Mahmud-ı Kâşgarî, Divânü Lugat’ın Türk maddesinde, Türkleri özetle tarif ediyor. Diyor ki, Türk’te kibir ve övünme yoktur. Türk, büyük kahramanlıklar ve fedakarlıklar yaptığı zaman, bir fevkaladelik yaptığından habersiz gibi görünür.
Osmanlı Edebiyatı demek doğru değildir. Nasıl ki lisanımıza Osmanlı lisanı ve milletimize Osmanlı milleti demek de yanlıştır. Çünkü Osmanlı tabiri yalnız devletimizin adıdır. Milletimizin ünvânı ise yalnız Türk’tür. Bundan dolayı, lisanımız da Türk lisanıdır, edebiyatımız da Türk edebiyatıdır.
Beraberlik ölü ise, ayrılmak, çürüyen iki parçanın birbirinden zahmetsizce kopması demektir. Çürümek acı vermez, ölü olan çürür.
Çürüdüğünü anlatmak kolay değil, ölü olduğunu ikrar etmek ise çok zor.