Kitaba dair...
9/10
·330 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
MâşâAllah, bârekâllah… Merhûm ve pek muhterem Es’ad Coşan hocaefendi, pek mâhir, bilgili, asaletli, dolu dolu, her satırda yazdıkları kıymetli, ömrünü aksiyon adamı olarak değerlendirmiş ilim, fikir, zikir, tasavvuf ve dâvâ insanı… Çok istifade edilesi eserlerini okumak lazım. Allah ona gani gani rahmet etsin. Bizleri de manevi feyzinden müstefîd kılsın.
Sosyal Hizmetlerde HanımlarMahmud Es'ad Coşan · Seha Yayınları · 19951 okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2026 38. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 09:41
İhtiyacım olduğu bir zamanda çıktı karşıma. Öyküler büyük olaylar içermiyor. Aksine küçük anlar küçük durumlar ama onların açtığı büyük yaralar büyük düşünceleri taşıyor. Bazılarını okurken anlamakta zorluk yaşadım. Sonra bir baktım, ağlıyorum. Neden ağlattığını anlatmak zor. Ama sanat zaten biraz da hissetmek değil midir? Kiraz Çiçekleri öyküsü en sevdiğim oldu. Uzun zaman sonra tertemiz bi öykü kitabına denk gelmek çok güzel. Ayrıca bu nasıl bir ilk kitap........ MaşaAllah SubhanAllah:')
Atları Uçuruma SürmekEmin Gürdamur · Hece Yayınları · 2017259 okunma
Reklam
Bence Okuyun Okutun
10/10
·160 syf.··
2026 1. kitabı
·
551 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 11:36
Gerçekten Fevkalade Kitap MaşaAllah, Örneklemeleri Çok Güzel Hatta Bazı Örneklemelerini Bediüzzaman Hazretleri'nden Aldığını Bile düşünüyorum Gayet Güzel Örneklemeler Yapmış Üstad Gayet Güzel Örneklendirmelerden Sonra da Yararlandığı bilimsel veriler ve Bunlara dayanarak Allah'ın Varlığını Mucizevi Şekilde aktarmak Gerçektende Olağanüstü İdris Tüzün
İnanıyorum Çünküİdris Tüzün · Süeda Yayınları · 2022237 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2025 19. kitabı
Mizah okumayı sever misiniz? Okurken düşündüren, düşünürken eğlendiren, eğlenirken sokak sokak gezdiren ve de gezerken zamanı tutamayacağınız kelamlar sizi de heyacanladırır mı? Bu sorulara cevabınız evetse size göre bir kelamla geldim bugün. Okurken her satırında bir mana bulduğum, kahkalardan ve hüzünlerden yer yer gözlerimin yaşardığı harika bir eserdi. Herkese tavsiye edebileceğim enfes bir kelamdı Genelde ince mizah yazmak gerçekten çok başarılı bir kaleme sahip olmayı gerektirir. Yazarımız @_rukiye.t.ersoy hanım bu ince işçiliği nakış nakış işlemiş masaAllah barekAllah. Ben böylesi harika bir kurgu ve eğlenceli dakikalarını bana emanet ettiği için kendisine yürekten teşekkür ediyorum. Kaleminize mürekkep, ömrünüze sağlık diliyorum hocam, kaleminiz daim olsun inşaAllah Üniversite hayatının zorluğu eve çıkmakla başlar. Hele ki yetiştirme yurdunda büyüyen Dipsiz Deniz ve Salih'imiz için parasızlık çok zorluklara gebedir. Ama Salih'i manevi yönü, Dipsiz'in o kendine has mizahı her şeyin üstesinden gelmeye yeter EvelAllah. Rabbim herkese onların dostluğu gibi bir dostluk nasip etsin. Peki ev bulundu ama ya ev sahibi sadece evlilere kiralıyorsa? İşte o zaman işler sarpa saracak ve bizi hikayenin kilit noktalarını açmaya adım adım koşturacak Yanınızda bir adet açılmamış mendil, bir demlik çay ve sıfır bir kalem bulundurmanızı rica ederim. Çünkü başından kalkmadan bitireceğiniz bu harika kelamda hem sevinçten hem kederden gözyaşı dökecek, hikayelerde karakterlerle dolaşıp boğazınız kurudukça çay yudumlayacak ve derin alıntılar sıfır kalem bitirebileceksiniz Kitapta beni en çok etkileyen yerleri buraya bırakıyorum ki eserle aranıza köprü kursun "Hayatta değişmeyen ve değişmeyecek olan tek bir gerçek vardı. Herkesin son kez baktığı ve son kez bakacağı bebek, ölümün
Dubara DubaraRukiye T. Ersoy · Maruzat Yayınları · 202547 okunma
《 K A Y B O L A N 》
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2025 69. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2025 10:51
