6/10
·112 syf.··
2026 46. kitabı
Kitabın konusu çok çekici. Geçen yüzyılda Fransa'nın Cezayir'i işgal ederek sömürgeleştirme çabaları, hem Fransız askerleri gözünden hem de Cezayir'e çeşitli gerçek dışı vaatlerle ülkeyi kolonileştirmek için yolladıkları Fransa vatandaşlarının gözünden anlatılıyor. Ancak yazarın kendine özgü noktalama işaretlerini pek kullanmadığı anlatımı okurken beni rahatsız etti.
Toprağa ve Güneşe SaldırmakMathieu Belezi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026118 okunma
rachel <3
10/10
·263 syf.··
2021 6. kitabı
her kadının kendınden bir şeyler bulabıleceğını, içinden bir yere dokunacagını ve okuduukları ıle empatı yapabılıecegını dusunuyorum. rachelın kendı yolunu bulmasını, kendısını kesfetmesını okumak cok guzeldı. basılara boyun eğmeyıp cesur kararlar almasını cok sevdum keske daha uzun olsaydı :(
Benim Biricik HayatımJennifer Mathieu · Yabancı Yayınları · 2020210 okunma
Reklam
Puan vermedi·112 syf.··
2026 8. kitabı
Zarif bir anlatıma sahip, iyi ki okudum denecek kitaplardan, yine de alabildiğine kederli bir hikaye... Koloniciligin, isgalciliğin zulüm uygularken bir sınırı yok. Ve evet medeniyet taşıma yalanı yine var. Hem Fransız devletinin kolonicilik için kullandığı zavallı insanların zalimlikleri ve o zavallilarin hikayesi hem zulüm gorenlerin caresizligi anlatılmış, anlatıcı bir kolonici kadın olduğundan kitapla araya ister istemez bir mesafe giriyor ki kitap ilerledikce kadının elinde pek birşey kalmıyor. Zavallı ve çaresiz bir insan ölüyor kolonici... Cezayirlilerin somirgelwstirilme sürecinde neler yaşadığını anlatması bakımından ise son derece kıymetli bir kitap okuyalım okutalım...
Toprağa ve Güneşe SaldırmakMathieu Belezi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026118 okunma
8/10
·104 syf.··
2026 54. kitabı
Yazarın iki engelli çocuğa sahip olmanın deneyimlerini anlattığı kitap, 2008 Prix Femina ödülünün de sahibi . Yazar, bu kitabında düşüncelerini tüm çıplaklığıyla dile getirmiş. Oğulları Mathieu ve Thomas'ın diğer çocuklar gibi olmayışını bazen yaratıcıya sistem ederek ironik bir dille anlatmış. Jean Louis için yazmak içindeki zehri akıtmanın bir yöntemi sanki. Kaleminden akan salt acı ve böyle çocuklara sahip olmanın zorlukları değil elbette. Onlara duyduğu sevgi de akıyor bu kalemden. Çocukları yazdıklarını hiçbir zaman okuyamayacak olsalar bile... Yazardan yine içe dokunan bir anlatıydı. Kısa ama etkileyici, uzun süre hafızalarda yer edecek, düşündürücü bir kitaptı Elinize almanızla bitirmeniz bir olacak. Yazarın geçen yıl okuduğum DulDul kitabını da bu kitabını da tavsiye ederim. Kitaplı günler
Nereye Gidiyoruz Baba?Jean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20255,1bin okunma
Siz Masum Değilsiniz!
