Puan vermedi·272 syf.··
2026 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 22:36
Aşık ve maşuk ve onların aşıkları … Bazı şeyler kader miydi yoksa kadere müdahale sonucu kimsenin mutlu olamaması mı ? Aşk neydi ? Aşık kimdi ? Kendi aşkı için sevgilisinin aşkına kıymak da aşk sayılır mıydı ? Kader mi ayırdı yoksa insanlar mı Bahşı ve Kanusia yı? Kader onları ayırdı evet ama birbirilerini bulmalarının engellenmesi çok acıydı … Çalınan koca bir 26 - 27 sene ve gerçek babasını hiç bilmeyerek ölen bir evlat … Kitabın dili oldukça güzel edebiyatçı yazarımız yine harikalar çıkarmış ortaya … Son sahnedeki boğmaca ise bir hırs sahnesi ( itiraflar sonucu kitabın sonuna doğru anlaşılsa da )kitap boyu sevdiğini kıskanıp onun mutluluğunu kendi için harcama hırsı … Nasıl yaşarsan öyle ölürsün … Bu hırsın asıl kurbanlarına yazık oldu … Aşk sevgiliye kurban olmaktır … Saplantı içeriyorsa kendine kurban etmektir sevgiliyi … gerçek aşıklara ne mutlu ki kurban olabildiler …
Aşk Hikâyesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20245,1bin okunma
10/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2024 47. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2024 23:56
Bir bütün idim ben Leyla ile. Sense Leyla'yım diyorsun. Sen Leylä isen eğer, beni yakmaya hayalin yeter, takatim yok sana kavuşmaya. Varlığı olmayan bir zerreye aynadan ne fayda? Canım gideli hayli zamandır, cismindeki bir başka candır; bir Özge candır. Sensin beni benden ayıran, uzaklaştıran. Ben yokum, senin tecellin var. Vuslatının ağır yükünü kaldıramam ki. Önceleri sen vardın, şimdi ben yok oldum. Manevi dünyamda dostum daima sensin. Dış görünüşe değer verme bahsi ortadan kalktı artık. Gönül çok önceleri sana koştu canım seninle gitti. Şimdiki canım Leyla'ya değil, Mevlâ'ya yönelik. Bir'lik yolunda seninle olmam, yanarım. Şimdi, gözümün nuru, gönlümün aydınlığı... Ben maskaralığa nam salmışım nam salmışım bari sen bu yola girme. İçinden çıkma namus perdesinin. Mecnun olan benim; bana yaraşır delilik, kınamışlık. Şimdi git, aşk töresini, âşıklık geleneğini, maşuk gidişatını bozma. Gir şimdi, ey vefalı! Açtırma kötü söz arayanların dudaklarını; sakız verme dedikodu arayanların ağızlarına. Beni aramaya çıktığını âleme bildirip deliliğine ferman yazdırma. Kimse seni burada görmeden git. Ben ki varım; sen içimdesin, bunu bil!..
Leyla ile Mecnunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20205,7bin okunma
Reklam
Okumadıysanız birşey kaybetmezsiniz...
5/10
·408 syf.··
2026 53. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 20:55
Ilk defa Ahmet Ümit okuyacak olan okurlar ! Sakın ilk deneyiminiz Bab-ı Esrar ile olmasın yoksa bir daha elinize Ahmet Ümit almazsınız. Aşuk ile Maşuk ,Şems Tabrizi , Mevlevi yada Hz.Mevlan yı bilmeyenler için ilgi çekici olabilir. Bunların içeresinde büyümüş kişileri sıkabilir.Onlarin gözündeki Aşk tasfirini tekrar ve tekrar romanda görüyoruz. Bilindik bilgiler ,Polisiye bir roman oldugunu sandığım için ister istermez Başkomiser Nevzat gözlerim aramış oldu.Tabiki yoktu. Çok basit bir hikaye sanırım yazarımıza yayinevinin zoruyla yazdırdığı bir kitap siye düşünüyorum.
