Herkesin adil bir şekilde temsil edildiği, hiç kimsenin horlanmadığı, dışlanmadığı, aşağılanmadığı bir siyasal düzen kurmak zorundayız. Siyahıyla beyazıyla, zenginiyle fakiriyle, Müslümanıyla Hristiyanıyla, doğulusuyla batılısıyla herkesin ama herkesin masada bir yerinin olması gerektiğine inanıyoruz.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Birkaç kötü örnekten yola çıkarak. bütün bir kitleyi, bütün bir inanç grubunu, bir dinin ve medeniyetin bütün mensuplarını yargılamak, yaftalamak, karanlıkta fil tarifi kadar yanlıştır, yanıltıcıdır.
Daha fazla ürün elde etmek için yapılan bilinçsiz tarımın ve sağlıksız gübrelemenin, doğayı tahrip ettiğini, toprakları çoraklaştırdığını, arazileri bozduğunu, harika manzaraları yok ettiğini ve buna bağlı olarak hayatımızı tehdit ettiğini anlamamıza neredeyse fırsat vermiyor
Büyük aile, bir ya da en çok iki çocuklu çekirdek aile haline dönüştü. Köy mahalle ve komşuluk ilişkisi zayıfladı. Toplumsal dayanışma zedelendi. Bölgesel dayanışmalar neredeyse yok olmaya yaklaştı. Birlik ve beraberlik ruhu görülmemiş biçimde cılızlaştı