2/10
·594 syf.·
2026 95. kitabı
Hala neden devam ediyorum bilmiyorum şu kizin ne olduğunu öğrenemedik bir türlü ve 5. Kitap sinirlerimi ziplatti full hapishanede geçti yine ve çoğu yeri atladım ne olacak diye bu kitaba da sadece göz attım ama devam etmeyeceğim mükemmel başlayıp nasıl batırılıra örnek olabilir bu seri. Merak edenler varsa diye yazıyorum. 5. kitap hapishaneden kaçış la geçiyor insan olan mason hep yeniyor ve bizim güçlü faeler vs hep yeniliyor. Hep işkence var hep bir hüzün kız güya güçlü ama sonuna kadar fos hicbir güç goremiyoruz.
Shadow LandsStacey Marie Brown · Twisted Fairy Publishing · 20224 okunma
6/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 15:39
Fransız şair, matematikçi, dil teorisyeni, yazar #RaymondQueneau ‘dan #ZorluBirKış kitabı gerçekten zorlu bir okuma süreci yaşattı bana. Birkaç gördüğüm inceleme de aynı fikirde olduğundan gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki çeviri çok zorlayıcıydı. Roman bizi Birinci Dünya Savaşı’nın ortasına, 1916-1917 yılının o meşum kışına, Le Havre liman kentine götürüyor. Queneau burada savaşı cephedeki kurşunlarla değil, cephe arkasındaki insanların ruhlarındaki o boğucu bekleyişle anlatıyor. Kitabı okurken o liman kentinin rutubetini, soğuğunu ve her an bir şey olacakmış gibi hissettiren ama aslında hiçbir şeyin değişmediği o monotonluğu iliklerinizde hissediyorsunuz. Demokratik, mason ve Yahudileşmiş bir Fransa var. Lehameau’ya göre Fransa’yı çürümüşlükten ve düzensizlikten kurtarmak için gereken bir Alman Himayesi. Bernard Lehameau, başkahramanımız, 33 yaşında, yaralı bir asker, ayağı kırıldığı için aksamaya başlamış ve yürümek için bastona ihtiyaç duyuyor, bu süreçte çevirmenlik yapıyor. Saygıdeğer bir insan, sivil yaşamda oldukça yükselmiş bir memur, askerlikteyse savaş yaralısı ve belki de kahraman. Ama oldukça kötümser ve yabani. Annesi, ilk yengesi (abisi daha sonra tekrar evleniyor) ve karısı bir yangında hayatlarını kaybediyor. 13 yıl boyunca dul kaldığı süreçte eline kadın eli değmiyor. Bir gün tramvayda iki çocuğa rastlıyor Annette 14 kardeşi Polo ise 6-7 yaşlarında, bir başlarına okula gidip geliyorlar. Bu çocuklar ile bir bağ kuruyor Lehameau ve ablaları ile Madeleine (hafifmeşref bir kadın profili var) ile de tanışıyor. Onları sinemaya götürüyor birlikte vakit geçiriyor. Bir de ordudan sarışın ingiliz Helena var. Ona aşık oluyor, birkaç kez buluşuyorlar ama kadın bakire, bu devirde onunla evlenmeyi göze alamıyor ve zaten kadının tayini çıkıyor. Birkaç ay
Zorlu Bir KışRaymond Queneau · Sel Yayıncılık · 200325 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Hür masonluk kelime anlamı duvar ustasıdır. 1717 ingilterede kululur. O dönemde 2 baskın güç vardır. Krallık ve kilisenin gücü din. Bu iki otoriteye karsı çıkan; zeki, ahlaklı, yaratıcıya inanan fakat dinlere inanmayan, laiklilik ve demokrasiyi savunan erkekler bir araya gelerek, dünyayi yeniden imar eden masonluk adında cemiyet kurar. 20 yılda hür masonluk büyür. Fransa'ya geçer. 1789 fransız ihitiline sebep olur kral idam edilir. Napolyon masonluğu otoriter güç olarak kullanır. Sonra abd ve ingiliz sömürge coğrafyasına dağlır. Hitler, mussolini,ve ispanya dikdatörü françisko milliyetçiliği savunduğu için demokrasiyi savununan masonları yok etmek ister. Almanlar yahudiler ile İspanyollar ise koministlerle işbirliği yaptığını öne sürer. Laikliği savunduğu için islam coğrafyasında ve ispanyadaki katolik kilisesince ispanyada varlık gösterenez. Abd de ahlaklı insanların biraya geldiği grup olarak işlerini kolaylaştırdığı için işadamlarının olusturduğu grup olur. Tabi işadamı varsa karsı grup da italyada ki mason teşkilatında p2 mafya örgütü kurulur. Yine masonlarca. Günümüzde yeraltı dünyası ve işadamları grubunda gizli olarak devam etmekte islam coğrafyasında olmadığını ifade ediyor yazar. Kitap çok kapsamlı ve ayrıntılı. Bazı insanları ayrıntılı bilgiler ile sıkabilir
KardeşlikJohn Dickie · Kronik Kitap · 202366 okunma
Mithat Cemal Kuntay - Üç İstanbul
Puan vermedi·648 syf.··
2026 16. kitabı
