Aşkın sırrı cehennemden korkmamak ve cenneti arzulamamaktır. Aşkın sırrı su yerinde susuzluğu aramaktır. Aşkın sırrı Allah’tan Allah’a yakınlığı satın almaktır. Aşkın sırrı Rabb’imizin bize duyduğu sevgiden dolayı var olduğumuzu bilmektir.
Aşkın sırrı hem âşık hem mâşuk olmaktır. 
Hem aşk anlatılacak şey midir? Aşk anlatılmaz, anlatılabiliyorsa aşk olmaz. Hem aşk iki kişilik dahi değildir. Sevdiğini sevdiğine söylemek zor şeydir. Maşuk dahi aşığa aşk etmek zorunda değildir ki . Aşk iki kişilik bile değil, tek kişiliktir.
Suçluluk duygusu öyle yoğundu ki altında kalmış gibiydim. Burada olmamalıydı. Ben onu sevmemeliydim. Onu bu ateşe atmamalıydım. Çıkışı göremiyordum. Genzim çaresizlik ve dolu duygularla sızlarken, kısa bir an için alnımı sırtına yaslayıp soluklandım.
Gücümü toplamaya çalıştım. Kokusuna yaslandım. Deniz... Gül ve bülbülüz sanırdım. Oysa kuş ve balıktık. Nerede yaşayacaktık sevdamızı? Hava? Deniz? Balık sudan çıksa ölecek, kuş suya dalsa ölecek. Bülbül ve gül bile bundan daha imkânlıydı. Ben senin için ölürüm, dese ne çıkardı?
Aşık, ölüme sevdalı... Maşuk ise ölümün ta kendisiydi.