1000Kitap
Bab-ı EsrarAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201842,7bin okunma
Puan vermedi
Muzaffer izgü ve kahramanları Kuzguna yavrusu zümrütüanka görünürmüş Muzaffer izgü İnsanları öyküleri ile güldüren değerli kitap ve kalem ehli yazarlarımızdan olan Muzaffer izgü aynı zamanda iyi bir öğretmen ve usta bir hiciv ustasıdır yazarın eserleri defalarca yeşil çam ekranına taşınmıştır en ünlü filmi aynı zamanda Kemal Sunalın oynadığı öğretmen adlı filmdir bu filmde yazar köyden kente göçü bir insanın şehirde nasıl kaybolduğunu o kemal sunalın eşsiz sanatkârlığı ile ekranlara taşır her evladın annesi için bir zümrüdü anka kuşu olduğunu söyleyen yazar belkide en büyük hatamızın bu olduğunu ifade eder bir annenin evladı kuzgun olsa o zümrüdü anka kuşuna benzetilebillirmi Hz Muhammed efendimiz kızım fatma hırsız olsa onun elini keserim buyurur ve yine her çocuğun islam fıtratı ile doğduğunu bu ahlâkın ise yine aile sayesinde korunduğunu ifade eder efendimiz SAV Perişanım,berbatım,halim duman diyen Muzaffer izgü hikayelerinde perişanlığı berbatlığı anlatır ve biz onun hikâyelerinde ağlanacak perişanlığımıza berbat halimize güler geçeriz eserleri ve yazım tarzı Aziz Nesine benzetilen yazar birbirine rakip olarak görüldükleri için Aziz Nesin tarafından pek sevilmez Muzaffer izgünün öykülerinin kahramanları içimizdendir kimi zaman işportacı kimi zaman simitçi Muzaffer izgü lüp lüp makinası biz yazarların resimleri, öyle artist resimi gibi gün aşırı gazetelerde boy göstermez. Yalnız, büyük bir başarı kazandığımız, ya da öldüğümüz zaman basarlar resimleri İşte, bu da bizim için ayrı bir övünç. Lüp Lüp Makinesi Ayşe Karakuş Ayşe Karakuş Lüp lüp makinası öykü severler tarafından okunması gereken kitaplardan biri her gün karşılaştığımız yok olan insanların o trajik ve dram dolu hayatları büyük bir gülmece ustalığı ile siz okurları bekliyor yazar hayatlarının kimsenin
1000Kitap
Lüp Lüp MakinesiMuzaffer İzgü · Bilgi Yayınevi · 2000161 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 19:21
Sırlar Kapısı, Kalplerin Açıldığı Yer Romanın adı bile başlı başına bir çağrı: Bab-ı Esrar Esrarların Kapısı. Ahmet Ümit, annesi İngiliz, babası Konyalı bir sufi olan Karen'i, babasının mirasıyla, kendi iç dünyasıyla yüzleştirmek üzere Konya'ya getiriyor. Baş karakterimiz kendini Mevlana Celaleddin Rumi ile Şems-i Tebrizi’nin efsanevi buluşmasının, ayrılığının, kavuşmasının ve derin sırların ortasında buluyor. Burada modern hayatın sorgulamaları, rüyalar, tarihsel izler var. Ama asıl kalp atışı, tasavvufi damarda: İlahi aşk, benlikten sıyrılma, hakikatin aranışı. Şems, güneş gibi gelen derviş, Mevlana’yı kitap bilgeliğinden aşk ateşine çekiyor. Mevlana da Şems’te kendini, daha doğrusu kendini aşanı buluyor. Tasavvufi yaklaşımla bakınca, Şems-Mevlana ilişkisi aşık-maşuk metaforunun en güzel örneklerinden biri. Şems, Mevlana’ya der ki: “Senin olanı sana getirdim.” Bu cümle, romanın kilit