Kitap kısaydı ve kalıcı değil okuduktan sonra insanı pek etkilemiyor, bir kitapta benim için önemli olan o kitap bittiğinde bana ne kattığıdır. Bu kitap bana bir şey katmadı.
Kitabı yıllar önce okumuştum güzel bir kitap beğendim. Tarihi konulara yer vermesi güzel, Osmanlı devletinin başarılı bir padişahını konu aldığı için dikkatimi çekmişti.
Akıcı ve güzel bir kitap Turkiyede ve dünyada ki önemli konulara değiniyor, bazı görevlilerin görevlerini yapmak uğruna ailesinden uzak kaldığını ve bu uğurda Can verdiğini konu alıyor.
Edebiyat tarihimizin dönüm noktası olarak kabul edilen Araba Sevdası romanı, bin sekiz yüzlerde İstanbul’un sosyete ve sefahat yaşamını konu alan bir romandır. Yazar Recaizade Mahmut Ekrem, Tanzimat edebiyatının sona erdiği, buna karşılık Servet-i Finun edebiyatının ağır bastığı dönemin ünlü edebiyatçılarındandır. Aslında Araba Sevdası bu geçişte önemli bir yere sahip, zira bu roman edebiyatımızın ilk realist romanıdır.
Dönemin siyasi kargaşası bir yana, Osmanlı’nın yeni yeni batıya açılma çabalarıyla, İstanbul’un aristokrat çevrelerinin nasıl bir anda Fransızca meraklısı olduğu komik ve alaycı bir dille ifade ediliyor. Mahmut Ekrem’in bu anlamda mizahi kişiliği ön plana çıkar. Romanın esas vurgusu ise dönemin ehli- keyfine yapılan eleştirilerdir.
Bihruz Bey, babasının işi icabı memleketin birçok yerini dolaşmış ve bu nedenle tahsilini pek yapamamış bir gençtir. Babasının varlığıyla yaşayan, bir evin biricik evladıdır. Ehemmiyet verdiği yegane şeyler; markalı giyinmek, Fransızca dersi almak, aldığı bu derslerle öğrendiği Fransızca’yı alakalı alakasız her yerde kullanmak, ve bir de belki en mühimi ve romana ismini veren kısmı, pahalı arabasıyla dolaşmaktır. (Şüphesiz araba sözcüğü ile , günün önemli ulaşım araçlarından biri olan, atlı araba anlaşılmalıdır.) Babasının vefatından sonra büyük bir servetin üzerine konar, bu pahalı ve özentili yaşamıyla tam bir mirasyedidir.
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İletişim Yayıncılık · 201430,9bin okunma
Gün olur asra bedel, Cengiz Aytmatov tarafından yazılmış bir romandır. 1980 senesinde kaleme alınmış olan roman Sovyetler Birliği dönemindeki sosyal ve kültürel sorunlara bir özeleştiri olarak yazılmıştır. Geçmişi efsanesi ve geleceğin bilim kurgusunu harmanlayarak yazılmış