi toplumsal koşulların bu fikirleri şekillendirdiğini ve birbirleriyle nasıl tartıştıklarını gösteren bir düşünce tarihi kitabı. Robert L. Heilbroner'in en büyük başarısı, iktisat tarihini kuru bir kronoloji olmaktan çıkarıp yaşayan bir hikâyeye dönüştürmesi. Kitabı okurken yalnızca Adam Smith'in görünmez elini, Karl Marx'ın kapitalizm eleştirisini ya da John Maynard Keynes'in krizlere bakışını öğrenmiyorsunuz; aynı zamanda bu düşünürlerin yaşadıkları dönemin ekonomik ve sosyal sorunlarına nasıl çözüm aradıklarını da görüyorsunuz. Böylece fikirler, soyut teoriler olmaktan çıkıp yaşanmış tecrübelerin ürünü hâline geliyor. Kitap bana önemli bir gerçeği yeniden hatırlattı: Ekonomi yalnızca sayılarla açıklanabilecek bir alan değildir. Her ekonomik modelin arkasında insan davranışları, ahlaki tercihler, siyasi kararlar ve tarihsel koşullar vardır. Bu nedenle iktisat düşüncesini anlamak, yalnızca piyasaları değil, medeniyetlerin gelişimini de anlamaya katkı sağlar. En beğendiğim yönü ise yazarın karmaşık iktisadi teorileri anlaşılır bir dille aktarabilmesi oldu. Akademik ciddiyetinden ödün vermeden, okuyucuyu yormayan bir anlatım sunuyor. İktisat eğitimi almayan biri bile temel düşünce akımlarını rahatlıkla takip edebilir; iktisatla ilgilenenler ise teorilerin tarihsel arka planını görerek bakış açılarını genişletebilir. Benim çalışma alanım bütçe, planlama ve finansal analiz üzerine olduğu için kitap ayrı bir anlam
İktisat DüşünürleriRobert L. Heilbroner · Dost Kitabevi · 200383 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·264 syf.·
2026 444. kitabı
İnsanlar birbirlerini ilk "halleri" ya da "biçimleri"yle görmeye ve buna uygun bir ritim tutturmaya yatkındırlar. Sevdiklerindeki değişimleri, yaklaşan dönüşümü fark etmekte müthiş zorlanırlar. Sonunda yeni kişiyi nihayet algılayabilseler bile bu sefer de ritmi değiştirmekte zorlanırlar. Anais Nin Bir felsefe hocası olan Lazare Vilain’in Nîmes Hapishanesi'nde mahkûmlara felsefe dersleri vermek üzere görevlendirilmesini konu alır. Mahkûmlarla Sokrates, Kant ve Marx gibi filozofları tartışırken hayatın kendisine bir oyun gibi gelmeye başlamasını ancak zamanla işlerin içinden çıkılmaz bir hale dönüşmesini anlatan çarpıcı bir romandır Kodes’in başkarakteri Lazare Vilain, Fransız Rivierası’nın sağlam kavgacılarından, genelev fedailerinden, soyguncularından ve katillerinden, müptezellerinden ve müptelalarından oluşan ilk ve tek felsefe okulunu kurduğunu hayal eder. Onlarla her gün Kant’ı, Marx’ı, Sokrates’i, Sartre’ı, Schopenhauer’i, erdemi, cesareti, ölümü, aşkı tartışır. Onun için “hayat yeniden lezzetlenmiş, ciddiye alınmayacak bir oyun haline gelmiştir.” Ancak yanılır. Bu oyun hayatını altüst etmeye başlar ve önünü alamadığı bir karmaşanın içine sürüklenir; en kötüsü de karşı çıktığı şeyin kendisine dönüşecek olmasıdır. Kodes Nîmes Hapishanesi’nde felsefe atölyeleri düzenlemesi için gelen teklifi hemen kabul eden bir felsefe hocasının, Lazare Vilain’in deri değiştirme hikâyesidir. Felsefeyi kodese taşımak onun için felsefeyi anayurduna geri götürmektir. Orada felsefe yalnızca “kentli entelektüelleri” ilgilendiren bir uğraş olmaktan çıkacaktır. Peki, Lazare Vilain’i harekete geçiren nedir? Soruların cevaplarını burda okuyunca bulacaksiniz Kodes
