📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Günaydın, hayırlı cumalar.
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
1853 yılı Kırım Savaşı zamanında, Zekiye ve İslam Bey birkaç kere birbirlerini görmüş, aşık olmuşlardı. İslam Bey’in ‘vatan aşkı’ ağır basıp, cepheye gitmeye karar vermesi Zekiye’yi yıkmıştı. Aşkından biçare dolaşırken aklına İslam Bey’in askerlere söylediği sözleri gelmiş; 'Beni seven peşimden gelir!' Zekiye de bu sözlere istinaden İslam Bey’in ardı sıra erkek kılığına girerek Silistre savunmasına katılır.
Vatan aşkı ağır basan İslam Bey şehit olmak için gönüllüyken, peşi sıra arkasından gelen Zekiye’yi fark edecek midir?
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
İlk kez 1872 yılında yayınlanan eserin 1873 yılında da ilk temsili gerçeklemiştir. Sergilenen ilk tiyatro olan Vatan Yahut Silistre’de Namık Kemal, vatan sevgisini türlü duygularla çarpıştırarak, hepsinden üstün çıkarmış ve halka, vatan fikrini, sevgisini aşılamak istemiştir.
Kesinlikle de istediğini bu eserle elde etmiştir bence. Okurken çok etkilendim. Özellikle de İslam Bey’in sözleriyle ‘vatan sevgisinin’ ne yüce bir sevgi olduğunu, bu kötü günlerde daha iyi hatırlamama vesile oldu. Kitabın sayfa sayısı az olsa da anlatmak isteneni, verdiği duyguyu, bende bıraktığı hislerini çok sevdim. Kesinlikle okunması gereken bir eser.
İnsan vatanının ayaklar altında çiğnendiğini görürse yaşamaz.
Ölüm askerin son rütbesidir.
Aklında olsun, gönlümde ki sevginle vatan sevgisini yarıştırmaya kalkışma!
Üzerinde kırk milyon can var. Uğrunda isteyerek can verecek kırk kişiye sahip değil.
Allah büyüktür. Vatan kutsaldır.
Vatan Yahut SilistreNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,6bin okunma
Selamlar herkese. Bugün, Wulf Dorn’ın yazmış olduğu Psikiyatrist kitabının yorumuyla sizlerleyim.
Psikiyatrist Dr. Ellen Roth, kendisi gibi psikiyatrist olan sevgilisi Chris izne çıkınca, onun hastalarına da bakmaya başlamıştı. İlk olarak Chris’in ÖİV dediği ‘Özellikle İlginç Vaka’ olan hastasını ziyaret etmişti: Kadın, şiddet mağduruydu! Her yanı yara bere içinde olan kadın, Kara Adam’ın bunları yaptığını, ‘O’nun tarafından izlenildiğini iddia etmiş ve ertesi gün, kadın ortadan kaybolmuştu! Ellen her yerde onu aramış, kendisi dışında hastayı kimsenin bilmemesi ise onu şaşırtmıştı. Kadının izini bulmaya çalışırken aldığı bir telefon, Ellen’i de bu işine davet ediyordu.
Ya adamın dediği gibi O’nun istediği oyunu oynayacak ya da hastasının ölmesine göz yumacaktı.
Kimdi bu kimliği belirsiz kadın? Ve adam ikisinden ne istiyordu?
Kitabın beni çok çektiğini söyleyemeyeceğim. Kitap gerilim olsa da beni gerecek bir şeyler olmadı. Belki de bu tarz kitap çok okuduğumdandır. Özellikle ilk başlarda oldukça sıkıcıydı. Sayfalar ilerledikçe Ellen gibi herkesten şüphe ettim. Kitabın ortalarına doğru olayı tahmin etmiş olsam da sadece ‘nedenini ya da nedenlerini’ düşündüm. Ve o oraları okumak beni çok gerdi. Yazarın, OyunBaz kitabını çok sevmiştim ama bu kitapta aradığımı maalesef bulamadım. Yine de Şizofren’i okuyacağım, OyunBaz’dan önce onu okumam gerekiyormuş.