Bitmesini istemediğim, aynı zamanda kitabın bitmesiyle Jude'un huzura kavuşacak olma düşüncesi ile bir an önce bitirmek istediğim bir hikeyeydi.
Kitap temel olarak üniversiteden tanışan dört arkadaşın New York'taki yaşam mücadelelerini anlatıyor. Hikaye ilk başta klasik bir "büyük şehirde tutunmaya çalışan gençler" romanı gibi başlasa da, sayfalar ilerledikçe odak noktası yavaş yavaş Jude’un üzerine kayıyor ve onun geçmişindeki karanlık sırlarla, hayal bile edilemeyecek travmalarla yüzleşiyoruz.
aynı zamanda bu kitap; çocuk istismarı, kendine zarar verme, kronik acı ve çaresizlik gibi son derece ağır temaları oldukça detaylı ve tavizsiz bir şekilde işliyor. Yazar, acının hiçbir zaman tam anlamıyla iyileşemeyeceği, sevginin her zaman her şeyi kurtarmaya yetmeyebileceği gibi yıkıcı bir gerçeğini biz okurların yüzüne çarpıyor.Sonuç olarak "Değersiz Bir Hayat", sizi lime lime eden ama aynı zamanda dostluğun ve şefkatin iyileştirici gücüne (bazen yeterli olmasa bile) inanmanızı sağlayan bir başyapıt. Kolay bir okuma değil, ancak edebi bir meydan okumaya ve derin bir empati deneyimine hazırsanız, klasik aşk temalı türlerden farklı bir tür okumak isterseniz, kesinlikle okunmayı hak ediyor.