8/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 19:35
Fırından taze çıkan ekmek gibi kitabı bitirir bitirmez hemen yorumumu ekliyorum. Bazı kitapları bitirdiğinizde hikâyeden çok hissettirdikleri kalıyor ya aklınızda Toprağa ve Güneşe Saldırmak benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Kitabı okurken kendimi sık sık öfke, hüzün ve çaresizlik arasında gidip gelirken buldum. Cezayir’in sömürgeleştirilme sürecini ve yapılan katliamları (Dahra katliamı gibi) anlatıyor ama bunu tarih kitabı gibi yapmıyor. Daha çok insanların yaşadıklarına, kaybettiklerine ve iç dünyalarına odaklanıyor. Bunu sömürge ülkesinden tarım kolonisinde çalışmaları için getirilen yoksul vatandaşlarının gözünden anlatıyor. Bu yüzden anlatılanlar çok daha gerçek ve sarsıcı geliyor. Bir diğer anlatıcı ise saldırgan sömürge askerleri. Bu kısımlar insanın midesini bulandırıyor. Yaşattıkları o vahşetten zevk almaları beni aşırı rahatsız etti. Motivasyonlarının “medeniyet getirme” olması ise sinirlerimi bozdu açıkçası. Yazarın dili yer yer yorucuydu bunu belirtmeliyim, hatta bazı bölümlerde bilerek rahatsız ettiğinide düşündüm. Ama kitabın anlatmak istediği şey de zaten biraz buydu sanırım. Noktalama işaretinden yoksun metin duyguları olduğu gibi geçirdi bana. Okurken kendimi rahat hissedemedim ve bunun kitabın en güçlü yanlarından biri olduğunu düşünüyorum. Yazarın fransız olup kendi ülkesinin yaptığı soykırımı bu denli gerçekçi anlatması takdir edilesi bir davranış bence. Kitap kolay okunan, akıp giden bir roman değil. Fakat son sayfayı kapattığınızda size bir şeyler bırakıyor orası kesin. Özellikle sömürgecilik, savaş ve insan doğası üzerine düşünmeyi seven okurların seveceğini düşünüyorum. Benim için etkileyici ve uzun süre unutamayacağım bir okuma oldu.
1000Kitap
Toprağa ve Güneşe SaldırmakMathieu Belezi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026118 okunma
8/10
·112 syf.··
2026 77. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 13:06
Bir Berberî halk masalından beslenen, pek sevdiğim A Vava Inouva şarkısını bu sıralar durmadan dinleyip ardından Mathieu Belezi’nin Toprağa ve Güneşe Saldırmak romanıyla karşılaşmam tesadüf olamaz değil mi? İkisi de aynı coğrafyanın iki ayrı yankısı : biri gece çökerken çocuklarını korkudan uzak tutmaya çalışan bir halk hafızası, diğeri ise o hafızanın üzerine çullanmış sömürgeci deliliğin kum fırtınası… Roman boyunca insan, kendisini “karanlık kıtayı aydınlatmaya” geldiğine inanan bir yağma medeniyetinin içinde dolaşıyor fakat bu medeniyet dedikleri şeyin altında; süngü dişli vaazlar, kül yutan köyler, dumanla boğulan mağaralar, ganimet iştahlı nutuklar, akbabaların gölgesinde dolaşan kahramanlık pozları ve yer ile göğün tapusunu cebine koyduğunu sanan sömürgeci bir kibir yatıyor. Belezi’nin bence en sarsıcı tarafı “barbarlığın ‘medeniyet taşıdığını’ iddia edenlerde” nasıl mayalandığını göstermesi. Ki roman ilerledikçe Fransız koloniciler; güneş çürümesi yaşayan bedenlere, sıtmadan titreyen fetih artıklarına, kendi propagandasının altında ezilen enkaz insanlara dönüşüyor. Başta “öncü” diye anlatılanlar, sonunda mezar taşı taşıyan yorgun gölgelere benziyor ve roman bunu büyük tarih anlatılarıyla değil; ter kokusu, sinek uğultusu, yanmış buğday tarlaları, kurşun sessizlikleri, leş sıcağı, susuzluk hezeyanları ve korkudan çatlayan aile bakışlarıyla kuruyor. Bu yüzden metin yalnızca sömürgeciliği anlatmıyor daha iyisini yapıp sömürgeciliğin gündelikleşmiş psikolojisini deşiyor. Bir yerde artık şunu anlıyorsunuz “barış götürmek” dedikleri şey çoğu zaman organize bir yağma ahlakı…E haliyle giriş epigrafı daha da anlamlı hale geliyor : “Hızla çoğalan ve aşırı heyecanlı bir medeniyet denizlerin sessizliğini sonsuza dek bozuyor.”Claude Levi-Strauss Roman bittikten
Toprağa ve Güneşe SaldırmakMathieu Belezi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026118 okunma
Reklam
Reklam