Tarık Tufan, sevdiğim ve keyifle okuduğum bir kalem olması sebebiyle okuma yolculuğuma renk katıyor.. Psikolojiyi, felsefeyi, sosyolojiyi harmanlaması, beni her seferinde hayran bırakıyor. Bazı kitaplarla bu kadar konuşamıyorum, ama Tarık Tufan'ın kitaplarıyla olan keyifli muhabbet bitmiyor. Hele ki Kaybolan kitabı, ilişkiler üzerine bir kurgu anlattığı için, kendi adıma daha verimli, anlamlı ve renkli bir okuma serüveni oldu. İlişkiler dediysem magazinsel anlamda bir kurgudan bahsetmiyorum, bireylerin ve ilişkilerin psikolojisi üzerine derinlemesine bir kurgudan bahsediyorum. Bu kitap, psikoloji bilimini gereksiz görenler ya da sevmeyenler için sıkıcı gelebilir. Ama psikoloji meraklıları için, üstünde saatlerce konuşulacak, sentezleme yapılabilecek bir kurgu olduğunu düşünüyorum. İnsanın sosyal bir varlık olduğunu biliyoruz. Dünya kocaman bir ev ve biz bu evin bireyleriyiz. Herkes kendi yaşantısı içinden bazı hikayelerle, bir diğerinin yaşamına dokunarak ilerler. Bu dokunma, iki ayrı dizenin anlamlı bir beyit oluşturması gibi olduğunda, ilişki şiire döner. Bilhassa bu ilişki romantik bir ilişkiyse, "maşaallah şiir gibi sevda" deriz. Ama imtihan dünyası bu ya, o anlam her zaman oluşmaz ve her ilişki şiire dönmez. İşte bu kitap, bu anlamda, bireylerin psikolojileri ve bunun, ilişkilerin psikolojisine nasıl etki ettiğine değinmiştir. Bu kitabın ana teması, baş karakterimiz Hakan’ın, 40.yaş doğum gününde, ruhsal anlamda kendini 'kaybetmesi' hissiyle başlar. Fason bir hayat yaşadığını düşünen Hakan, "Ben kimim?" sorusuna cevap aramaya başlar. Bu hissi etkileyen, kitapta geçen önemli alt metinlerden biri, var iken yok olan babalardır. Psikolojiye göre, bireyin hayatındaki en şiddetli travmalardan biri, var iken yok ebeveynlerdir. Kitabın baş
Edebiyat & Roman
KaybolanTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20205,2bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2025 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2025 12:49
“Fatiha, dilimize değen en güzel duadır. Açılıştır. Yaratıcı’nın yarattıklarına açılışıdır. Yaratılanların Yaratıcı’ya kendilerini açacağı genişçe bir kapıdır.” Senai Demirci, Kırk Kapının Kırk Duası’nda Fatiha’nın hecelerine tutunarak kırk dünya halinden kırk kapı açıyor cennete… Bunlar öyle kapılar ki, hepsi de Fatiha üzerinden Allah’la kul, Yaratan ile yaratılan arasındaki o eşitsiz ve eşsiz muhabbeti anlatıyor ve dünyaya gelmiş insanoğlunun açmazlarını elden geçiriyor.Önce Eşikte duruyor Demirci, “İnsanın varlığı kendinden değildir, ödünç verilmiştir” diyor. Geldiği ilk kapı ise Yalnızlık Kapısı. “Fatiha, bir kelebek kırılganlığındaki varlığını kucaklıyor merhametle… Göğsünü çatlatan dünya çölünde yüzü¬ne rahmet yağmuru indiriyor. Kucaklanıyorsun serince. Seni sana anlatıyor Rabbin. ‘Olur böyle şeyler!’ derce¬sine.” diyor bu ilk kapıda.Ve sonra insanın dünya üzerindeki hallerinin, umutsuzluklarının, aldanışlarının, sonu gelmeyen kurumlanmalarının, gafletinin, hasretinin, huzursuzluklarının, alışkanlıklarının, bencilliğinin, savruluşlarının kapılarını aralıyor. Fatiha’yı ve Fatiha’nın davetini nasıl okuyorsa, hece ve hece iletiyor okura. Ve diyor ki, “Fatiha, çoraklaşan akıl toprağımıza yağmurlar vaat eden anlam göğüdür. Fatiha, anlayışları emziren müşfik annedir. Fatiha, cennet ümidimizin dudağımıza dokunuşudur.”Senai Demirci ilk kapıdan itibaren, kırk kapıyı insanın üzerine kapanmış kapılar olarak addediyor ve Fatiha’yla açmayı deniyor, açmaya niyet ediyor bu kapıları. Fakat kapılar da O’ndan, açma niyeti de: “Biz de Fatiha’nın cennetine buyur edildik. Üzerimize kapanan kapıları Fatiha’nın anlamıyla açmaya niyetlendik. Bize hazırlanan o umulmadık bahçeyi gördük. Bize okuyacağımız bir Fatiha’yı indirmeyi dileyen, Allah’tır. Bizim Fatiha’yı okuyacaklar arasında
Kırk Kapının Kırk DuasıSenai Demirci · HAYY · 2014101 okunma
Reklam
Reklam