Edebî açıdan özellikle başları öyle zayıf geldi ki eserden ne anlayacağımı şaşırdığım anlar oldu ancak devamında anladım ki eserin amacı edebî keyif vermekten ziyade dönemin menfaat peşinde siyasî fikri değişen namussuzlarını okura tanıtmakmış. Abdülhamit'in Selanik civarını kurşun atmadan verdiğini daha önce de duymuştum, eserde verilen bilgilerden biri de budur. Eserde Divanı Lügatit Türk'ü bulan Ali Emiri Efendi hakkında bilgili ve namuslu bir memur olup kitap topladığından bahsedilir. Eser aslında günümüzde de devam eden çarpık ilişkiler, yapmacık saygı ve kendine işleyen bürokrasinin bir eleştirisidir. İttihat ve Terakkiyi ince ince eleştirirken aynısını Hürriyet ve İtilaf'a da yapar. Eser içerisinde bir partili "Manda istemek vatansızlıktır." der ve parti bu sözleri üzerine adamı partiden atar çünkü böyle namuslu insanlarla parti "simasını" kaybedecektir. Anadolu'nun doğusu ve güneydoğusundan "Kürdistan" diye söz edilir. Denilene göre meme hizasını geçmeyen sakalla orada devlet adamlığı yapmak imkânsızdır. Hikâye boyunca (bence bilinçli bir şekilde de abartılmıştır) o cenahtan bu cenaha savrulan, siyaseti şahsi menfaat için kullananların karıları da kocaları gibi güç dengesi kimdeyse onunla yatıp kalkarlar. Eser, annesi hasta olan genç Adnan'ın 93 harbindeki acıyla ilgili yazmaya başladığı romanın girişiyle başlar. Savaşta bizimkiler ezkaza Sohum Kalesi diye ironik isimli bir kale alır ve bunun üzerine Abdülhamit kendini gazi ilan ettirir ama Ruslar Ardahan'ı bu sırada alıp Tuna'yı geçer. Adnan'ın babası şehit bir Miralay (Albay)dır ve ailesiyle İstanbul'da bir yalıya sığınmışlardır. Annesi veremdir. Adnan hem parasız hem de çalışmakta hiç gözü olmayan, eli kalem tutan ancak çok da ileri olmayan özenti bir tiptir. Annesi sefil ve aç bir halde yaşarken bu karı
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Sander yayınları · 19833,379 okunma
Puan vermedi·393 syf.·
2026 413. kitabı
Barışı sağlamak için müzikten faydalanmak çok güzel bir fikir Daniel Mason Yazarla masada ikinci buluşmamız,ilk Kış Askeri 'ni okumuştum, yazım dilini , konuları okuru yormayan sade bir dille kaleme alıyor keyifle ilgiyle okunuyor.. 1886 yılında Londra'dan Burma (Myanmar) ormanlarına uzanan bir müzik, savaş ve sömürgecilik hikâyesidir. Roman, sıra dışı bir görev için hayatı değişen piyano akortçusu Edgar Drake'in merkezinde şekillenir.Kitabın ana hatları şöyledir: Sıradışı Görev: Londra'da sakin bir hayat süren piyano akortçusu Edgar Drake, İngiliz Savaş Bakanlığı'ndan çok gizli ve tuhaf bir görev alır. Bakanlık, Burma'nın ücra köşelerinde görev yapan Cerrah Binbaşı Anthony Carroll'ın nadir bulunan Erard marka kuyruklu piyanosunu akort etmesi için onu görevlendirir. Eğer Doktor Carroll böyle bir yere müzik götürmenin barışı erkene alacağına gerçekten inanıyorsa umut ediyorum ki elde edeceği barışı korumaya yetecek kadar tüfekli askeri de getirecektir." S:22 Karısını ve huzurlu hayatını geride bırakarak, Burma ormanlarındaki ücra bir karakola gönderilir Gizemli Piyano ve Doktor: Görevin amacı, İngiliz İmparatorluğu için büyük önemi olan çok nadir bir Erard marka piyanonun akort edilmesidir Piyano Akordçusu - Daniel Mason İncelemesi ve Yorumu. Piyanoyu bölgede görev yapan, barışı sağlama konusundaki enteresan yöntemleri şüphe çeken Dr. Carroll adında esrarengiz bir doktor kullanmaktadır Piyano Akortçusu sadece bir yolculuk ve dönemin sömürgecilik atmosferini yansıtmakla kalmaz; Edgar'ın tropik iklimde piyano tellerinin gerginliğiyle uğraşırken kendi iç dünyasını, sanatını ve insan ilişkilerini sorguladığı derin bir kendini keşif sürecini işler bir sanatçının “başarısızlık” portresini olduğu kadar müzik ve aşktaki nihai güzelliğin peşinden koşmayı da anlatıyor..
Roman-Edebiyat
Piyano AkortçusuDaniel Mason · Holden Kitap · 2025174 okunma
7/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 19:37
Avustralyalı yazar Meg Mason’ın 2022’de Women’s Prize for Fiction ödülüne aday gösterilen kitabı Keder ve Mutluluk'ta, 17 yaşından itibaren kronik depresyonla mücadele eden Martha’nın hayatını kendi ağzından okuyoruz. Martha, alkolik bir anne, sevgi dolu ama başarısız bir şair baba, deli dolu bir kız kardeş, çocukluğundan beri ona aşık olan bir koca, yardımsever bir teyzeden oluşan bir ailenin içinde başlarda kendini anlaşılmamış, değer görmemiş gibi hissetsede sonradan her koşulda ne kadar sevilip desteklendiğini itiraf eder. Romanda Martha'nın hastalığının ismini bilmiyoruz, yazar hastalıktan bahsederken .... kullanmış. Sanırım yazar, okuyucunun bu hastalıkla özel bir bağ kurmasını engellemekibu tür bir yol izlemiş. Romanın başlangıç sayfalarında biraz sıkıldım, hatta romanı yarım bırakma noktasına da geldim.Ancak okumaya devâm ettikçe elimden bırakamadım. Keder ve mutluluğun iç içe geçtiği, zaman zaman hüzünlendiğim, zaman zaman gülümsediğim, zaman zaman kızdığım bu romanı okumanızı tavsiye ederim.
Keder ve MutlulukMeg Mason · Timaş Yayınları · 2023829 okunma