Edebiyat & Roman
KodesAlain Guyard · Kolektif Kitap yayınları · 201780 okunma
Puan vermedi·102 syf.··
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 20:17
Bu kitabı almamın ve okumamın temelinde merak ve Komünist Manifesto hakkında az çok bir bilgiye sahip olma isteği bulunmaktaydı. Şahsen bir çizgi roman gibi okudum, o yüzden yüzde yüzümü vermedim. Zaten amacım Komünist Manifesto’yu buradan öğrenmek değildi. Gene de giriş için okunabilir
Çizgilerle Komünist ManifestoKarl Marx · Yordam Kitap · 2020233 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 23. kitabı
Eser 'Avrupa'da bir hayalet dolaşıyor-komünizm hayaleti' gibi ikonik bir söz ile başlayıp; 'Bütün ülkelerin işçileri, birleşin.!' çağrısı ile sona ermektedir. Kısaca bizlere kaymağı başkası yerken .... niye siz yiyorsunuz demeye getirmektedir. F.Engels ve K.Marx dayılarım !halkların gardaşlığı¡ kavramını ortaya çıkarmak ve bu anlayışı pekiştirmek adına eseri oluşturmuşlardır. Bu eser sayesinde komünizm programlandırılmış ve bilimsel sosyalizm tabiri ortaya çıkarılmıştır. Eser temelde iki ana konuyu ele almaktadır. İnsanoğlunun tarihi her daim ezenler ve ezilenler arasında yaşanan çatışmalar ile şekillenmiştir. Ve bu nedenden ötürü toplumların tarihi aslında bir sınıf mücadelesinden ibarettir. Kısacası nasıl ki burjuva sınıfı feodalizmi yıktıysa, ploreter sınıfta burjuvayı yıkacaktır. Bu bahsettiğim durum gerçekleştiği zaman ise ikinci konumuz ortaya çıkacaktır. Özel mülkiyet ve devlet kavramı ortadan kalkacak yerine ortak mülkiyet ve sınıfsız toplum anlayışı gelecektir. Böylece DeVrİm ile gerçekleştirilen sözde 'özgürlük' durumu ortaya çıkacaktır. Bence bu bahsettiklerim içerisinde birtakım küçük sıkıntılar mevcuttur. "Daha detaylı bir şekilde anlatabilirim lakin genel konuları ele alsam yeterli olur diye düşünüyorum." İlk olarak Komünizm iki temel felsefesi ile çelişmektedir. (Çatışma durumu ve yeni eskiyi yener anlayışı.) Feodalizmin iki belki de üç basamak öncesinde yer alan (yabanıl ve atıl) durumu son ve en gelişmiş durum olarak sunmak ve bunun bir çatışmaya yol açmayacağını düşünmek mutlak bir saçmalıktır. İkinci olarak Komünizm Kapitalizm gibi topluma göre şekil almak yerine toplumdan eğitim, bilinç ve ahlak gibi temel olguları talep eder. Üçüncü olarak Komünizm Kapitalizm gibi bireyin istek ve arzularını dikkate almak yerine kendi mutlak doğrularını
Komünist ManifestoKarl Marx · Can Yayınları · 202416,5bin okunma
Puan vermedi·365 syf.··
2026 7. kitabı
Sonrası;geçip giden bir hayat. Senin nasıl bir yaşamın oldu?zira ben hayatımın nasıl geçtiğini biliyorum, senin hayatını çok merak ediyorum ,mesela, çok mutlu oldun mu? Yoksa sıradanlaşan bir hayatın mı oldu? Evet, hayatını bana anlat ,ister atalarımızın işaret dili ile ,istersen gözlerinle sessizce yada konuşarak...
Das KapitalKarl Marx · Yason Yayıncılık · 20152,284 okunma