Başaracağım, sevgili dostum, sana söz veriyorum, kendimi düzelteceğim, her zaman yaptığım gibi yazgımızın karşımıza çıkardığı ufak tefek sıkıntıları artık tekrarlayıp durmayacağım; içinde bulunduğum anın tadını çıkaracağım, geçmiş benim için geçmişte kalacak. Acının insanlarla paylaşıldığı takdirde azalacağı konusunda kuşkusuz haklısın, değerli dostum, keşke insanlar -niçin böyle olduklarını ancak
Tanrı bilir!- geçip giden şimdiyi yaşamak yerine, geçmişte kalan bir sıkıntının hatıralarını anımsamak için hayal gücünü bu kadar zorlamasalar.

Herkes ne diyecek? Fakat bu ana kadar herkesten ne gördüm ki... Bana en yakınlar dahil olmak üzere, bu herkes dedikleri şey beni üzmekten, hayatımı manasız bir hale sokmaktan başka ne yaptı?
Insan milyonlarca ve milyonlarca yıldız içinde sadece bir tane olan bir çiçeği sevse, onun varlığı, sevgisi yıldızları gördüğü zaman mutlu olması için yeter. 'Benim çiçeğim' der, 'İşte orada bir yerde...' Fakat ansızın bir koyun gelip de onu yese, tüm yıldızlar onun için sönmüştür artık. Ve bunun bir önemi yok yani!