“İnsanlar maşuk aramıyor, bencil duygularına köle arıyor.Köle buluyor ama aşkı bulamıyor.” Şems-i Tebrizî
İlk Görüşte Aşk ​İlk görüşte aşka inanırım ben; çünkü gönül, gözle görmeden önce tanır ezelde sevdiği güzeli. ​Bir bakış, bin yıllık bir tanışıklığı fısıldar kalbe; zaman susar, mantık çekilir, sadece iman konuşur o an. ​Zira imanımla bilirim ki Allah’tan başka ilah, O Ebedî Sevgili’den başka gönülde yer bulacak gerçek bir güzel yoktur. Bütün suretler O’ndan bir ayet taşır; seven de sevilen de, aşık da maşuk da en nihayetinde O Ebedî Sevgili’ye çıkar. ___ /Güven Taşdemir
Reklam
“Aşık da maşuk da birdir aslında.”
Kamer ve Şems
maşuk için aşk kadehinden zehirli mey içti şems, ay yüzlü bir kamer için şavkını söndürdü şems dosttu, dostuna dost kaldı hep, o da dostuna hep dosttu . o dostu anlamayanların hedefi hep yırtık bir posttu... KK.
Ben meftûn sen mâşuk.
Aşk, akıl için bir sırrı kadîm, Maşuk, aşık için bir ism-i azim, Sekarat girdabındaki bir derviş gibi, Aşık, maşukun adını tesbih eder de, eder.. Ama ne içinde erir, ne sonuna erer, Ne O'nu geçer, ne O'ndan geçer, Halkın gözünde değersiz bir derbeder, Akılsız bir meczuptur O: Hâlbuki uçsuz bucaksız, dipsiz kenarsız, hadsiz, hudutsuz bir alemde; mahpustur, mahkumdur, mahçuptur O. Kimse bilmez, bilemez. Aşk bir kemendi esaret gibi görünür sana ama, Aslında o maddeyi manaya, cesedi ruha, aklı kalbe, görüneni görünmeyene bağlayan bir miraç-ı hürriyettir. Bir yanın zelil olsa da, bir yanın azizdir. Bir yandan yaksa da aşk, bir yandan serindir. Tıpkı bir afyonu manevi gibi içine girmekle kalmaz, iliklerine siner.. Sonrası bir mevtanın sekerat hissizliği sanki. Artık donsan da, yansan da fark yok gibi. Hâsılı kelam aşk, İlahtan insana lütfedilmiş bir haldir. Bunun üzerine söylenecek her söz, ne idüğü belirsiz bir kiyl-ü kaldir..
Reklam
Reklam