anlarından. Hakikat, dışarıdan gelmez; zaten içtedir, ama bir ayna gerekir ki görülsün. Şems o ayna oluyor. Mevlana’nın ilmi, Şems’in ateşiyle yanıp, Mesnevi’nin o coşkulu ney sesine dönüşüyor. Şems’in kaba dervişliği, Mevlana’nın zarif ilmiyle buluşunca, ikisi de birbirinde eriyor. Kıskançlıklar, ayrılık acıları, hatta Şems’in kayboluşu... Bunlar hep yolda sınav. Roman cesurca giriyor bu konulara: Mevlana’nın oğlunu affetmesi, baba acısı, pişmanlık... Ama tasavvufi damarda bunlar kahır ve lütufun iki yüzü gibi. Her ayrılık, daha derin bir kavuşmaya kapı aralıyor. Karen’in yolculuğu da bu damarda anlam kazanıyor. Batılı, akılcı bir kadın, Konya’da babasının mirasıyla, sufiliğin kokusuyla karşılaşınca kendi ben'ini sorguluyor. Yüzük motifi güzel: “Senin olanı kimseye verme.” Bu, tasavvufta sırrın korunması gibi, herkesin erişemeyeceği o iç hakikat. Romanın tasavvufi kısımları
1000Kitap
Bab-ı EsrarAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201842,7bin okunma
- Umut ile Hüsran Arasında - Aşkın Diyalektiği
9/10
·264 syf.·
2026 34. kitabı
“Bir nevi kimya ki âlimi yoktur; Tecrübe ettikçe biriken cahilliktir aşk.” ---------------------------------------- Modern zamanın içi en fazla boşaltılan, ucuz heveslerle servis edilmiş, çokça istismar edilip hırpalanmış kavramıdır aşk.. Yüzyıllardır tarif edilemez oluşuyla, hakkında en fazla tartışılan hayatın en karmaşık sırrı.. Hal böyleyken Rasim Özdenören, aşk kavramını sadece iki kişi arasındaki duygusal yakınlık olarak değil, varoluşsal ve ontolojik bir açıdan ve oldukça geniş bir perspektiften ele alıyor. Yaradılış hikayesine uzanan, evrenin özünü oluşturan bu kavramı, insanın evrenle özdeşleştiği düşünceden yola çıkarak onun bir nevi mayasını oluşturduğu fikrine gidiyor. Özünde, derinliklerinde manasını unutmuş olan insan, dünyaya ayak bastığı ilk andan itibaren yitirdiklerini hatırlayarak, “öğrendikleriyle yeni karşılaştığı olayları kıyaslayabiliyor; bildiklerinden bilmediklerini çıkarabiliyor.” (s.17) Böylece her defasında kendini aşması gerektiğinin bilincine varıyor. Kendini aşma yolunda ilerlerken ulaşacağı nokta yaşadığı aşk nispetinde şekilleniyor. Bu giriş niteliğindeki kısımlarda oldukça kapalı, metaforik anlatım mevcut; fakat böylesine karmaşık ve sır dolu bir kavramın dünyasına girme açısından okuru hazırlayan da bir etki oluşturuyor. Çok geniş bir açıdan ele aldığından tek tek bahsetmem imkansız. Fakat genel olarak bahsetmek gerekirse yazar beşerden başlayan ilahi boyuta uzanan bir düzlemde aşkı karşılaştırarak, daha ziyade bu ikisi arasında köprü kurarak insanın aşkı tecrübe etmesiyle kendi manası ve yaşamla tanışması arasında bir bağlantı kuruyor. İlahi boyut dini açıdan ziyade ruhsal derinliğe götüren felsefi bir açıdan sunuluyor. Aşkın beşerde yaşanması, kişinin özüyle temasını sağladığından, özünde de insanın en nihayetinde aşkı
Edebiyat
Aşkın DiyalektiğiRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 2022873 okunma
Reklam
Reklam