Dünya sûretlerinin bulaştığı ayna nasıl parlar? Huzura girmeden önce tevbe sularında yıkan.
Kader teneffüs ettiğin her nefeste seninle. Eşyadan eşyaya seyahat edip durma. Kendine uzaktan bakmayı öğren.
Hicret ve niyetin kimin için? Madem ki içinde bulunduğun yer, konuştuğun kimse sana feyz vermiyor; terke mâni olan ne?
Ölüme ağlama. Kalbe bak. Hata ve isyan ile pişman, ibadet ve taat ile meşgul değilsen zaten ölüsün.
Yoksul olduğunu düşünüyorsun. Ne ki senden alınmıştır, o senin hayrınadır. İçindeki yoksulluğu hissediyor musun? İşte senin için en hayırlı vakit. Unutma, ihtiyaç mütemadidir.
Ne ki nefsine ağır geliyor, onu yap. Kaldırdığın ağırlık miktarınca sana ferah erecektir.
Kederle dolusun. Merak ve endişe içindesin. Demek ki hakikatı göremiyorsun. Karamsarlığın kaynağı ışıktan uzak durmaktır.
Ebu Eyyüb El Ensari, bildiği bir hadisi doğrulamak için Medine'den Mısır'ın Fustat şehrine gitti. Ukbe bin Amir el Cüheni'yi buldu. Ondan hadisin ayrıntılarını öğrendi. Katettiği yol, sadece bir cümleden ibaret olan bir hadis uğrunaydı ama Allah ve Resulullah içindi. Haftanın bir saatini dahi hazır kitaptan bir hadis okumaya ayıramayan nesillerin önünde ne büyük bir ibrettir, o hikmetli insanlar! Allah onlardan razı olsun.